Ürdün’deki darbe girişimi Arap uzmanlar tarafından “Ürdün’ün 15 Temmuz’u” olarak yorumlandı. Ürdünlü eski büyükelçi, olayın Batı güdümlü olduğunu ve Suudi Arabistan-BAE-İsrail üçgeninde planlandığını anlattı. İsminin gizli kalmasını isteyen Ürdünlü diplomat, darbe girişiminin Batı ile birlikte İsrail, Suudi Arabistan ve BAE’nin güç mücadelesinden doğan bir sonuç olduğunu kaydetti. ABD, İsrail ve Körfez’deki müttefiklerin Kral Abdullah’a başta Filistin’le ilgili Yüzyılın Anlaşması’’ ve Ürdün’deki başbakan ataması ve Ürdün-Suriye ilişkileri ile ilgili bir dizi dayatmada bulunduğuna dikkat çeken Ürdünlü diplomat, ABD’de Joe Biden’ın gelişi ile birlikte darbe sürecinin de hızlandığını söyledi.

Ürdünlü kaynak, yaşanan olayların arka planına ilişkin Türkiye Gazetesine şunları anlattı: Kral Abdullah’ın üvey kardeşi olan Hamza bin Hüseyin’in annesi ABD’li Nur Hüseyin, dört yıl önceki ABD seçimlerinde Donald Trump'a karşı Hillary Clinton’a açıktan ve güçlü destek verdi. Önemli oranda maddi bağışta bulundu. Olayla ilgili ilk yakalanan şahıslardan Basim İbrahim bu sürecin çok önemli aktörü.

Kritik isim Dahlan’ın ortağı
İlk anda gözaltına alınan Besim İbrahim, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a yakınlığı kadar Orta Doğu’da ‘’Karanlıklar Prensi’’ olarak bilinen Muhammed Dahlan ile de sıkı bağları olan biri. Abu Dabi merkezli TAMOUH başta olmak üzere birçok ortaklıkları var. Geçtiğimiz günlerde Kral Abdullah’ın başbakan tayin etme sürecinde bu kişinin Dünya Bankası tarafından belirlenen bir isim olması istendi. Benzer istekler Kudüs-İsrail denkleminde ve Suriye-Ürdün ilişkileri bağlamında da geldi.

Baskıdan şikayet etti
Geçtiğimiz günlerde Kral Abdullah, Kark şehrinde ülkenin önde gelen aşiret liderleri ile görüştü. Kral Abdullah toplantıda “Suriye’de on yıldır devam eden savaş Ürdün’ü zor durumda bırakıyor. Özellikle de yaşadığımız ekonomik kriz sebebiyle Batı ve Körfez ülkelerinin baskısı tahammül edilemez boyutlara ulaştı” diye konuşmuştu. Kral Abdullah bu sözleri sarf ettikten yalnızca birkaç gün sonra Pentagon, Akabe Limanı’na büyük çaplı askeri sevkiyat yaptı.

Rusya faktörü
Türkiye’de 103 amiralin bildirisi ile eşzamanlı darbenin önemine vurgu yapan Ürdünlü diplomat, Kral Abdullah’ın son bir yıllık dönemde iki kez Rusya’yı ziyaret ettiğini belirterek, Ukrayna’da yaşanan gerginliğin darbe girişiminde etkin faktörler olduğunu aktardı. Ürdünlü kaynak ayrıca “Türkiye’deki muhtıra ile Ürdün’deki darbe girişiminin birbirinden bağımsız olmadığını düşünüyorum. En azından aynı merkezin tasarrufu olduğunu söyleyebilirim. Şayet darbe başarılı olsa bu durum domino etkisi yapabilir, bölge de ciddi denklem değişikliği doğurabilirdi’’ şeklinde görüş belirtti.

Üst düzeyde 6 isim tutuklandı
Kral Abdullah’ın darbeyi engellemeyi başardığını kaydeden Ürdünlü diplomat “Ancak durum hâlen kritik ve tutuklamalar devam ediyor. Aralarında üst düzeyde isimlerin de bulunduğu 16 kişi tutuklandı. Darbe sürecine dâhil olan isimler arasında önemli aşiret liderleri de var. Yeni bir güvenlik kaosu yaşayabiliriz. Bu süreç Türkiye’deki 15 Temmuz’un bir benzeri” dedi.

Bağlılık mektubu imzaladı
Bu arada Ürdün Kraliyet Divanı'ndan yapılan açıklamaya göre, Prensler Haşim bin Hüseyin, Tallal bin Muhammed, Gazi bin Muhammed ve Raşid bin Hasan, Kral 2. Abdullah'ın amcası Hasan Bin Tallal'ın evinde eski Prens Hamza bin Hüseyin ile bir araya geldi. Prens Hamza burada imzaladığı mektupta, "Kendimi Kral'ın ellerine bıraktım. Babalarımız ve dedelerimizin ahdi üzerine kalacağım" ifadelerini kullandı.

(Türkiye Gazetesi)

 

Editör: Haber Merkezi