Türkgün | Anne Çocuk | Ebeveynler dikkat! Telefon geçici çözüm değil, kalıcı sorun oluşturuyor

Ebeveynler dikkat! Telefon geçici çözüm değil, kalıcı sorun oluşturuyor

Ebeveynler, günlük yaşamın koşuşturması içinde çocukların oyalanması veya sakinleşmesi amacıyla telefon, tablet gibi dijital cihazlarla uzun süre vakit geçirmelerine izin verebiliyor. Ancak, erken yaşta ekranla tanışan çocuklar hem psikolojik hem de fiziksel açıdan birçok sorunla karşılaşabiliyor. Doç. Dr. Yaşar Barut, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.

Ebeveynler, günlük yaşamın koşuşturması içinde çocukların oyalanması veya sakinleşmesi amacıyla telefon, tablet gibi dijital cihazlarla uzun süre vakit geçirmelerine izin verebiliyor. Ancak, erken yaşta ekranla tanışan çocuklar hem psikolojik hem de fiziksel açıdan birçok sorunla karşılaşabiliyor. Doç. Dr. Yaşar Barut, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.

MUHABİR: Çiğdem Özkan

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaşar Barut, çocukların erken yaşta dijital cihazlarla tanışmasının zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimleri üzerinde önemli olumsuz etkiler oluşturatabileceğini belirtti.Barut, özellikle 0-6 yaş arası çocukların, ekran başında geçirdikleri sürenin artmasının gelişim açısından kritik riskler oluşturduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“Çocukların erken yaşta telefonla tanışması, özellikle beyin gelişiminin en hızlı olduğu 0-6 yaş döneminde olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu yaş grubundaki çocuklar için deneyimleyerek öğrenme, oyun ve yüz yüze sosyal etkileşim büyük önem taşır. Telefon gibi pasif ekranlar, çocukların dili anlama, duyguları tanıma ve ifade etme gibi gelişim alanlarında gecikmelere yol açabilir.”
 

EKRAN SÜRESİ DİKKAT, UYKU VE SOSYAL BECERİLERİ ETKİLİYOR

Telefon ve tablet gibi dijital cihazların uzun süreli kullanımı, çocuklarda dikkat eksikliği, uyku düzensizlikleri ve sosyal becerilerde zayıflık gibi sorunlara yol açabiliyor. Doç. Dr. Yaşar Barut, “Bilimsel araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin çocuklarda dikkat dağınıklığı, hiperaktivite, uyku problemleri ve sosyal etkileşimlerde yetersizlik ile bağlantılı olduğunu gösteriyor. Özellikle hızlı görsel geçişler içeren dijital içerikler, çocukların dikkat sürelerini kısaltabiliyor. Ayrıca mavi ışık, uyku hormonlarını baskılayarak uykuya geçişi zorlaştırabiliyor. Sosyal gelişim açısından da yüz yüze etkileşimlerin yerini ekranın alması, empati ve sosyal ipuçlarını okuma becerilerini olumsuz etkiliyor” dedi.

TELEFON ÖDÜL VE CEZA ARACI OLMAMALI

Birçok ebeveynin çocuklarını sakinleştirmek veya oyalanmasını sağlamak için dijital cihazlara başvurduğunu belirten Doç. Dr. Barut, bunun uzun vadede duygusal düzenleme becerilerini olumsuz etkileyebileceğini söyledi:
“Telefonun bir ‘sakinleştirici’ veya ‘ödül-ceza aracı’ olarak kullanılması, çocukların duygusal düzenleme becerilerini geliştirmesini engelleyebilir. Çocuklar, zorlayıcı duygularla başa çıkmayı öğrenmek yerine, bu duyguları bastırmak için dışsal araçlara bağımlı hale gelebilir. Telefonun sakinleştirici olarak kullanılması, ilerleyen yaşlarda stres, kaygı veya öfke ile başa çıkmada güçlük yaşamalarına yol açabilir.”

ÇOCUKLARINIZA TEKNOLOJİ KULLANIMINDA ROL MODEL OLUN

Çocukların teknolojiyle sağlıklı bir ilişki geliştirebilmesi için ebeveyn ve öğretmenlere önemli görevler düştüğünü belirten Barut, uygulanabilir önerilerde bulundu:
“Çocuklarınıza teknoloji kullanımı konusunda rol model olun. Ebeveynler ve öğretmenler, kendi davranışlarıyla örnek olmalı; sınırsız ve dikkatsiz ekran kullanımı yapan bir yetişkin, çocuğa sınır koyamaz.
Okul öncesi dönemde ekran süresi günde 1 saati geçmemeli. Bunun yerine çocuklar kitap okumaya, açık hava oyunlarına ve çeşitli etkinliklere yönlendirilmeli.
Çocuğunuzla birlikte dijital içerikleri izlemek ve sonrasında tartışmak, onun dijital dünyayı anlamasını ve medya okuryazarlığını geliştirmesini sağlar.
Günlük yaşamda ekranlardan uzak zamanlar planlamak, örneğin yemek saatleri veya yatmadan önce dijital molalar, sağlıklı kullanım alışkanlığı kazandırmada etkili olur.”

MEDYA OKURYAZARLIĞI OKUL MÜFREDATLARINA EKLENMELİ

Çocukların ekran bağımlılığı ve dijital cihaz kullanımıyla mücadelede devlet politikalarının destekleyici olması gerektiğini vurgulayan Barut, şunları söyledi:

“Devlet politikaları, çocukların sağlıklı dijital medya kullanımı konusunda bilinçli bireyler olarak yetişmesini sağlamak için medya okuryazarlığını okul müfredatlarına entegre etmeli. Ailelere rehberlik hizmetleri sunulmalı ve ekran yerine aktif öğrenme teşvik edilmeli. İskandinav ülkelerinde uygulanan ‘ekran detoksu günleri’ veya Japonya’daki sınırlı ekran politikaları, çocukların teknolojiyle sağlıklı bağlar kurmasına yardımcı olan başarılı örneklerdir.”
 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...