Yine kendilerini ele verdiler

22.04.2021 10:00

Bir musibet bin nasihatten iyiymiş. CHP ve yancılarını biz ne kadar anlatırsak anlatalım, yetmiyor. Neyse ki, kendi kendilerini ele veriyor ve gerçek yüzlerinin anlaşılmasını fazla söze gerek kalmadan ortaya koyuyorlar. Şu son birkaç gün içinde yaşananlar, bunların ne olduğunu, ne hedeflediğini, neye hizmet ettiğini, ellerine imkân geçerse ne yapacaklarını anlamaya da, anlatmaya da fazlasıyla yeterlidir.

MERKEZ BANKASI NEDEN REZERV TOPLUYOR?

İçimizdeki ve dışımızdaki yıkım odaklarının gayretini ve pandemi sürecinin olumsuz etkisini ganimet sayan zillet güruhu, bir kaos ortamı oluşturabilmek için seferber olmuş durumdadır. 104’lüklerin bildirisi de buna dâhildir. Şimdi de, “128 milyar dolar nerede?” diye tutturdular. Her şey net olarak ortaya konuldu, ayrıntılı açıklamalar yapıldı. Daha da önemlisi, kendi içlerinde biraz insaf sahibi olanlar bile çıkıp bu sorunun yanlış olduğunu ve bir anlam taşımadığını söylediler. Kalem kalem dökümler verildi ama hâlâ aynı ezbere devam ediyorlar. Ne söyleseniz fayda etmiyor. Kendileri çalıyor, kendileri oynuyor. Benim oğlum bin okur, döner döner yine okur. Bre gafiller, Merkez Bankası neden döviz topluyor ve rezerv oluşturuyor? Bunun bir sebebi var. Bu paraları stoklayıp, sonra da toprağa gömecek değil. Bu paralar, Allah korusun “bir savaş, büyük bir felaket, beklenmedik krizler ve tam da şimdi yaşadığımız gibi bir pandemi sürecinde gerekli olabilir” diye biriktiriliyor. Nitekim, olağanüstü bir süreçten geçiyoruz ve bu Merkez Bankası rezervine ihtiyaç oldu ve kullanıldı. Nasıl, nerelere, ne kadar kullanıldığı da ayrıntılı biçimde açıklandı. Asıl soru şudur: Peki bu rezerv olmasaydı ne yapacaktık? Ben eminim ki zillet güruhunu rahatsız eden şey, rezervin yerinde ve zamanında kullanılarak kendilerini çok memnun edecek bir kriz ortamına fırsat verilmemiş olmasıdır. Ona hayıflanıyor, onun kızgınlığını yaşıyorlar.

AYLAN BEBEK ÜZERİNDEN KİRLİ SİYASET

Kendi kazdıkları kuyuya, kendileri düştüler. 128 milyar masallarıyla bir yere varamadıkları gibi, 104 amiralin bildirisine sahip çıkarak, kimden ve nerelerden medet umduklarını ibret verecek biçimde bir defa daha ortaya koydular. Bu kadarla da kalmadı ve bu güruhun gerçek yüzünü belgeleyen bizzat kendi elleriyle hazırladıkları başka net gerekçeler de ortaya çıktı. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun, 128 milyar yalanını getirip, Aylan bebeğin bütün dünyanın vicdanını ağır şekilde yaralayan fotoğrafının üzerine koyması, bunların neler yapabileceğinin, feda edemeyecekleri hiçbir şeyin olmadığının çarpıcı bir ispatı olmuştur. Yapılan paylaşımla hangi mesajın verilmek istendiğini bir tarafa bırakıyorum, gören herkesin içini sızlatan, insanlığından utandıran bu fotoğraf üzerinden siyaset yapmak nasıl bir ruh hâlidir, gerçekten merak ediyorum. Terörist cenazelerine sahip çıkan birinden, bırakın ülke ve Türk milleti adına bir şey beklemeyi, insanlık adına da bir şey beklenemeyeceğini bir defa daha görmüş olduk.

KENDİLERİ İTİRAF EDİYOR

Hiç kimse bunu bir kişinin yanlışı olarak düşünmesin. Bugünkü CHP zihniyeti zaten budur. Siz bakmayın zaman zaman farklı görünmelerine. Demokrasi, hukuk, insan hakkı, ahlak, vicdan bunlar için sadece bir araçtır. Bağırırlar, çağırırlar, nutuk atarlar, ortalığı ayağa kaldırırlar ama fırsatını bulunca bırakın paylaşmayı, bırakın kendilerinden başkasına tahammül etmeyi, ellerinden gelse hayat hakkı bile tanımazlar. Darbe, dipçik, işkence, zulüm bunların asıl yüzüdür. İmkânını bulsunlar yine aynı şeyi yapar, yine kendi güdük ve çağ dışı zihniyetlerini dayatır ve bunun dışında hiçbir şeyi kabul etmezler. Nitekim, ne kadar sureti haktan görünmeye çalışsalar da, bizzat kendileri böyle olduğunu söylüyor, itiraf ediyor.

BUNLARIN ZİHNİYETİ ZATEN BU

CHP’li Engin Altay’ın, Sayın Cumhurbaşkanı’na Adnan Menderes’in akıbetini hatırlatması bir dil sürçmesi veya bir boşboğazlık değildir. Fikir neyse, zikir de o olurmuş. Bunların fikri, anlayışı, siyaseti zaten budur. Açık düştüklerini, fark edildiklerini anlayıp, sonradan düzeltmeye kalkıyorlar, yazdıklarını siliyor, söylediklerini yalanlıyorlar ama iş işten çoktan geçmiş oluyor. Pandeminin kendilerine iktidar getireceğini zannediyor ve gerçek yüzlerini gösteriyorlar. Yarın ellerine imkân geçerse ne olacağını, ne yapacaklarını anlatıyorlar. Daha ortada hiçbir şey yok, bunlar için en küçük bir ümit ışığı görünmüyor, buna rağmen bu kadar ileri gidebiliyorlar. Bir de gerçekten iktidar olduklarını, devleti bütün kurumlarıyla ele geçirdiklerini düşünebiliyor musunuz? Çok şükür ki, Türk milleti her şeyin farkındadır. Her ne olursa olsun, bunlara bırakın iktidar vermeyi, yeni hükümet sistemiyle birlikte bir koalisyon ortaklığı imkânı bile kalmamıştır.