Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek turizm merkezinde 5-9 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 77’nci Uluslararası Uzay Kongresi, son günündeki Halk Günü etkinlikleriyle devam etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, özel panelde Türkiye’nin uzay ve teknoloji hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin uzay teknolojilerinde önemli kabiliyetler kazandığını belirten Kacır, BİLSAT, RASAT, Göktürk, İMECE ve Türksat 6A projelerine dikkati çekti. Türksat 6A ile Türkiye’nin kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduğunu ifade eden Kacır, yeni hedefin yerli roketlerle uydu fırlatmak olduğunu söyledi.
ROKETSAN tarafından geliştirilen Şimşek-1 roketine değinen Kacır, 2027 yılının sonunda 400 kilogramlık faydalı yükün HÜRSAT uydusuyla birlikte 550 kilometre irtifadaki yörüngeye bırakılmasının hedeflendiğini kaydetti.
Kacır, “Türkiye artık kendi roketiyle kendi uydusunu uzaya gönderen bir ülke haline gelecek” dedi.
Türkiye, 2027’nin ilk aylarında Ay’a gitmeye hazırlanıyor
Milli Uzay Programı kapsamında yürütülen Ay Programı hakkında da bilgi veren Kacır, Türkiye’nin kendi geliştirdiği Ay uzay aracıyla 2027 yılının ilk aylarında Ay’a gitmeye hazırlandığını belirtti.
Kacır, bu projede yerlilik oranının yüzde 87’ye ulaştığını ifade ederek, derin uzayda yerli teknolojilerin test edileceğini söyledi. Program kapsamında hibrit roket teknolojisinin derin uzayda denenmesi, yörünge operasyonlarının gerçekleştirilmesi ve Ay’a iniş provalarının yapılması planlanıyor.
Kacır, sonraki aşamada Ay’a yumuşak iniş gerçekleştirilerek yüzeyde bilimsel araştırmalar yapılmasının hedeflendiğini kaydetti.
Somali’de uzay limanı kuruluyor
Türkiye’nin uzaya tam bağımsız erişim hedefinin önemli aşamalarından birinin Somali’de kurulması planlanan uzay limanı olduğunu vurgulayan Kacır, projenin ekvatora yakın bir bölgede hayata geçirileceğini söyledi.
Türkiye’ye tahsis edilen geniş bir alanda kurulacak uzay limanının, yerli roketlerin fırlatılması ve test faaliyetlerinin yürütülmesi için kullanılacağını belirten Kacır, bu tesisin uluslararası fırlatma taleplerine de cevap verebileceğini ifade etti.
Kacır, ekvatora yakın konumun daha düşük maliyetle uzaya erişim imkânı sağlayacağını ve bölgedeki uzay trafiğinin daha seyrek olmasının daha fazla fırlatma ve test yapılmasına olanak tanıyacağını kaydetti.
Uzay ekonomisinin 1,8 trilyon doları aşması bekleniyor
Küresel uzay ekonomisinin büyüklüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kacır, sektörün son 10 yılda 344 milyar dolardan 686 milyar dolara yükseldiğini söyledi.
Gelecek 10 yılda büyümenin hızlanmasının beklendiğini belirten Kacır, uzay ekonomisinin 1,8 trilyon doları aşabileceğine işaret etti. Yapay zekânın uydu teknolojileri ve iletişim sistemlerinde yeni fırsatlar ortaya çıkardığını ifade eden Kacır, bu gelişmelerin yeni nesil teknoloji girişimleri için önemli imkânlar sunduğunu dile getirdi.
Türkiye’de doğrudan uzay alanında çalışan 20 Ar-Ge merkezi bulunduğunu aktaran Kacır, teknoparklarda uzay teknolojilerine yönelik inovasyon yapan 310 şirket olduğunu bildirdi. Kacır, 2021’den bu yana 40 bin bilim insanı ve araştırmacının uzay projeleri kapsamında desteklendiğini de belirtti.
Türkiye, kongrede 674 bildirisi kabul edilen ülke oldu
Uluslararası Uzay Kongresi’ne ilişkin verileri de paylaşan Kacır, bu yıl kongreye 111 ülkeden 10 binden fazla misafirin katıldığını söyledi.
Kongreye toplam 8 bin 330 bildiri gönderildiğini belirten Kacır, Türkiye’nin 1.810 bildiriyle en fazla bildiri gönderen ülke olduğunu ifade etti. Gönderilen bildirilerden 4 bin 37’sinin kabul edildiğini kaydeden Kacır, Türkiye’den 674 bildirinin kabul edildiğini ve bunun bir yılda kabul edilen bilimsel bildiri sayısı bakımından tüm zamanların en yüksek düzeyi olduğunu söyledi.
Selçuk Bayraktar: Uzay yarışmalarına 55 bin öğrenci başvurdu
TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar da konuşmasında gençlerin uzay teknolojilerine ilgisine dikkat çekti.
TEKNOFEST’in 62 farklı alandaki yarışmalarına toplam 1 milyon 600 bin öğrencinin başvurduğunu belirten Bayraktar, uzayla ilgili yarışmalara bugüne kadar 55 bin öğrencinin katılmak için başvurduğunu söyledi.
Bayraktar, bu yıl roket yarışmasına 10 bin, Dikey İnişli Roket Yarışması’na 796, Model Uydu Yarışması’na ise 1.190 yarışmacının başvurduğunu açıkladı.
Baykar’ın gelirlerinin yüzde 90’ından fazlası ihracattan
Fergani girişiminin uzayda bağımsızlık hedefiyle kurulduğunu anlatan Bayraktar, şirketin küresel konumlama sistemi Uluğ Bey üzerinde çalıştığını belirtti. Girişimde 26 yaş ortalamasına sahip 140’tan fazla mühendis ve teknisyenin görev yaptığını ifade etti.
Bayraktar, Baykar’ın gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasının yüksek teknoloji ihracatından geldiğini belirterek, yalnızca Türkiye pazarına odaklanılması halinde şirketin bugünkü büyüklüğüne ulaşmasının mümkün olmayacağını söyledi.
Teknoloji alanında liderlik için henüz başlamamış yarışlara hazırlanmanın önemini vurgulayan Bayraktar, ülkelerin gelecekte rekabet üstünlüğü sağlayabilecek alanlara bugünden yatırım yapması gerektiğini dile getirdi.
Yapay zekâ ve teknolojinin insanlık için kullanılması vurgusu
Bayraktar, Türkiye’nin teknoloji politikalarında yapay zekâ, otonom sistemler ve sektörel veri kümelerinin önemine de değindi. TOGG için Türkiye yollarına özel otonom sürüş teknolojisi geliştirilmesini örnek göstererek, yerel ihtiyaçlara göre geliştirilen çözümlerin rekabet avantajı sağlayabileceğini belirtti.
Teknolojinin hangi amaçlarla geliştirildiğinin daha fazla sorgulanması gerektiğini söyleyen Bayraktar, sosyal medya platformlarının insanları kendi görüşlerine yakın içeriklerle karşılaştırmasının kutuplaşmayı derinleştirebildiğini ifade etti.
Bayraktar, teknolojinin yalnızca teknolojik gelişme amacıyla değil, insanlığın yararına kullanılmasının önemini vurguladı.