Zillet zıvanadan çıktı

Cumhur İttifakı’nın her geçen gün daha da kenetlenerek 2023 Lider Ülke Türkiye hedefine yürümesi zillet güruhunun dengesini iyice bozarken, ABD’de Biden’ın Başkan seçilmesi ile birlikte zıvanadan çıktılar. Yapılan açıklamalarda yalanın her türlüsü söylenirken, HDP ile ortak anayasa taslağı hazırladıklarının ortaya çıkmasını telaşla yalanlama yarışına girdiler. Bu da yetmedi, Türk milletini tehdit etmeye başladılar.

Google Haberlere Abone ol
Zillet zıvanadan çıktı
29.11.2020 09:40

Kadir YILDIZ / TÜRKGÜN

Zillet güruhu Biden’den, PKK’dan, FETÖ’den iktidar beklerken, siyasi iradenin asıl sahibi Türk milletine hakaretler yağdırıyor. Yalan, inkar ve ihanet sicillerine şimdi de tehdit ve şantajı eklediler. Cumhur İttifakı’nın her geçen gün daha da kenetlenerek 2023 Lider Ülke Türkiye hedefine yürümesi zillet güruhunun dengesini iyice bozarken, ABD’de Biden’ın Başkan seçilmesi ile birlikte zıvanadan çıktılar. Yapılan açıklamalarda yalanın her türlüsü söylenirken, HDP ile ortak anayasa taslağı hazırladıklarının ortaya çıkmasını telaşla yalanlama yarışına girdiler. Bu da yetmedi, Türk milletini tehdit etmeye başladılar.

Zilletin lokomotifi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, siyaset tarihinde görülmemiş bir üslupla AK Parti’ye verilen her oyun haram olduğunu söyleyerek, yalan, iftira ve ihanet siciline milli iradeyi tehdidi ekledi. Kılıçdaroğlu, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde de iktidar partisine oy verenlere öğretmen denilemeyeceğini söyleyerek milli iradeye hakaret etmiş, öğretmenlere tehdit savurmuştu.

KONUŞMAYI YASAKLADI

HDP’nin de içinde yer aldığı ortak anayasa çalışmalarının tüm delilleri ortadayken hâlâ inkâr etmeye çalışan CHP ve İP, bu yalanın ortaya çıkması ile şoka girdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “HDP ile değil, DP ile görüşmeler oldu” derken, Akşener ise “Arkadaşlarıma bu konuda konuşmayı yasakladım” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 2018 yılının Haziran ayında ortak anayasa çalışması yaptıklarını itiraf etmişti. Kılıçdaroğlu, 2 Haziran tarihinde yaptığı açıklamada anayasa değişikliğine ait mutabakatın ellerinde olduğunu ve komisyon başkanlığını ise İbrahim Kaboğlu’nun yürüttüğünü söylemişti.

CHP İstanbul Milletvekili ve ortak anayasa çalışması komisyon başkanı Prof. İbrahim Kaboğlu ise 4 Haziran 2018 tarihinde, 24 Haziran 2018 seçimlerinin sıradan bir seçim olmadığını, Millet ittifakı ve HDP’nin kazanması hâlinde yeni bir anayasa umudunun doğacağını söylemişti.

CHP-HDP-İP’in yaptığı ortak anayasa çalışmalarında ilkeler belirlenmiş, bu ilkelerin ortak ana paydasını ise “dışlayıcı unsurların çıkarılması” oluşturmuştu. Bu ortak paydalar içinde vatandaşlık tanımından Türklüğün çıkarılması, yerel yönetimlere özerklik verilmesi, ana dilde eğitim taleplerinin karşılanması ve Atatürk milliyetçiliğin çıkarılması yer aldı.

30 sayfadan oluşan anayasa çalışması İP tarafından yalanlansa da, İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ metni anayasa çalışması komisyon başkanı CHP’li Kaboğlu’ndan aldığını söylemiş, Kaboğlu ise bu iddiayı doğrulamıştı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Millet İttifakı’nı genişlemek istediğini söylemiş ve bunun için de AK Parti’den ayrılan isimlerle yakın temasa geçmişti. Davutoğlu ve Babacan’ın 2018 yılı Ocak ayında başlayan ortak anayasa çalışmaları ilkeleri etrafında bir söylem geliştirmeleri ve ziyaret ettikleri illerde bu ilkeler doğrultusunda konuşmalar yapmaları aynı ilkeleri benimsediklerini gösterdi.

HDP’nin de yer aldığı ortak anayasa çalışmalarına hiçbir tepki göstermeyen Davutoğlu ve Babacan’ın aynı ilkeler ile hareket ettikleri ve parti programında da bu ifadelerin bulunması dikkat çekti. Gelecek Partisi’nin kuruluşunda açıklama yapan Davutoğlu, ana dilde eğitimi savunmuş ve daha özgürlükçü bir anayasa yapılmasını gerektiğini ifade etmişti. DEVA Partisi’ni kuran Babacan da yine aynı ifadeleri kullanmış ve birçok demecinde ortak anayasa çalışmasında yer alan ilkeleri savunan açıklamalar yapmıştı.

PARTİLERİ İÇLER ACISI HALDE

Ortak anayasa çalışması yapan CHPHDP- İP-SP Cumhurbaşkanı adaylığı için henüz ortak bir aday etrafında birleşemedi. CHP’de Muharrem İnce krizi devam ederken, İP’te de Ümit Özdağ ve etrafındakilerin İP yönetimine açtığı savaş devam ediyor. 2023 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri için yine ikinci tur hesapları yapan muhalefet partileri umudunu CHP’nin adayına bağlamış durumda. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin adayı olmaktan çekinirken o da umudunu Gül-Davutoğlu-Babacan üçlüsüne bağlamış durumda. Büyük bir kriz içinde boğuşan muhalefet 2023 seçimlerinde kazanmanın tek yolunu ABD’nin yeni Başkanı Biden’da görmeye başladı.

Seçim çalışmaları sırasında Türkiye’de Erdoğan’ın gitmesi için muhalefetin desteklenmesi ve bunun seçim yoluyla olması gerektiğini söyleyen Biden, CHP’ye umut oldu. Biden’ı dünyada ilk tebrik eden ve sevincini sosyal medya hesabı Twitter’dan duyuran ilk muhalefet partisi lideri de Kemal Kılıçdaroğlu olmuştu.

Bu sevincin sebebi ise CHP’li Ünal Çeviköz’ün Biden’dan beklentisiyle ayyuka çıktı. CHP’li delegelerin sildiği ama Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir türlü vazgeçemediği Ünal Çeviköz, “Biden yönetiminden ilk beklentimizin şu olacağını düşünüyorum: Hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, yargı sisteminin siyasetten arındırılmasına, güçler ayrılığına, demokratik reformlara, medya, ifade, toplanma özgürlüğü gibi tüm temel hak ve özgürlüklere çok güçlü bir vurgu yapması” dedi.

CUMHUR İTTİFAKİ’NIN LİDERLERİ KENETLENDİ

Cumhur İttifakı’nı yıpratmak ve dağıtmak için her yolu deneyen muhalefet bir sonuç alamadı. İçten yıkmak için teşebbüs edenler ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli’nin kararlı duruşuyla bertaraf edildi. AK Parti’de olan ama gönlü Gül-Davutoğlu-Babacan üçlüsünde kalan Bülent Arınç’ın Cumhur İttifakı ruhuna aykırı sözleri fitne ateşi olarak değerlendirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Cumhur İttifakı’na verdiği önemi bir kez daha gösterdi ve “Cumhur İttifakı olarak yapacak daha çok işimiz var” dedi. Cumhur İttifakı’nın milletin iradesini yansıttığını ve milli bir hedefi olduğuna her fırsatta vurgu yapan MHP Lideri Bahçeli de geçmişte ittifakın ruhuna aykırı davranan isimleri uyarmış ve disiplin süreci başlatılmıştı. MHP Lideri Bahçeli, 2023 yılında yapılacak seçimler için ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhur İttifakı’nın adayı olduğunu erkenden açıklayarak ittifak içinde fitne oluşmaya çalışanlara net bir mesaj vermişti.

TÜRKİYE YENİ REFORMLARLA GÜCÜNE GÜÇ KATACAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi, yargı ve demokrasi alanında yapılacak reformların hayata geçirileceğini söylemesinin ardından tekrardan “çözüm süreci” gibi bir sürecin başlayacağı gibi afaki yorumlar karşılıksız kaldı.

Cumhur İttifakı’nın imzaladığı protokol metninde yer alan “Cumhur İttifakı, sadece bir seçim ittifakı olmayıp, Türkiye’ye yönelik iç ve dış kaynaklı hasmane girişimler karşısında, millî ve ahlâkî bir duruş ve bu çerçevede sürdürülecek tarihi bir birlikteliktir” ifadesine olan bağlılık bir kez daha ispat edildi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli de reformlara karşı çıkacağı yönündeki iddiaları, yaptığı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kökleşmesi için ihtiyaç duyulan hukuk, adalet, ekonomi, sosyal ve diğer tüm reformlar Cumhur İttifakı’nın ortak iradesidir. Cumhur İttifakı yaşayacaktır, reformları birbiri ardına hayata geçirecektir, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türk milletinin geleceğinin mimarı olacaktır” konuşmasıyla çürüttü.

ZİLLET İTTİFAKI KİMLERE GÖZ KIRPIYOR?

HDP ile ortak anayasa hazırlığı yapan CHP, İP ve SP’nin yanı sıra aynı ilkeler etrafında birleşen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın da “Parlamenter Sisteme Dönüş” arzularına rağmen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin tüm kurum ve kurallarıyla yerleşerek kalıcı hâle gelmesi için üstün bir gayret gösteren Cumhur İttifakı kararlılığını da her fırsatta ifade ediyor.

Henüz “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” önerisinden neyi kastettiğini anlatamayan zilletin ayağındaki muhalefet partileri eleştiri yapmanın bir adım ötesine dahi geçemiyor. Hazırladıkları taslak metinler Türk milletinin geleceği ve devletin bekası için tehdit oluşturan ibareler etrafında birleşiyor. Zillet ittifakı, Anayasa’nın ilk dört maddesini değiştirmek isteyerek ve sistem değişikliğini sürekli gündemde tutarak ve bunları da karanlık odalarda hazırlayarak kime veya kimlere göz kırpıyor?

Yorumlar