Yönetimde kentsel teknolojiler – Akıllı çevre

Akıllı şehirlerin bir diğer ayağı ise çevrenin korunması ve insanların temiz bir şehirde yaşamasında teknolojilerin...

13.02.2019 10:00

Akıllı şehirlerin bir diğer ayağı ise çevrenin korunması ve insanların temiz bir şehirde yaşamasında teknolojilerin kullanımı oluyor. Şehirlerdeki kirliliğin kontrolü, iklim değişikliklerinin öngörülmesi ve bunlara uyum, binalar ve araçlar vasıtasıyla çevreye daha az zarar ve hatta katkı sağlanması, şehrin bir bütün olarak şehir planlama prensipleri ile yeşil olarak planlanması, şehir aydınlatmalarında enerji verimli aydınlatma teknolojileri, teknolojinin şehirlerdeki bazı kullanım alanlarını gösteriyor.

Kabaca, şehirlerin dünya enerji tüketiminde %80, karbon salınımında %75, doğal kaynakların harcanmasında %75 payları olduğu düşünüldüğünde çevresel bir sürdürülebilirlik için şehirlerde yapılacak çalışmaların büyük fark yaratacağını söylemek mümkündür.

Enerjinin yenilenebilir kaynaklardan kullanılması akıllı şehirlerde yapılabilecek en önemli adımlardan. Ankara Ostim Organize Sanayi Bölgesi'nde, bölge yönetiminin bakanlık gereksinimlerinin de üzerine çıkarak yaptığı imar revizyonu ile yeni yapılan tüm binaların çatılarında güneş enerjisi ile enerji üretimi zorunlu hale geldi. Bu sayede bütün bir organize sanayinin kendi enerjisini ürettiği, fazlasını şebekeye sattığı, yenilikçi ve yeşil bir sanayi bölgesine doğru gidişi gösteren güzel bir örnek oluşmuş oldu. Benzer şekilde uygun şehirlerde rüzgâr ve hatta dalga enerjileri de, yenilenebilir enerjilerin şehirlerde yerel olarak kullanılmasının örnekleri olacaktır.

Hava kalitesinin şehrin farklı bölgelerinde ölçümü ve takibi, büyük sanayi tesislerindeki atık ve emisyonların anlık ve inkâr edilemeyecek şekilde teknoloji ile takibi de şehrin suyunu ve havasını takip edebilmek adına önemli uygulamalardır.

Akıllı çevre konsepti içinde bir diğer başlık da atıkların toplanması. Atıkların toplanmasında birçok optimizasyon mümkün. Örneğin doluluğu, konumu ve sıcaklığı uzaktan takip edilen akıllı çöp tenekeleri ile çöp kamyonlarının yalnızca dolan tenekelere ulaşması ile %60’a yakın bir tasarruf sağlanabiliyor. Yine atıklardan enerji üretiminde teknolojinin kullanıldığı örnekler tasarlanıyor ve hayata geçmeye başladı.

Akıllı su yönetimi ile su kaçaklarının tespiti, kalitesinin ve güvenliğinin kontrolü ve şehir sulama yönetimi yapılıyor. Fabrika drenajlarının arıtılmasında da her geçen gün yeni teknolojiler daha yüksek arıtmayı daha kısa sürede sağlayabiliyor. Teknolojik filtrelerle yağmur suyunun temizlenmesi ve şehirlerde akıllı drenaj sistemleri sayesinde de büyük miktarlarda yağmur suyu yeniden kullanılabilir.

Bir diğer başlık olan akıllı binalar ise gerçekten akıllı şehirler konseptinin en canlı uygulama alanları. Bugün Türkiye’deki birçok inşaat projesi de akıllı bina olarak pazarlanmakta. Ancak akıllı olmak ile yeşil olmak arasında da büyük bir fark var. Yeşil binalar, GBCI, BCA, Leed ve benzeri kurumlar tarafından sunulan yeşil bina sertifikasyonları ile enerji ve su verimliliği, çevre koruma, iç mekânda çevre kalitesi, akıllı soğutma, akıllı ısıtma gibi birçok bileşene göre sertifikalandırılmaktalar.

Belediyelerin su ve benzeri, sunduğu hizmetlerle ilgili sayaç okumalarının uzaktan ve insan hatasından arındırılmış şekilde yapıldığı, teknoloji sayesinde şebekenin de akıllandığı, arıza ve kesintileri anında kendi kendine bildirdiği, örneğin arıza olan bölgede suyu otomatik kesebildiği yapılar mümkün. Mikro şebekeler ile kesintilerin minimum adette haneyi etkilemesini ancak teknoloji sağlayabilecek.

Kent planlamasında kullanılan yazılım araçları da artık benzetimleri en iyi şekilde yapabilir hale geldi. Bir şehirdeki nüfusun şehre yerleştirilmesi, ev ve işi arasındaki hareketin canlı benzetimlere konu edildiği, yeşil alanlarının kayda değer yoğunlukta olduğu kent tasarımlarıyla çok insanın yaşadığı ama sakin ve hayat uzatan şehirler tasarlanabilir. Unutmayalım ki teknoloji bizim için var.