Ebeveynlikte en zor şey, görmeyi umduğumuz çocukla, gerçekten karşımızda duran çocuk arasındaki farkı anlamaktır. Bir çocuk psikiyatrının yirmi yıllık gözlemi; düşük özgüvenin çoğunlukla "uslu çocuk" veya "utangaç mizaç" maskesinin arkasına gizlendiğini gösteriyor.
5 Soru, 5 Dakika: Gerçek İç Dünya
Bu sorular bir sorgulama değil, akşam yemeğinde veya yolda yürürken sorulan doğal bir merakın parçası olmalı. İşte o kritik sorular:
Değişim Arzusu: "Kendinde bir şeyi değiştirebilseydin bu ne olurdu?" sorusuna "Her şeyimi" cevabını veren bir çocuk, varlığından mutsuz olabilir.
Sosyal Aitlik: "Arkadaş olmak isterler mi?" sorusundaki "Hayır" cevabı, çocuğun kendini "sevilmeye değer" bulmadığının işaretidir.
Yetenek Farkındalığı: "En iyi yaptığın şey ne?" sorusuna verilen "Bilmiyorum" cevabı, çocuğun kendi başarılarını göremediği anlamına gelir.

Hata Algısı: Hata yaptığında kendine "Aptalım" diyen çocuk, dış dünyadan çok kendi iç sesiyle cezalandırılıyordur.
Topluluk Önünde Olma: "Herkes bana güler" endişesi, yetersizlik hissinin en somut dışavurumudur.
Çocuğun Özgüveni Nasıl Onarılır?
Eğer bu testten "olumsuz" sonuç çıktıysa, çözüm "Sen harikasın!" demekten geçmiyor. Çünkü özgüveni düşük bir çocuk, bu genel övgüleri gerçek dışı bulur.
Somut Farkındalık: "Aferin" yerine, "Bugün vazgeçmeden o resmi bitirmen çok sabırlı olduğunu gösterdi" diyerek süreci ve emeği takdir edin.
Kıyaslama Virüsü: Onu sadece kendi dünkü haliyle kıyaslayın. Başka çocuklar onun standardı olmamalı.
Küçük Başarılar: Başarabileceği küçük sorumluluklar vererek, "Yapabiliyorum" hissini hücrelerine kodlamasını sağlayın.