Türkgün | Yaşam | Avrupa’da can aldı! Uzman isim uyardı: Batı Nil virüsü Türkiye’de de görülebilir

Avrupa’da can aldı! Uzman isim uyardı: Batı Nil virüsü Türkiye’de de görülebilir

Batı Nil virüsü Avrupa’da endişeye neden oldu. Yunanistan’da yüzlerce vaka ve can kaybı bildirilirken Prof. Dr. Tevfik Özlü, Türkiye için de riskin sürdüğünü belirtti.

Batı Nil virüsü Avrupa’da endişeye neden oldu. Yunanistan’da yüzlerce vaka ve can kaybı bildirilirken Prof. Dr. Tevfik Özlü, Türkiye için de riskin sürdüğünü belirtti.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Son dakika gelişmelerinden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
KAYNAK: İHA

Avrupa’da özellikle Yunanistan ve İtalya’da görülen Batı Nil virüsü vakaları endişeye neden oldu. Yunanistan’da yüzlerce doğrulanmış vaka ve can kayıpları bildirilirken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Türkiye’de de riskin sürdüğünü belirterek sivrisinekler ve su birikintilerine karşı uyarıda bulundu.

Sivrisinek ısırmasıyla insanlara bulaşan Batı Nil virüsü, Avrupa’da yeniden gündeme geldi. İtalya ve Yunanistan’da görülen vakalarla dikkat çeken virüs, Yunanistan’da can kayıplarına da yol açtı. Türkiye’de 2024 yılında salgın yaşandığını hatırlatan Prof. Dr. Tevfik Özlü, Türkiye’de de virüsün görülme riskinin bulunduğunu vurguladı.

 Batı Nil virüsü

Yunanistan’da Batı Nil virüsü vakaları arttı

Avrupa’da özellikle İtalya ve Yunanistan’da görülen vakalara dikkat çeken Prof. Dr. Tevfik Özlü, Yunanistan’da yaklaşık 450-500 doğrulanmış vaka ve 50 civarında ölüm bildirildiğini söyledi.

Özlü, "Uzun zamandır vakalar bildiriliyor. Vakalarda son zamanlarda da artış var. Avrupa'da en çok İtalya'da görüldü, daha sonra Yunanistan'da görüldü. Ülkemizde 2024 yılında bir salgın olmuştu. Şu an itibarıyla Yunanistan'a baktığımızda yaklaşık 450-500 civarında teyitli vakadan bahsediliyor. Maalesef 50 civarında ölüm var. Bunların 280-300 kadarının ağır bir tablo şeklinde ilerlediği görülüyor. Batı Nil virüsü maalesef sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan bir hastalık. O nedenle risk devam ediyor. Özellikle sonbahar ve ilkbahar mevsimlerinde yazın sulak alanlarda bekleyen biriken sular içerisinde sineklerin çoğaldığı ve o sineklerin enfekte olmasıyla insana bulaştığını biliyoruz. O sular illa akarsu veya göl olması gerekmiyor. Bazen evimizin balkonunda çiçekleri sularken saksının altına koyduğunuz bir su koruyucunun içinde de çoğalabiliyorlar. Onun için birikmiş sulardan uzak durmak gerekiyor. Sivrisineklerle mücadele edilmesi gerekiyor. Ülkemizde yeni bildirilmiş vaka bilmiyorum. Bizde de görülebilir. Böyle bir risk var. Culex tipi sivrisinekler bizim ülkemizde de var. O açıdan dikkatli ve tedbirli olmakta fayda var" dedi.

Batı Nil virüsünün belirtileri neler?

Batı Nil virüsüyle enfekte olan kişilerin büyük bölümünün herhangi bir belirti yaşamadan hastalığı atlattığını ifade eden Özlü, yaklaşık yüzde 20’lik kesimde hastalık belirtilerinin ortaya çıktığını söyledi.

Bu kişilerde ateş, kas ağrısı, halsizlik, kırgınlık, bulantı, kusma ve baş ağrısı gibi belirtiler görülebiliyor. Hastaların önemli bir bölümüne teşhis konulamadığını belirten Özlü, nörolojik belirtilerin ortaya çıktığı vakalarda hastalığın daha kolay fark edilebildiğini aktardı.

Ağır vakaların bir kısmının ölümle sonuçlanabildiğine dikkat çeken Özlü, hastalığa karşı korunmanın önemini vurguladı.

 Batı Nil virüsü

Batı Nil virüsünden korunmak için ne yapılmalı?

Batı Nil virüsüne karşı özel bir ilaç ve aşı bulunmadığını belirten Prof. Dr. Tevfik Özlü, tedavide destekleyici yöntemlerin uygulandığını ifade etti.

Özlü, "Maalesef bu hastalığa dönük spesifik ilaç yok. Aşısı da yok. Korunma en güzel tedbir. Sineklerin bulunduğu ortamlara, birikmiş suların bulunduğu ortamlara çok gitmemek gerekiyor. O ortamlara gitmek gerekiyorsa uzun kollu giyinmek, sinek savar kullanmak fayda sağlayabilir. Özel bir tedavisi yok, sadece destek tedavisi yapılıyor. Aslında Batı Nil virüsü ile enfekte olan bireylerin çoğunluğu hasta olmadan bunu atlatıyor. Kendisi de enfeksiyonu geçirdiğini fark etmiyor. Yüzde 20 kadarında hastalık gelişiyor. Bu hastaların önemli bir kısmı aslında ateşlenme gibi, kas ağrısı, halsizlik, kırgınlık, bulantı, kusma, baş ağrısı gibi semptomlarla seyrediyor. Onların da çoğuna teşhis konulamıyor. Ama nörolojik hastalık ortaya çıktığında teşhis konulabiliyor. Maalesef ağır vakaların bir kısmı da ölümle sonuçlanabiliyor" ifadelerini kullandı.

Uzmanlar, sivrisineklerin üreyebileceği su birikintilerinin ortadan kaldırılmasının, sivrisinek kovucu ürünlerin kullanılmasının ve açık alanlarda uygun giysiler tercih edilmesinin korunmada önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...