Türkgün | Anne Çocuk | 5 ve 7 yaş arasında başlıyor! Sallanan diş ergenliği hakkında bilinmeyenler

5 ve 7 yaş arasında başlıyor! Sallanan diş ergenliği hakkında bilinmeyenler

Bazen bir dişin hafifçe sallanması, çocuğun dünyasında “artık hiçbir şey eskisi gibi değil” hissini uyandırır ve aile için fark edilmeden başlayan küçük ama etkili bir dönemin kapısını aralar. İşte detaylar...

Bazen bir dişin hafifçe sallanması, çocuğun dünyasında “artık hiçbir şey eskisi gibi değil” hissini uyandırır ve aile için fark edilmeden başlayan küçük ama etkili bir dönemin kapısını aralar. İşte detaylar...

MUHABİR: Süleyman İmdat

Çocuklar büyürken bazı dönemler vardır ki, takvimde yazmaz ama evin havası bir anda değişir. “Sallanan diş ergenliği” denilen süreç de tam olarak böyle bir eşiktir. Bir sabah kahvaltıda fark edilen minik bir sallanma, günlerce süren sorulara, endişelere ve bazen de küçük krizlere dönüşebilir. Aslında olan şey basittir; ama çocuğun dünyasında bu, “bende bir şey değişiyor” duygusunun ilk kez bu kadar net hissedilmesidir.

SALLANAN DİŞ ERGENLİĞİ NEDİR?

“Sallanan diş ergenliği” tıbbi bir tanım değildir. Daha çok ebeveynlerin, çocuklarının bu dönemdeki ruh hâlini anlatmak için kullandığı bir ifadedir. Genellikle 5–7 yaş arasında başlar. Süt dişleri sallanmaya başlar, bazıları düşer, yerlerine kalıcı dişler gelir.

Ama bu süreç sadece dişle ilgili değildir. Çocuk, kendi bedeni üzerinde kontrolünün azaldığını fark eder. Dişin sallanması, düşmesi, aynaya baktığında gördüğü boşluk ya da farklı görüntü, onun için yeni ve biraz da ürkütücü bir deneyimdir. Bu yüzden bu dönem, küçük bir “duygusal geçiş” evresi gibi yaşanır.

BU DÖNEMDE ÇOCUK NE HİSSEDER?

Her çocuk aynı tepkiyi vermez. Kimi çocuk “Büyüyorum” diyerek gurur duyar, kimisi ise sessiz bir kaygı taşır. En sık görülen his, belirsizliktir.

“Canım acır mı?”, “Ya yutarsam?”, “Ya dişim düşerse ne olacak?” gibi sorular çocuğun zihnini meşgul eder. Bu sorular bazen öfke, bazen huzursuzluk, bazen de içine kapanma olarak dışarı yansır.

Bazı çocuklar dişiyle sürekli oynar, aynaya sık sık bakar. Bazıları yemek yerken tedirgin olur, bazıları da gece uyumakta zorlanır. Bunların hepsi, çocuğun yaşadığı değişimi anlamlandırmaya çalışmasının doğal bir sonucudur.

EBEVEYNLER NEDEN ZORLANIR?

Bu dönem sadece çocuk için değil, ebeveyn için de sınayıcı olabilir. Çünkü yetişkin gözüyle bakıldığında “küçücük bir diş” gibi görünen şey, çocuk için büyük bir meseledir.

“Abartıyor”, “Ne var bunda?” gibi tepkiler çoğu zaman iyi niyetlidir ama çocuğun duygusunu daha da büyütebilir. Çocuk, anlaşılmadığını hissettiğinde korkusu artar. Oysa burada asıl ihtiyaç, çözümden çok anlaşılmaktır.

BU SÜREÇTE NASIL DAVRANMAK GEREKİR?

En etkili yaklaşım, sakin ve açıklayıcı olmaktır. Dişlerin neden sallandığını, bunun büyümenin doğal bir parçası olduğunu basit cümlelerle anlatmak çocuğu rahatlatır.

Çocuğu dişi düşsün diye zorlamak ya da sürekli “Hala düşmedi mi?” diye sormak, baskı yaratabilir. Dişin kendi zamanında düşeceğini bilmesi, çocuğun kontrol duygusunu güçlendirir.

Küçük hikayeler, oyunlar ya da diş düştüğünde yapılacak minik bir kutlama, süreci daha keyifli hâle getirebilir. Ama en önemlisi, çocuğun korkusunu ciddiye almaktır.

AĞIZ BAKIMI BU DÖNEMDE NEDEN DAHA ÖNEMLİ?

Sallanan diş varken fırçalama bazen can yakıcı olabilir. Bu yüzden yumuşak kıllı diş fırçaları tercih edilmeli, çocuğa nazikçe yardımcı olunmalıdır.

Diş hekimi kontrolü de bu dönemde çok işe yarar. Bir uzmanın “Her şey yolunda” demesi, çocuğun zihnindeki pek çok soru işaretini ortadan kaldırır. Ayrıca diş düşmesiyle ilgili korkuların normal olduğu, ama geçici olduğu anlatılabilir.

KÜÇÜK BİR DİŞ, BÜYÜK BİR ADIM

Sallanan diş ergenliği, çocuğun hayatındaki ilk somut “değişim” deneyimlerinden biridir. Doğru yaklaşımla bu dönem, korku değil özgüven kazandıran bir anıya dönüşebilir.

Sabırlı olmak, dinlemek ve çocuğun duygusuna alan açmak; hem dişlerin hem de duyguların sağlıklı bir şekilde yerli yerine oturmasına yardımcı olur.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...