Yunanistan-Türkiye arasındaki ilişkiler, son zamanlarda Yunan basınının gündeminden düşmek bilmiyor. Yunan basını ise resmi açıklama olmamasına rağmen müzakarelerin başladığını iddia eden haberlere yer vermeye başladı.

YUNAN BASININDA DİKKAT ÇEKEN İTİRAF

Yunan basınında yer alan bir analizde söz konusu müzakerelerin ilk maddesinin Adaların silahsızlandırılması olduğundan bahsedildi.

Haberde "Türkiye, Trakya'da azınlık olan Doğu Ege'deki adaların askerden arındırılmasını istiyor. Bu ve Kıbrıs meselesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tartışma kabul edilebilir bir şey değil" sözlerine yer verdi.

"MİÇOTAKİS'İ RESMEN YERE ÇİVİLİYOR"

Öte yandan analizde ilginç bir noktaya dikkat çekilerek "Sayın Erdoğan, taktikleriyle zaten masada olan konulara değindiği sıralarda Başbakan Kiryakos Miçotakis'i resmen yere çiviliyor" denildi.

Litvanya'nın başkenti Vilnius'taki NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen Erdoğan-Miçotakis görüşmesine de dikkat geçen gazete, "Erdoğan Kıbrıs için iki devlet teorisini geliştiriyor. Bunun yanı sıra adaların silahsızlandırılması meselesinden de bahsetti" sözlerine yer verdi.

Nitekim, Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklamalarını doğrulayarak "Egemenliğimize kadar uzanan sorunlar, iki delegasyonun Vilnius'taki toplantısında ne gündeme getirdi ne de tartılışdı" demişti.

Ege Adaları'nın silahlandırılması, 1923 yılında imzalanan Lozan Antlaşması ve 1947 yılında imzalanan Paris Antlaşması gereğince Yunanistan tarafından Limni, Semadirek ve Doğu Ege Adaları (Midilli, Sakız, Sisam, Nikarya) ile On İki Ada'da (Stompalya (Astypalaia/İstanbulya), Rodos, Kalki, Skarpanto, Kasos, Piskopis, Misiros, Kalimnos, Leros, Patmos, Lipsos, Sömbeki, İstanköy ve bağlantısı olan adalar ile (Meis Adası) Kolluk Kuvvetleri dışında silahlı kuvvet bulundurulmaması ve tahkimat yapılmaması hükme bağlandı.

Ancak 1960 yılından sonra Yunanistan, anlaşmaya bağlı kalmayarak Adalar'ı silahlandırmaya başladı. Yunanistan, antlaşmaların yapıldığı dönemdeki koşulların tamamen değiştiğini ifade ediyor. Bu nedenle de sınırlamanın geçerli olmadığı söylüyor.

Editör: Bilge Güler