Türkgün | Başyazı | Artık şu kibri, ukalalığı bırak!

Artık şu kibri, ukalalığı bırak!

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

Ekrem İmamoğlu, CHP’ye virüs gibi sızıp bünyede biraz palazlanınca partinin tüm kurumsal ilkelerini ve köklü geleneklerini yerle bir etti. Koskoca genel başkanları elinde kukla gibi oynatmaya çalıştı. Kemal Kılıçdaroğlu buna müsaade etmeyince de organize bir şekilde onu devirdiler. Özgür Özel ise Kılıçdaroğlu’nun has adamı gibi görünürken, arkasından gözyaşı dökerken bir anda Ekrem İmamoğlu’nun emir eri hâline dönüştü.

Mahkemelerin tescillediği şaibeli kurultayın ardından genel başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte de CHP’yi fiilen Ekrem İmamoğlu adına yönetmeye başladı. CHP’nin bugün yaşadığı tüm bu trajedinin asıl sebebi, Ekrem İmamoğlu isimli virüsün partiyi kendi hırslarını ve heveslerini tatmin etmek için kullanma azgınlığıdır. CHP tarihinde bir belediye başkanının partiyi böylesine oyuncak gibi eline alıp kurumsal yapısını bu denli tahrip ettiğine şahit olunmamıştır.

Geçtiğimiz günlerde bir haber sitesine röportaj veren İmamoğlu’nun her kelimesi, her cümlesi ikiyüzlülük ve riya kokuyordu. Samimiyetsiz ve hormonlu düşünceler her yanından akıyordu.

Anavatan Partisi’nde siyasete başlamış, AK Parti’ye girebilmek için bağışlarda bulunup kapıdan çevrilmiş, FETÖ’nün medya kanalı Samanyolu TV’de spor yorumculuğu yapmış bir adam, şimdi sızdığı CHP’de “Yuvamız, yurdumuz, mahremimiz orası bizim. Bu sözlerimi eminim bütün Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarım çok iyi anlayacaktır.” nutukları atıyor. İdeolojisiz ve dünya görüşsüz Ekrem İmamoğlu, ne geldiği yeri ne de gideceği yeri hâlâ bilmiyor.

2019’da İBB Başkanı olur olmaz işini gücünü bırakıp Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olma hayaline kapılan Ekrem İmamoğlu’nun karakteri, ahlakı ve ilişkileri o günden itibaren tamamen ortaya döküldü. Sahte diploma, rüşvet ve yolsuzluk sarmalı onu tamamen etkisiz hâle getirmişken, CHP’nin iktidara gelip bu sarmaldan kendisini kurtaracağı hayalini kurduğu için partideki son gelişmeler psikolojisini bir hayli bozmuştur.

Kemal Kılıçdaroğlu’nu kastederek daha önce “Beni betona gömmek istiyor.” demişti.

Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP Genel Başkanı olması ihtimali karşısında korku dozunun şüphesiz katlandığı görülmektedir.

Kibir, böbürlenme ve ukalalık hâlini de hâlâ terk etmiyor.

Röportajda kendisine, “MHP Genel Başkanı kurultay tarihine kadar CHP’ye bir yol haritası veriyor. Bunu nasıl karşılıyorsunuz?” şeklinde bir soru soruyorlar. Sergilediği ukalalığa bakar mısınız?

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin yol haritasını yalnızca partililerimiz belirler. Ne iktidar odaklarının ne de iktidarın kayyımlığını yapan ve kurultayımızı engelleyenlerin partimiz üzerine söylediği sözlerin bir kıymeti yoktur.”

CHP’yi kendi hevesleri ve hırsları uğruna tarumar eden, Türkiye’nin en köklü partisinin kurultayına şaibe bulaştıran, belediyelerine yolsuzluk ve rüşveti musallat eden adamın pişkinliği ve yüzsüzlüğü işte tam da budur. Kırk kapı dolaşıp CHP’ye gelmiş biri olarak, sağduyulu bir şekilde toplumsal istikrara katkı vermek isteyenlere hadsizlik yapıyor.

CHP gerçekten arınmak istiyorsa, bu siyasi virüsü bünyesinden acilen temizlemelidir. Kuruluş felsefesine ve millî çizgisine dönmek istiyorsa, Ekrem İmamoğlu gibi modellerin CHP’de yeri olmamalıdır. Onun riyakâr, ikiyüzlü ve samimiyetsiz Atatürk söylemlerine aldanan varsa, bilin ki en büyük CHP düşmanı da odur.

İstanbul’a bir çivi çakmamış, görevi başında iken tatilcilik oyunu oynamış böyle bir adamı kurtarıcı görenlerin kafası zaten sağlıklı bir düşünce taşıyamaz. 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...