Vekil zırhıyla efelik!

26.09.2020 10:00

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman Bey’in “Kılıçdaroğlu’nun sıfır destesinin sinek ikilisi” dediği Y-CHP’li Özel, şimdi de devletin memurlarına saldırıyor...

Yıkamadıkları Cumhur İttifakı’nın liyakatlı memurlarından birine yükleniyor…

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun’a laf ediyor aklınca…

**

Densizlerin, İstanbul’daki evinin yanındaki arsa vesilesiyle de saldırdıkları…

Prof. Dr. Altun, 44 yaşında genç bir adam…

İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunu… Mimar Sinan’da yüksek lisansını bitirdi… Medyaya yöneldi. Doktorasını İstanbul Üniversitesinde tamamladı. Utah Üniversitesinde misafir araştırmacı olarak bulundu, İstanbul Şehir Üniversitesi İletişim Fakültesi kurucu koordinatörlüğü yaptı. İstanbul Medeniyet Üniversitesi, İbni Haldun Üniversitesi ve SETA’da görev aldı

Çeşitli dergilerde önemli makaleleri yayınlandı, birçok telif esere imza attı… Dergi ve televizyon programlarında yer aldı. Modernleşme Kuramı, Milletin Zaferi: 15 Temmuz, Terörün Kökenleri ve Terörle Mücadele Stratejisi, Türkiye’de Basın Özgürlüğü: Mitler ve Gerçekler ve 15 Temmuz’da Medya kitaplarının yazarıdır…

Prof. Dr. Fahrettin Altun, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına dönüştürülünce 25 Temmuz 2018’de İletişim Başkanı olarak atandı.

Yani… Bu “memur” Altun, eczacılık mezunu “vekil zırhlı” Özel’e büyük gelir!

**

Her vakaya, Dersimli Kemal’in silahşörü olarak atılan Y-CHP’li Özel, Altun Hoca’ya mahalle ağzıyla “Pergoleci Fahrettin”, “Hadsiz Fahrettin” demekte beis görmüyor…

Sıfır destesinin sinek ikilisi” Özel, müthiş bir hazımsızlık içinde…

İletişim Başkanlığı, Propaganda Bakanlığına dönüştürülmüş de… Bu adama yeni yetkiler verilmiş de… Siyasi parti genel başkanlarına cevaplar veriyormuş da… “Seçilmişlerin üzerinde” görev yapıyormuş da…

Adam, bir türlü “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ni hazmedememiş…

“İletişim Başkanlığının, Cumhurbaşkanlığını temsil ettiğini” öğrenememiş… Cumhurbaşkanlığı kabinesinin vekillerden değil, sivillerden oluştuğunu, bunun bir Anayasa gereği olduğunu belleyememiş garibim!

Prof. Dr. Altun’un başında bulunduğu birime, “içeride ve dışarıda Türkiye’ye provokasyon ve dezenformasyona karşı strateji geliştirme yetkisi verilmesi”nden rahatsız Özgür Ağa…

Neden acaba?

**

 Oysa, görevi “kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve kurumlar arası doğru bilgi akışını sağlamak” olan İletişim Başkanlığında olan biten…

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile İletişim Başkanlığına “stratejik iletişim ve kriz yönetimine ilişkin politikaları belirlemek, bu kapsamda ulusal ve uluslararası alanda yürütülecek faaliyetlerde tüm kamu kurum ve kuruluşları arasında koordinasyonu sağlamak” görevi verilmesinden ibaretti…

Bu görevleri yerine getirmek üzere de Başkanlık bünyesinde “Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanlığı” ihdas edilmişti…

Dersimli Kemal’in “eh deyicisi” Özel, “Bu işler, pergoleci Fahrettin’e bırakılamaz” diyor! Kime bırakılır diye sorsanız, “Bu iş MGK’nın, MİT’in göreviymiş”, öyle diyor ağa!

**

Kahveci esnafına her oyuna “yeni deste önerisi” ile çözüm bulan Y-CHP’nin “vesayetçi” kafası, Dersimli Kemal’in yancısı Özel’e on gömlek büyük geldiği belli Prof. Altun’un…

Her mikrofona öten, her kameraya inciler saçan Y-CHP kafası yine işbaşında…

Doğu Akdeniz umurlarında değil, devlet umurlarında değil, Cumhurbaşkanlığı umurunda değil, ah bir düşürebilseler Cumhur İttifakı’nı ve Erdoğan’ı…

Kilit Devlet Ata’da ya, arada haddini aşıp Bahçeli’ye de sataşıyor ama hem Büyükataman ve hem Yalçın’dan anında cevabını alıp oturuyor köşesine…

Gözüne Altun’u kestirmiş bu kez ama on gömlek büyük gelir sana ağa…

On gömlek büyük geldiği de Altun için söylediği şu sözde saklı:

“Aldığı eğitim yeterli değil!”! Vay benim köse sakalım! Sonrası akıllara zarar…

Sanki İletişim Başkanlığı, Prof. Altun’un babasının mirası:

“Parti ve aile içinde dengeleri sağlayacak, yaptıklarını legalleştirecek…”

“Şirket ve kurumlardan bağış, ödenek alacak…”

Girme bu konulara Özel, girme mahalle ağzıyla! Hem de vekil zırhıyla…

Kimseye baki değil zırh!