Yassıada gerçekleri

26.06.2020 10:00

TBMM Genel Kurulu, Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağını ortadan kaldırdı. MHP Grubu adına konuşan, Genel Başkan Yardımcısı ve yetkin bir hukukçu olan Sayın Feti Yıldız, Yassıada mahkemelerinin hukuk başta olmak üzere her türlü değer yok edilerek nasıl kurulduğunu, nasıl çalıştığını, nasıl karar aldığını ayrıntılı biçimde anlatmıştır.

TBMM Genel Kurulu 60 yıl önce yaşanmış bir utancı, bütün unsurları ile birlikte ortadan kaldıran tarihi bir karar aldı. Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağını oluşturan kanun teklifi kabul edildi. Yassıada, Türk hukuk ve siyaset tarihinde bir utanç olarak geçmiştir. Bu ada 60 yıl sonra bu utançtan kurtarıldı. Demokrasi ve Özgürlük Adası olarak yeniden düzenlendi ve Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin katıldığı bir törenle açıldı.

MADANOĞLU CUNTASI

TBMM Genel Kurulunun, Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağını ortadan kaldırması bu kötü sicilin tamamen temizlenmesidir. Elbette hafızaları yok etmek mümkün değildir, ama ortaya darbeler ve darbe yargılamalarının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini net olarak gösteren bir irade konulmuştur. Görüşmeler sırasında çok önemli konuşmalar yapılmıştır. MHP Grubu adına konuşan, Genel Başkan Yardımcısı ve yetkin bir hukukçu olan Sayın Feti Yıldız, Yassıada mahkemelerinin hukuk başta olmak üzere her türlü değer yok edilerek nasıl kurulduğunu, nasıl çalıştığını, nasıl karar aldığını ayrıntılı biçimde anlatmıştır. Cemal Madanoğlu Cuntasının yaptıklarını sıralamış ve bugün gündemde olan Barolarla ilgili düzenlemeye ışık tutacak çok önemli bir tespitte bulunmuş ve şunları söylemiştir:

İSTANBUL BAROSU’NUN MARİFETLERİ

Öyle ki darbenin arkasından hemen dört gün sonra avukat bulmakta da güçlük çekmektedir bu 592 sanık, çoğu kendi kendini savunmuştur, avukat tutamamıştır çünkü darbeden dört gün sonra Istanbul Baro Yönetiminin aldığı bir karar vardır: ‘Bu düşüklerin vekâleti alınmaz.’ Avukatların çoğu özellikle Istanbul’da görev yapan avukatlar baronun bu talimatına harfiyen uymuştur.

YARGILAMADILAR CİNAYET PLANLADILAR

Yassıda Mahkemelerinin nasıl bir cinayet aparatı olarak kullanıldığının bir başka çarpıcı örneği de, Yüksek Adalet Divanı Başkanı Salim Başol’un Rahmetli Adnan Menderes’in savunma hakkının kısıtlandığı itirazına verdiği, “Sizi buraya getiren irade öyle istiyor” cevabıdır. Sayın Feti Yıldız konuşmasında 1960 ihtilali söz konusu olduğunda hep akla gelen Millî Birlik Komitesi hakkında da çok çarpıcı bilgiler vermiştir: Rahmetli Başbuğ Alpaslan Türkeş hakkındaki yalan iftiraların ortadan kalkması için konuşmanın bu bölümüne özellikle dikkat çekmek istiyorum:

Millî Birlik Komitesi Kuruluşunda 38 kişidir, ancak Irfan Baştuğ’un trafik kazasında ölmesi sebebiyle 37 kişiye düşmüştür. Millî Birlik Komitesi içerisinde çeşitli gruplar vardır. Bunlardan bir grup, Başbuğ Alparslan Türkeş’in de etkili olduğu grup, diğer grup da esas olarak Cemal Madanoğlu’nun etkili olduğu gruptur. Bu gruplar arasında çekişme vardır, fikir birliği yoktur. Tutuklanan Demokrat Partililerin durumu, nasıl yargılanacakları, hazırlanacak Anayasa’da kimlerin olacağı, seçimlerin ne zaman yapılacağı gibi konularda ihtilaf vardır ve bu anlaşmazlıklar da gün geçtikçe derinleşmiştir.

13 Kasım 1960 gecesi Ahmet Er’in evinde toplanan üst rütbeli subaylara Cemal Gürsel’den bir mektup gelir. Mektupta, ‘Millî Birlik Komitesini feshettim. Şahsi emniyetiniz ve millî menfaatimiz bakımından evinizden çıkmayınız’ denilir. Madanoğlu cuntası, o gece Başbuğ Alparslan Türkeş ve 13 subay arkadaşını tevkif etmiş ve aralarında yapmış oldukları müzakerelerde aslında 14’lerin Bolu’da kurşuna dizilip bir yere gömüleceği tartışılmış, sonuç olarak yurt dışına sürgüne gönderilmeleri konusunda fikir birliğine varılmıştır. Başbuğ Alparslan Türkeş ve arkadaşları beş gün Mürted Askeri Havaalanında tutuklu kalmış, 19 Kasımda Alparslan Türkeş, Hindistan Yeni Delhi’ye askeri ataşe olarak sürgüne gönderilmiş, diğer arkadaşları ise dünyanın dört bir tarafına dağıtılmıştır.”

Cemal Madanoğlu, cennetmekân Başbuğ Alparslan Türkeş’in ve arkadaşlarının yurt dışına gönderilmesinden sonra darbenin gerçekten gizli lideri olmuş ve her istediğini yapar hâle gelmiştir. Konuşmada yer alan Cemal Madanoğlu’nun kim olduğu, Merhum Adnan Menderes tarafından nasıl General yapıldığı ve Sayın Cumhurbaşkanının da Yassıada konuşmasında sözünü ettiği, Başbuğ Alpaslan Türkeş’in idamların durdurulması için yazdığı mektup ve çabalarını yarınki yazımda değerlendireceğim.