Ülkü Ocakları Her Neferi ile Nefes oluyor…

16.08.2021 10:00

AFET anında birileri ellerini ovuştururken birileri afet bölgesine koşup ellerini taşın altına koydu. Kimi Atatürk maskesi altında, kimi milliyetçiliğin gölgesine girmeye çalışarak, kimi zaten tescilli hain olduğu için felaketin siyasetini türkü gibi tutturdular. Onlar akbaba gibi üşüşürken memleketin acısının üstüne; birileri, kartal gibi kanat gerdi memlekete… Onlar acılara tuz basmak için mikrofonlara koşarken birileri acılara merhem olabilme gayretine düştü… Kim bu birileri..?

Hani diyor ya Mustafa Yıldızdoğan, “Önce vatan millet sonra ana ve yar, bu yolda savrulan birileri var …”

Bu toprakları vatan eyleyen şehitlere vefa ile “Vatan, Bayrak, Millet” diyen ve bu kutsalları siyasetinin, benliğinin, nefsinin önüne koyan birileri… Bu memleket semasına karabulutlar çöktü mü, nefsinden tül tül ayrılıp tüm varlığıyla koşan birileri…

***Ülkücüler…

Yine onlar koştu, ama mikrofonlara değil… Ciğeri yanan memlekete bir damla su olmaya koştu, canı yanan vatandaşa merhem olmaya koştu, yitirilenleri telafi etmeye koştu. Afet anında milleti kışkırtıp devlet algısını yıkmaya çalışarak umutsuzluk aşılamadı. Milletin yanında oldu, devletin varlığını perçinledi yani güven oldu, küllerden umutları yeşertti. Ne yaptı dersek, sadece yapması gerekeni yaptı. İnsanlar menfaat adına o kadar insanlıktan çıktı ki, yapılması gerekenlerden çok uzakta kaldılar. Yapılması gereken tek şeyin siyaset, muhalefet, kışkırtma … olduğunu düşünüyorlar. İşte onlar bu çirkin düşünceleriyle tükürcükler saçarak yangına ateşle koşarken Ülkücüler yaraları sardı…

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin ilk açıklaması sadece millet içindi. Hemen bir yardım kampanyası başlattı ve kampanya Ülkü Ocakları’nın koordinasyonu ile başarı ile yürütüldü. Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım, afet bölgesine intikal etti. Ülkü Ocakları il ve ilçe teşkilat mensupları anında yangın bölgesine koştu ve zorlaştırmadan kolaylaştırarak ilgili görevlilere, itfaiye erlerine, askerlerimize ve polislerimize destek oldu, yardım etti. “5 keçi 5 koyun 2 düve Yardım Kampanyası” kapsamında afetzedelere 2030 baş hayvan teslimi gerçekleştirildi ve Ankara Valiliğinin izni ile açılan hesapta 1.395.910,08 TL toplandı.

12 Ağustos 2021 tarih ve 4372 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yardımların tüm sorumluluğunun Afet ve Acil Durum Yönetim Durumu Başkanlığına verilmesi ardından yardım kampanyası sonlandırılarak Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından Afet ve Acil Durum Yönetim Durumu Başkanlığına devredildi. Bu millet başsız değil, asırları deviren, tarihe şan ile yazılan devletimiz var ve Milliyetçi Hareketin Lideri Devlet Bahçeli bu varlığı perçinleyen bir tavır sergiledi.

Tüm bunlardan ziyade zaten Ülkü Ocakları yıllardır il ve ilçe teşkilatları ile ağaçlandırma çalışması yapıyor. Gençlerin zihinlerini yeşerttikleri gibi vatan topraklarını da yeşertiyor. Yani köklerimizi sularken dallarımızı güçlendiriyor, yapraklarımızı geleceğe uzatıyor… *Her neferiyle nefes oluyor…*

Ama maalesef karabulutlar memleketi kaplamış… Bir yanda ciğerimizin yangını semada karabulutlar oluştururken diğer yanda sel getiren karabulutlar gözüktü… Bir yanda yangınlarla boğuşurken diğer yanı sel götürdü… Elbette bu felaketle birlikte de birileri ellerini ovuştururken Ülkücüler elini taşın altına koydu… Ülkü Ocakları il ve ilçe teşkilatları ile afet bölgelerine intikal etti. Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım yaptığı açıklamasında, yaşanan sel felaketi üzerine bölgede oluşan mağduriyetleri ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidermek için yürütülen müdahale çalışmalarına desteklerini aralıksız sürdürdüklerini belirtti. “Ülkücüler, milletimizin dara düştüğü her yerde canla başla mücadele ediyor.” Sözleriyle de Ülkücülerin bu vatanın bağrından yükselen 57. Alay olduğunu bir kez daha hafızalara kazıdı…

Milliyetçi Hareketin Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin de dediği gibi “Unutmayınız! Tüm ağaçlarımızı yaksalar da fidan dikecek toprağımız vardır, topraklarımız susuz kalsa da hamd olsun sulayacak kanımız vardır.” 

…Su akar yolunu bulur, akan suya kapılmamak için köklerimize tutunup bir olmalıyız. Acımıza tuz basan ayrık otlarına karşı yaraya merhem olanlarla sarmaşık gibi sarmalıyız memleketi…