Ülküdaş maskeli CHP yoldaşlıklarınızı yaz!

05.09.2020 10:00

          Madem yazında “Yıldıray Kardeşime…” diyerek tekrar sıcak iletişim başlattın, o halde merhaba Suat abi…

Yine ben…

Çok sinirli gördüm seni, sakin ol, sinirlerine hâkim ol…

          Aramızda zaten açık olan mesafeyi Ömer Zengin kardeşimiz daha çok açıyor… Batsın böyle kardeşlik değil mi?

Gerçi sen ona “arkadaş” diyerek mesafeni koymuşsun.

İyi de yapmışsın Suat abi…

          Maşallah adam her ikimizi de iyi gazlıyor. İroni, yönlendirme, kaynak bilgi aktarımı, yazı yazmamız için karşılıklı tahrik, taciz ne ararsan hepsi var bu adamda…

Ben bundan sonra dikkat edeceğim, sen de bu adama dikkat et Suat abi…

          Bak yine özelden, genelden mesaj atmış yazı yazmam için tahrik ediyor beni. Muhakkak seni de “Yıldıray Çiçek yazarsa cevap ver” diye tahrik ediyordur.

Son kez tahriklere yenik düşüyor ve onun da kalbini kırmamak için yazıyorum…

Sonunda “Yıldıray Kardeşime…” dediğine mutlu oldum elbette…

          Suat abi köşe yazarlığı yaptığın sayfaya gönderdiğin yazıya başkası tarafından eklenen hakaret ifadelerini hatırlattığım için “Öncelikle imzam olan bütün yazılar bana aittir. Sözünü ettiğin yazıda eklenen sadece iki cümle idi ve yarım saat sonra haberim olunca söz konusu cümleler çıkartıldı. Yani tekzip edecek bir durum yoktu. Arkadaş sana bilgiyi eksik aktarmış demek ki. Ayrıca benim alçak editörlerim yoktur. Bunu bil!” demişsin…

          Senin haberin olmadan yazının içine hakaret cümlesi ekleniyorsa elbette tekzip edeceksin, özür dileyeceksin ve “şu alçak editör, haberim olmadan yazımın içine Devlet Bey’e hakaret cümleleri eklemiş” diye onu deşifre edeceksin.

Bunu yapmazsan hayali bir editör bulmuş, suçu da ona atmış olursun.

Biz hayali editörlerine “alçak” diyoruz o halde…

Bunu da sen bil Suat abi…

          Şimdi bu yazının içine seninle ilgili hakaret ve aşağılayıcı cümleler eklense, biz de bunun için “Editörümüz ekledi, yarım saat sonra o hakaretleri çıkardık” dersek herhalde bize “üçkâğıtçı adam” gözüyle bakarlar değil mi?

Suat abi bana “Sorduğun abuk sabuk sorulara gelince: Tek kelimeyle komiksin” demişsin…

Sakin ol şampiyon…

Aç oradan bir Sertap Erener şarkısı…

          “Hişt hişt, sakin ol, sinirlerine hâkim ol Hişt hişt, sakin ol, sinirlerine hâkim ol” sözlerini dinleyerek sakinleş…

Ben komiksem, senin çok büyük bir komedi üstadı olman kabul edilmeli.

          Sen ve etrafındaki tüm arkadaşlarınız İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de ve diğer illerde CHP’ye oy verdiniz mi? Verdiniz…

          Siz CHP’ye oy vererek, CHP’nin başarısı için çalışarak “sarayın karşısında, davanın yanında” durduğunuzu söyleyen komedi üstatlarısınız…

          MHP-AKP arasında kurulan Cumhur İttifakı adayını desteklemiyor da, CHP-HDP-İP ittifakının adaylarını destekliyorsanız duygu ve düşünce olarak zaten yerinizi bulmuşsunuz demektir.

          MHP, AKP ile “Cumhur İttifakı kurdu” diye nefret saçıyorsunuz da, CHP-HDP-İP ittifakı karşısında niçin hiç memnuniyetsizlik yansıtmıyorsunuz?

Niye bir tane eleştiri cümleniz olmadı?

          Ben, Cumhur İttifakı’nı sonuna kadar destekleyen yazarım ama Cumhur İttifakı kurulduğu günden bu yana AKP’nin birçok politikasını da eleştirdim. Bunlar gizli saklı değil, beslendiğiniz gazetelerde, haber sitelerinde defalarca haber oldu.

          Senin CHP-HDP-İP ittifakına dair ve bu partilerin birçok ortak noktada buluşmasına dair eleştiri yazıların nerede Suat Başaran?

          “İstanbul’da İmamoğlu’na sıcak bakmamın nedeni partisi değil, kişiliğidir... Onu milliyetçi bir babanın, İslâm imanına sahip, mukaddes değerlerine saygılı, sosyal demokrat oğlu olarak görüyorum... Yanılmış olabilirim...” dediğin yazıda zaten “Bir tarafta şehre ihanet ettiklerini birinci elden itiraf eden bir zihniyet, diğer tarafta aşina olduğum bir çevreden gelen ve hakkı elinden alınmış yeni bir yüz... Tabii ki, ikinciyi tercih ederim…” diyen de sensin…

          Yine o yazıda HDP’yi kastederek “Malûm partinin desteğine gelince… Söz konusu partinin kimi destekleyeceği şu an meçhul... Ne ben ne de Cumhur’a yatkın arkadaşlarım bu konuda yapılması muhtemel pazarlıklardan habersiziz... Yarınlarda hep beraber öğreniriz belki...” diye aklınca HDP’nin CHP yoldaşlığını ve desteğini sulandırmaya çalışmıştın…

          HDP-Kandil-terörist Demirtaş defalarca CHP’nin adaylarını destekleyeceğini ifade etti. Bu duruma bir tepkin ve eleştirin oldu mu Sayın Başaran?

          Hatta o yazında “CHP’li adaya oy vermek, ülkeyi bölmez ” diye oy verecekleri de etkilemeye çalışmıştın…

          Seçimlerden sonra “CHP’nin bu başarısı HDP ve Demirtaş’ın sayesinde oldu” diyen CHP’li yöneticilere, CHP’li belediye başkanlarına göstermiş olduğun bir tepki var mı Suat Başaran?

“Mansur Bey’e oy vermek beni CHP’li mi yapar; hiç mi vicdanınız kalmadı?” diyorsun…

          Belki CHP’li yapmaz ama CHP-HDP-İP ittifakını desteklediğinizi ve başarısı için çırpındığınızı gösterir…

          Terör örgütlerinin yuvası ve avukatı haline gelmiş CHP’ye şu yahut bu şekilde başarı kazandırdıysanız vebal sahibisinizdir.

Ah Suat abi ah…

Kendini nasıl da ele veriyorsun…

          Diyorsun ki; “Meral Akşener ülkücü mü diye sordun ama Mansur Bey’i eklemedin. Demek ki doğru adaya oy vermişim.”

          İstersen senin bu cümlene cevabı Mansur Yavaş’ın CHP’ye geçip ilk Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olduğunda söylediği “Bugün, 40 yıllık geçmişimi geride bırakarak, CHP adayı olmamla, geride kalan bütün tartışmalar bitecektir. Biz, geçmişe göre siyaset yapmayacağız” cümlesiyle verelim…

Neymiş Suat Başaran!?

Mansur Yavaş, 40 yıllık geçmişini geride bırakmış…

          Ben onu Ülkücülük konusunda hiç dikkate almadığım ve yıllar önce Ülkücülük defterini kapattığı için adını zikretmemiştim. O ki, Başbuğ Türkeş’in bile Ülkücülüğünü beğenmeyip BBP’ye geçen megaloman değil miydi?

          Suat Başaran, zaten sen Mansur Yavaş 2013 yılında MHP’den istifa edip CHP’li olduğunda onun için “Ondan klâsik ülkücülük noktasında ve MHP odaklı bir beklentisi olan varsa bunları yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir...” dememiş miydin?

          “40 yıllık geçmişimi geride bıraktım” diyen Mansur Yavaş’a şimdi başka anlamlar yükleyerek komedi üstadı olma be Suat abi…

Mansur Yavaş’ın dediği de, senin yazdığın da ortada…

          Her şeyi bırak, Mansur Yavaş terör örgütlerinin yuvası haline gelmiş CHP’de tekrar Ülkücü olmaya, geride bıraktığı ve sildiği 40 yıllık geçmişini tekrar hatırlamaya mı karar verdi?

          Ben, senin İstanbul’a gidip Trabzonlu hemşehrin yoldaş Ekrem İmamoğlu’na oy verdiğini sanıyordum, meğerse CHP’li yoldaş Mansur Yavaş’a oy vermişsin… Ekrem İmamoğlu ile dostluk hukukunu da koruduğunu duydum. Aman hukukunu bozma…

Suat abi bana “Yaşasın Fitne” kitabının hayat hikâyesini anlatma…

          “Kitaptaki yazılar, 95 yılında Milliyetçi Çizgi Gazetesi’nde çıkan makalelerim” diyorsun. Hepsini biliyorum. Kitabındaki yazıları hem gazeteden, hem kitaptan teker teker okumuş birisiyim. Ben sadece kitap isminin “Yaşasın Fitne” olmasından dolayı ironi yaparak, kitabının ismini hayat tarzı haline getirme, yaşam olarak fazla içşelleştirme dedim. Kitabının içeriği hakkında zerre yorum yapmadım zaten… “Ben ne söylüyorum, tamburam ne çalıyor” hali gibisin…

          Üç yıl önce “Elbette Sayın Genel Başkanımızı gönülden seven ve yaptıklarını onaylayan birileri de, bizlerin eleştirileri karşısında tavır alacaktır... Biz nasıl eleştiriyorsak, onlar da bizleri eleştirecektir... Bu normaldir ve şahsen arzuladığım bir tutumdur...” diyen birinin bu kadar sinirlenmemesi lazım değil mi Suat Başaran?

          “Arzuladığın tutuma” karşı sinir yapma, Sertap Erener’in tavsiye ettiğim şarkısını dinlemeye devam et…

Bir de beni kimseyle karıştırma Suat abi…

          Yıllardır hayat tarzımı ve mücadelemi yansıttığım yazılarım ortadadır. Bize bazı ruh hastalarının yaptığı gibi “maaşlı personel” muamelesi ve yakıştırması yapma… Bu en nefret ettiğim meseledir. Ben mücadeleme yük olabilecek ama daha çok itibar ve maddi kazanım sağlayacak birçok sıfattan vazgeçebildiğimi ispatlamış bir Ülkücüyüm… Beni bu konuda Liderim de, Ülküdaşlarım da çok iyi tanır. Ben beynimde, yüreğimde bir hesap küfesi taşımadığım için kaderine teslim olmanın rahatlığındayım. Mücadelemin gücü ve cesareti buradan geliyor.

          Servet Avcı ve Metin Ergun gibi adamlara verdiğim cevaplarda bunu çok net anlamış olman lazımdı.

Bu işleri uzatırsak araya SSK girer, vergi levhası girer… Bu işin içinden çıkamayız…

O işlere girmeden siyaset alanında konuşalım Suat abi…

Mesela, CHP’nin tüm terör örgütlerine yakınlığına nasıl bakıyorsun?

Mesela, Ekrem İmamoğlu’nun terörist Demirtaş ve HDP sevdasına ne diyorsun?

          Mesela, terörle mücadele etmiş bir komutan için “Engin Alan gibi birisi nasıl MHP’de siyaset yapabilir?” diye mektup yazan, bunun için MHP’den istifa eden ama CHP’yi başta PKK olmak üzere diğer terör örgütlerinin yuvası haline getiren Kemal Kılıçdaroğlu, Sezgin Tanrıkulu, Canan Kaftancıoğlu, Tunç Soyer, Ekrem İmamoğlu gibilerle CHP’de siyaset yapmasına yorumun nedir?

          “Ülkücüler bir şey üretmez. İş arayan Ülkücüler HDP ile ittifaka ses çıkarmaz” diyen Meral Akşener’in CHP-HDP birlikteliğine eleştirin var mı?

          Cumhur İttifakı eleştirini yeterince okuduk, az da CHP-HDP-İP birlikteliğine nasıl baktığını okuyalım…

Biraz da bunları yaz da düşüncelerini öğrenelim Suat abi…

CHP’nin dalları, İP’in yaprakları, HDP’nin damarları üzerine bir analiz bekliyoruz senden…

Etrafına bak, bu tariflere uyan Ülküdaş maskesi kullanan çok yoldaş görürsün…

Hadi eyvallah Suat abi…