Bir İngiliz, bir Fransız, bir Alman ve bizim Temel bir gün uçağa binmiş. Temel bunları görünce kafasını sallamış ve “-Yine mi siz?” demiş ya…

O misal yine bir milli mesele karşısında yine o malum ittifak birlikte canciğer kuzu sarması olmuş ve adeta seferberlik içine girmişlerdir. Ateist PKK’lısı, sözde İslamcısı, Atatürk ve Cumhuriyet alerjili tipler, ebedi ve ezeli Türk devletinin düşmanları adeta tamtam dansı yapmaya başladılar.

Diyarbakır/Kulp ilçesinde bir sözde imam, resmi Cuma hutbe metninde yer alan şehitlerin önemine ve onlara sahip çıkmaya vurgu yapan cümleleri atlayarak okuyunca, Kulp kaymakamı o imama tepki göstermiş ve atladığı bölümleri kendisine hatırlatmıştı. Bir imam kalkıp hutbe metnindeki “Şehitlerimizin uğruna canlarını feda ettikleri ulvî değerleri yaşamak ve yaşatmaktır.” şeklindeki bu ve benzeri cümleleri sansürlüyorsa zaten o camide çok farklı bir zihniyetin hizmetçisi var demektir.

“Yine mi siz?” diyeceğimiz ittifak ekibi, Kulp kaymakamının, imama hutbe metninden çıkardığı “Şehitlerimizle” ilgili bölümleri hatırlatmasına öfke kusuyor ama sözde imama “Sen nasıl imamsın ki, şehitlerimizle ilgili bölümü atlıyorsun?” diye soramıyorlar. PKK DEM’liğinin, Ahmet Davutoğlu’nun, Mustafa Yeneroğlu’nun, PKK/FETÖ sevdasından dolayı veba saçanların şehitlerimizle ne işi olur ki zaten, böyle bir soruyu imama sorabilsinler. Onların derdi Kulp kaymakamın milli duruşudur. Onları çıldırtan, kudurtan bu milli duruş olduğu gibi, o kaymakama destek veren ne kadar vali ve kaymakam varsa fotoğraf ve isimlerini yayınlayarak onları hedef gösteriyorlar. Nerde Milliyetçi/Ülkücü bir vali, kaymakam görseler bu durum bunları ışık gören yarasa haline getirmektedir.

Böyle bir tamtam ekibi birleşip gösteri yapar da Hüseyin Çelik bu gösteriye katılmaz mı?

Sözde imamın “şehitlerimizle” ilgili bölümü hutbede atlaması tartışılırken o da “İl ve ilçe müftüleri ve din adamları öncelikleri elbette belirleme ehliyetine sahiptirler. Ancak tek tipçi, dayatmacı, doğruları tekeline almış devlet aklı, müftüye ve imama da güvenmez. İmamlara, her hafta eline 23 Nisan şiirleri tutuşturulmuş çocuk muamelesi yapan Diyanet İşleri Başkanlığı ve dolayısıyla devlet, bence çok büyük bir hata yapıyor.” şeklinde akıl veriyor. Bir düzen ve disiplin içindeki işleyişte bile bir imam kafasına göre “Şehitlerimizle” ilgili cümleleri hutbe metninden çıkarıyorsa, bir de Hüseyin Çelik gibilerin aklıyla hareket edildiğinde neler olacağını düşünün…

Geçmişte “Birkaç Mehmet şehit oldu diye Meclis toplanmaz” cümlesinin sahibi olan Hüseyin Çelik, “şehitlerimizi” sansürleyen sözde imama tepki gösterecek değil tabi ki… O da görüldüğü gibi bu tür imamların önünü açmak için Diyanet’in merkezi hutbe işini terk etmesini istiyor. Bunun gerçekleşmesi halinde camilerde hangi kaosun, hangi tartışmaların yaşanacağı malum iken, Hüseyin Çelik aslında hilal bıyıklı kaymakamlara karşıtlığını üstü kapalı göstermektedir.

Geçmişte söylediği "Özel Harekât Timleri içinde çok yanlış adamlar vardı. Bıyıkları aşağıya doğru sarkık, tipik MHP militanı görüntüsü veren insanlar vardı. Ellerinde uzun namlulu silahlar, özel arabalarla gezen. O insanların yanlış davranışları bölge halkı üzerinde müthiş olumsuz etki yarattı” cümlelerini şu an kuramıyor ama Kulp kaymakamının haklı olduğu “şehitlerin sansürlenmesi” konusunda sözde imamın sansürüne böyle bir destek veriyor. Yani bilinçaltından diyor ki; Kaldır merkezi hutbeyi ne şehidi ne gazisi! Böyle hilal bıyıklı kaymakamların milli ve manevi duruş göstereceği alanlar açılmasın.

FETÖ’nün devlet kurumları içinde güçlendiği günlerde yapılan eleştirilere "Cemaat devlete sızmış, buna kargalar bile güler" şeklinde cevap veren Hüseyin Çelik’e hala kargalar gülerken, bu ufuksuz aklını kendine saklaması gerekmiyor mu?

Türkiye’deki ihanet cephesini, milli ve manevi değerlere sahip çıkma konusunda Türk milletinin karşısında duranları bundan önce birçok gerekçeyle tanımıştık. Kulp kaymakamı karşısında takındıkları tavırla bir kez daha tanıdık. Düşünün bölücü mikrop yuvası DEM bile kaymakamın milli ve manevi duruşunun cezalandırılmasını istiyor. Durdukları yerler farklı görünse de milli ve manevi konulara düşmanlıkta beyinleri aynı yerde olanlar bu ülkenin külfetidir.

“Şehitlerle ilgili bölümleri niye sansürledin?” diye sözde imama bir soru yöneltmeden, Kulp kaymakamını hedef alan herkesin alçak düşünce içinde olduğu anlaşılmalıdır.

Bunların birçoğu Kulp’ta yaşanan bu olayla iyot gibi bir kez daha açığa çıkmıştır.

Son noktayı MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli koymuştur:

“Şehitlerimizin tarifi Kur’an-ı Kerim’de, köşkleri cennette, yerleri de Müslüman Türk milletinin gönlündedir.

Huzurlarınızda Kulp Kaymakamımız Burak Akellerin tertemiz alnından öpüyor, onu yetiştiren anasına, babasına şükranlarımı sunuyor, Müslüman Türk duruşundan dolayı tebrik ediyor, başarılar diliyorum.”

Hainler çıldırsın, vatan, millet, bayrak düşmanları istediği kadar cinnet geçirsin… Kulp Kaymakamımız Burak Akeller gibiler asla sahipsiz değildir. Bu milli duruşları asla desteksiz kalmayacaktır.

Ne diyor şair: Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes, Ey kahpe rüzgar artık ne yandan esersen es.