Yalan, çizmeyi aştı

10.07.2019 10:00

Birinci yılını dolduran Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, akıl ve vicdan sahibi herkesin kabul edeceği gibi, Türkiye’nin ufkunu açmış ve sorunların hızlı şekilde çözülmesini sağlamış ve istikrar sağlamıştır. Sayın Bahçeli, grup konuşmasında tarihi gelişmeleri sıralayarak, yalan ve saptırmalarla yeni sistem konusunda farklı bir algı oluşturmaya çabalayan CHP ve yancılarına meydanın boş olmadığını gösterdi. Hâlâ anlamayan ve CHP’nin yalanlarına inananlar varsa, kendileri için bir defa da biz özetleyelim:

“Siyaseti köhneleştiren tıkanıklıklar, artan beka sorunları, ülkemizin küresel ve bölgesel düzeyde muhatap kaldığı tehditler, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında yaşanan mücadele süreci sonucunda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi hayata geçirilmiştir. Günlük siyasi hesaplar kenara itilmiştir. Geride kalan bir yıllık sürede sistem tutmuş, uyum ve uygulama süreci kazasız belasız mesafe almıştır. Yeni sisteme alışma devresi de son derece uyumlu geçmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Türkiye’nin önünü açmıştır. Milli güvenliğimizle ilgili atik ve çevik kararların alınmasını kolaylaştırmış, devlette çift başlılığa neşter vurmuştur. Güçlü devlet, güçlü millet, güçlü Meclis, güçlü yargı, güçlü Türkiye bir güneş gibi doğmuştur.”

CHP’NİN UCUZ SİYASETİ

CHP ve yancılarının en büyük iddiası cumhurbaşkanının tarafsız olmadığıdır. İşin aslını Sayın Bahçeli anlattı: “CHP’nin ucuz siyasi kafasına göre, cumhurbaşkanı tarafsız olmalıymış. Partisiyle bağı kesilmeliymiş. Sayın Kılıçdaroğlu, eğer biliyor ve inanıyorsa, cumhuriyet tarihinde bize tek bir tarafsız cumhurbaşkanı göstersin? Sahnenin önünde tarafsız, arkasında siyasi ve ideolojik saiklerle hareket eden cumhurbaşkanları dönemi kapanmıştır. Kim olursa olsun, mühim olan cumhurbaşkanlığı sıfatını taşıyan değerli şahsiyetin, görevinin yeter ve gerek şartlarını objektif esaslara muvafık, hukuki ve ahlaki kurallara riayet ederek icra etmesidir. Sayın Kılıçdaroğlu’nun kıvranması, huzursuz olması, keyfinin kaçması, kriz ayinine çıkması amaçsız ve çarpık siyaset hastalığıdır. CHP Genel Başkanı şafak vakti başka, karanlık basınca başka konuşmaktadır. Yalan derseniz, çizmeyi aşmıştır. HDP’nin Meclise ittiği, CHP’nin çekiştire çekiştire koltuklarına oturttuğu ipçilerin aklına bakıyorsa, elde olta, su dolu bardakta balık avına çıkması bile neredeyse an meselesidir. Sayın Kılıçdaroğlu için çember daralıyor, suyu ısınıyor, kader ağlarını dört bir koldan örüyor.”

ŞEYTANİ ÜSLUP

CHP’nin tutarsız ve karanlık siyasetine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da eklenirken kirli ortaklar birbirlerini ele vermeye başladılar. Bu garabet, Sayın Bahçeli’nin de gündemindeydi: “Genel başkanından rol kapmak için durum ve fırsat gözleyen İstanbul’un yeni belediye başkanı, İstanbul’u halletmiş olacak ki, Diyarbakır’a gitmek istediğini söyleyerek, ‘Bu toplumu barıştırmamız lazım’ sözleriyle dikkatleri üzerine çekmiştir. Terörist Demirtaş hasreti ise bu şahısta günden güne kabarmaktadır. Herkes iyi bilmelidir ki, bu toplumda, bu millette, bu ülkede küslük, dargınlık, kırgınlık olmadığı için barış ve barıştırma söylemleri tehlikelidir, fitneyi selamlamaktır. Aynı zamanda şeytani bir üsluptur. Türk milleti asırlar boyunca var olagelmiş köklü bir kardeşliğin, kaderde, sevinçte, anıda, acıda bir ve beraber olmayı başarmış kuvvetli bir iradenin beşeri kıvanç ve onurudur. CHP-HDP-İP siyasi üçüzünün, birbirinin çıkar cüzü olan zillet sacayağının günleri iftira ve izansızlıkla pekişir, bunu da görüyoruz. Alan almış, satan satmış, kimin kimi Meclise soktuğu alenileşmiştir. Artık söz bitmiş, ilişki, irtibat ve ittifaklar açığa çıkmıştır. HDP/PKK dersem siz İP’i anlayın, CHP dersem hemen Kandil’i aklınıza getirin. Pensilvanya dersem hepsini birden gözünüzün önüne getirin, hatırınızda tutun.”

MERKEZ BANKASI BAŞKANI AYRICALIKLI DEĞİL

Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınması, karalama ve yalan güruhu için malzeme oldu. Gerçeğin ne olduğunu Sayın Bahçeli anlattı: “Merkez Bankası Başkanı, hükümet tarafından ataması yapılan bir bürokrattır. Hiçbir bürokrat imtiyazlı değildir. Görevden alınan Merkez Bankası Başkanı’nı siper yapıp, ekonomide felaket senaryosu yazanlar en hafif tabirle utanmasını kaybetmiş densizlerdir. Bir dönem Kemal Derviş’in emir eri gibi çalışan CHP’li malum ismin, Merkez Bankasındaki görev değişiminin bedeli ağır olacak demesi, kendisi ve bürokratik mazisi gibi kara mizahtır. Merkez Bankasının bağımsızlığı başka bir şey, başkanının kurumsal hedeflere ulaşamadığından dolayı hükümet tasarrufuyla görevden alınması başka bir şeydir. Merkez Bankası Başkanı ayrıcalıklı değildir.”

TARİFİ OLMAYAN ALÇALMA

Son söz, BM’de yaşanan skandal için: “Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin özel danışmanı olan bir zatın YPG/PKK’lı bir teröristle masaya oturması, sözde bir eylem planına bu teröristle imza atması tarifi olmayan bir alçalmadır. Birleşmiş Milletler’in bir terör örgütünü resmi muhatap kabul etmesi terörizmle mücadeleyi köstekleyecek, küresel adaleti ve insanlık vicdanını sukutuhayale uğratacaktır. Bir diğer skandal da PKK’lı bir teröristin Washington Post’ta karanlık makalesinin yayınlanmasıdır. Türk milleti kanlı ve kirli emel sahiplerinin ne yapmaya çalıştığını, hangi şer ve sinsi hazırlıklar içinde olduğunu gayet iyi bilmektedir. Hiçbir oyun, Türkiye’yi tarihsel hak ve tezlerinden caydıramayacaktır. Hiçbir tezgâh ve tuzak, Türk milletine boyun eğdiremeyecektir.”