“19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” gibi anlamlı bir milli bayramda Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nin düzenlediği “Türk Gençliği Büyük Kurultayı”, Ankara’ya gençlik dinamizminin damgasını vurdu. Başkente sel gibi akın eden Ülkücü gençlik, Ülkü Ocakları’na ilk adım attığımız günlerde coşkuyla söylediğimiz marştaki gibiydi:
“Allah korusun Allah,
Bu gelen bizim gençlik,
Kırk bin kere maşallah,
Bu gelen bizim gençlik.”
Salonun içini hınca hınç dolduran, dışarıya taşan Ülkücü gençlik, “Durma ilerle, evlatların seninle!” nidalarıyla sadakatini haykırarak Türk milliyetçiliğinin ve Ülkücü Hareket’in Lideri Sayın Devlet Bahçeli’yi salon dışında kilometrelerce uzunluktaki kortejle karşıladı. Bu muhteşem manzara, Bozkurtların gücünü, kudretini ve heyecanını bir kez daha tüm dünyaya gösterdi.
Dünyanın en büyük gençlik teşkilatı olarak kabul edilen Ülkü Ocakları’na yakışır destansı bir manzara karşımızdaydı.
Sayın Devlet Bahçeli de bu tarihi manzarayı şu sözlerle taçlandırdı:
“Yüreğinde Ergenekon’un demirden dağları eriten kudretini; fikriyatında Malazgirt’in Anadolu’yu vatan kılan kararlılığını; istikametinde İstanbul’un çağ açıp çağ kapatan fetih ufkunu, adımlarında Samsun’un istiklal meşalesini taşıyan Türk gençliğini bu anlamlı günde burada görmek tarifsiz bir onur benim için.”
***
Kurultayın bir gün öncesinde “TEKNOCAK Teknoloji ve İnovasyon Festivali” ile başlamış olması da ayrı bir gurur kaynağıydı. Ülkücü gençliğin çağın teknolojik gelişmeleriyle iç içe olduğunu eserleriyle bir kez daha ispat ettiği bu festivalde, sağlık teknolojilerinden savunma sanayisine, su altı araçlarından uydu terminallerine, sulama sistemlerinden eğitim robotlarına kadar uzanan geniş bir yelpazedeki projeler, Ülkücü gençlerin yüksek zekâsını, yeteneğini ve vizyonunu gözler önüne serdi.
Ülkü Ocakları tarafından sergilenen projeler, Sayın Devlet Bahçeli’nin konuşmasında şu sözlerle tarif ettiği Ülkücü gençliğe her yönüyle uyuyordu:
“Boş sözlerin, hamasi sloganların değil; büyük eserler verme idealinin peşinden giden bir gençlik…
Kuru gürültülerin değil; somut projelerin, tüketim kolaycılığının değil; uluslararası sahada bayrağımızı dalgalandırmanın derdine düşen bir gençlik…”
Bu gençlik, başta Göktürk, Selçuklu ve Osmanlı olmak üzere tarihteki tüm Türk devletlerinin zengin mirasından kopmadan, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni ilimde, irfanda, kültürde, teknolojide, sanatta, sporda ve tarımda çağın gereklerine göre hazırlayıp yüceltecek kudrettedir. “İşte buradayız!” demiştir.
Ülkücü Türk gençliğini bu tür teknolojik projeleri hayata geçirmeye odaklayan, motive eden, her türlü maddi ve manevi desteği sağlayan, disiplinli, düzenli ve edepli bir şekilde Türk milletine takdim eden Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım da alkışı fazlasıyla hak etmektedir.
Türk milliyetçiliğinin ve Ülkücü Hareket’in Lideri Sayın Devlet Bahçeli de bu başarıyı şu sözlerle onurlandırmıştır:
“Başta Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım olmak üzere Ülkü Ocakları’nda yetişmiş ve neslimizi tertemiz yetiştirmeye devam eden tüm dava ve yol arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”
Ülkü Ocakları’nın “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” gibi anlamlı bir günde Ankara’da sergilediği vizyon, Türk gençliği için cazibe merkezi olma sınırlarını bir hayli yükseltmiştir. Ne mutlu ki, Türk milleti için yaşayan ve üreten Ülkü Ocakları var. O hâlde yüksek sesle haykıralım:
Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Ülkü Ocakları! Bu duamızı dilimizden ve gönlümüzden düşürmeyelim.