Yalanı meslek haline getirdi

18.11.2020 10:00

Türk milleti Azerbaycan’ımızın tarihi zaferinin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız ve ayrı bir devlet olarak ilerleyişinin ve kapalı Maraş’ın sahil kesiminin açılmasının sevincini yaşarken, zilleti oluşturanların tam da varlık sebeplerine uygun olarak bir ihanet Anayasası hazırlığını gizliden gizliye sürdürdükleri ortaya çıktı. MHP Grup toplantısının gündemini de bu gelişmeler oluşturdu.

ADADA İKİ DEVLET VAR

Sayın Devlet Bahçeli, grup konuşmasına, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’la birlikte hafta sonunu KKTC’ye yaptıkları tarihi ziyareti değerlendirerek başladı: “Kıbrıs bizim için milli bir meseledir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye için yalnızca bir siyaset veya strateji konusu değildir. Bundan daha fazlası olan hayat memat, var oluş yok oluş konusudur.

KKTC’nin güvenliği demek Türkiye’nin güvenliği demektir. KKTC’nin bağımsızlığı Türkiye’nin bağımsızlığıyla eşanlamlıdır. Oyalama yöntemleri artık tarihin çöplüğüne atılmıştır. Türkiye olmadan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hesaba katılmadan, Doğu Akdeniz’de atılacak her adım, kurulacak her ilişki ağı barış arayışlarını yıkacak, istikrar arzularını yok edecektir. Hiç kimse fiili durum yaratmaya çalışmamalıdır. Hele hele hiç kimse Türkiye’yi ihmale kalkışmamalıdır. Ada’yı eşit haklara sahip iki halkın paylaştığı açıktır. Ada’da iki devletin varlığı tartışmasızdır. Artık federalizm çağrıları boştur, tek yanlı dayatmalar sonuçsuzdur.”

TÜRKİYE’NİN HIZINA HIZ KATACAK

Sayın Cumhurbaşkanı ekonomi, yargı ve demokrasi alanlarında yeni reformlar yapılacağını açıkladı. MHP’nin bu konulardaki düşüncesinin ne olacağı merak ediliyordu, Sayın Bahçeli bu net ifadelerle bu merakı giderdi: “Ekonomide açılan ya da açılacak yeni ufuklarla, demokrasi ve hukuk alanlarında kuvveden fiile geçecek sağlam ve sağduyulu hamlelerle fasit çemberin kırılacağını, muhteşem bir kalkışın yaşanacağını düşünüyorum.

Bu irade bizde vardır, bu istek bizde vardır, bu irfan bizde vardır, başarı da bizim hakkımızdır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Türkiye’nin aradığı ve ihtiyaç duyduğu tarihi bir yönetim reformu olarak devrededir. Gereken ve planlanan diğer reformların birbirine eklemlenerek ifa ve icrası Türkiye’nin hızına hız katacaktır.”

TEZKEREYE DESTEĞİMİZ TAMDIR

MHP’nin TBMM’den Azerbaycan’a asker gönderme tezkeresi çıkarılması kararına bakışı biliniyor. Sayın Bahçeli meseleyi daha geniş bir açıdan değerlendirdi: “Türkiye, etrafında tesis edilen husumet ve hıyanet cephesini yıkmak için kararlılıkla seferber haldedir. Suriye’den Dağlık Karabağ’a, Libya’dan Irak’ın kuzeyine kadar Türkiye sınırlarımızın sıfır noktasında değil, coğrafyaların ta derinliklerinde hem mazlumları hem de bekasını müdafaa etmektedir. Bu müdafaa onurlu ve meşru bir müdafaadır. TBMM’ne sunulan Azerbaycan Tezkeresi’ne bakışımız da bu şekildedir ve desteğimiz kuşkusuz tamdır. 28 yıl önce işgal edilen topraklarının yüzde 70’ini 44 günde işgalden kurtaran dost ve kardeş Azerbaycan’ın sonuna kadar arkasında olacağımızı da bu kapsamda bir kez daha güçlü olarak söylemek isterim. Dileğimiz Dağlık Karabağ’ın tamamının temizlenmesi, mütecaviz Ermenistan’ın vatan topraklarının her zerresinden sökülüp atılmasıdır. Türkiye- Azerbaycan elele vermiş, iki devlet tek yürek olmuş, zulmü devirmiştir.

UTANÇ VERİCİ REZALET

Sayın Bahçeli, HDP’ye diyet ödeyen CHP’li belediyeleri, Anayasa taslağı hazırladıkları ortalığa saçılan ve telaşla yalanlama yarışına giren CHP ve İP’e önemli uyarılarda bulundu: “CHP’li Küçükçekmece Belediyesi’nin PKK’nın mahut renklerinden oluşan melun kanlı amblemini bir çocuk parkının yer döşemesinde kullanması Kılıçdaroğlu zihniyetinin terör örgütü sempatisinde eşik ve sınır tanımadığının işaretidir. Çocuklara bölücülük aşılamaya çalışan CHP’nin PKK’yı belediyelere taşımasının hesabı mutlaka sorulmalı, burunlarından fitil fitil getirilmelidir. Dünya üzerinde küresel güç merkezlerine taklalar atan, gelin beni kullanın, boyunduruk altına alın mesajı veren kaç muhalefet partisi vardır? Bu ayıplı Kılıçdaroğlu nereye koşuyor, hangi rezil kucaklara atılmak için çırpınıyor?

Kemal Kılıçdaroğlu hayreti mayreti bıraksın, haysiyetle itiraf etsin: 21 Haziran 2018’de, bir televizyon kanalında; ‘Dört partinin anayasa değişikliğinde ilkeler üzerinde anlaşma metin hazırlandı’ dedi mi demedi mi? Kılıçdaroğlu’nun yalanı meslek haline getirmesi utanç verici bir rezalettir. Resmen batan gemiye dönen ve tel tel dağılan İP’e, rüzgârın savurduğu kuru yaprağa çevrilen CHP’ye diyorum ki, yalanla belki bir yerlere gidebilirsiniz, ancak gittiğiniz yerden asla geri dönemezsiniz. Bir kez daha söylüyorum: Türklüğü anayasadan çıkaracak bir kokuşmuş henüz anasından doğmamıştır. Hadi doğdu varsayalım, o zaman geldiği gibi gitmesi de bizim için şerefli bir vatan vazifesidir. Türkiye’yi bölünmeye götürecek bir anayasanın varlığı kâbus dolu bir hayaldir. Hodri meydan, her kim aksi yönde hain bir mücadelenin içinde olacaksa, önce bizim bedenlerimizi çiğnemek ve toprağa gömmek durumundadır. Anayasa’nın ilk üç maddesiyle koruyucu zırhı olan dördüncü maddesi kırmızıçizgimizdir. Çizgisi olmayan, siyasetleri çizilmiş ve üzerine çarpı koyulmuş FETÖ ve PKK lobisinin ateşle oynadığını hatırlatmak bizim boynumuzun borcudur.”