Türkgün | Başyazı | Batı'nın ülkücülere yönelik rapor iftiraları

Batı'nın ülkücülere yönelik rapor iftiraları

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

Batı ülkeleri, sıklıkla aklın, medeniyetin, demokrasinin ve hukukun beşiği olarak gösterilir. Ancak pek az kişi bu kavramların gerçek tarihine bakarak konuşur. Bir Batılı lider, takım elbiseli ve kravatlı diye medeni olmaz; teknolojik üstünlükleri de onların karanlık sicilini silmeye yetmez. Peki, Amerika'nın teknolojik üretimleri sayesinde dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanı öldürme sicili temizlenebilir mi? Almanya, İngiltere ve Fransa için de durum aynıdır. Fakat ne hikmetse tarihlerinde milyonlarca insanın ölümüne sebep olan ve bugün bile öldürmelere devam eden bu ülkeler, demokrasi, özgürlük ve hukuk kavramlarını ağızlarından düşürmüyorlar.

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporu taslağında Ülkü Ocakları için AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında yaptırım uygulanmasının değerlendirilmesini talep etmesi gündeme gelince, ister istemez aklıma Batı’nın bu karanlık sicili geldi.

Geçtiğimiz günlerde medyaya yansıyan haberlere göre; Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın (BfV) 2025 raporunda Türkiye’nin Almanya’daki etkisine ve Türk milliyetçi yapılanmalarına geniş yer ayrıldı, Ülkücüler özellikle ön plana çıkarıldı. Avrupa Parlamentosu raporunda da Ülkücülerle ilgili ayrı bir bölüm yer aldı. Parlamento, Ülkü Ocakları hakkında AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında yaptırım uygulanmasının değerlendirilmesini talep etti. Gerekçe olarak öne sürülen iddialar şöyle sıralandı:

• Siyasi şiddet ve saldırılar,
• Nefret söylemi ve ayrımcılık,
• Azınlıklara ve muhaliflere yönelik tehditler,
• Demokratik toplum düzenine yönelik riskler.

***

Oysa Almanya ve diğer Batı ülkelerinde faaliyet gösteren Türk milliyetçisi ve Ülkücü hiçbir kurum, bu iddialarda belirtilen davranışları sergilememektedir. Bir tane somut örneğini dahi göstermeleri mümkün değildir. Bu başlıklar baştan sona art niyetli, Türk düşmanlığı amacıyla uydurulmuş hezeyanlardır.

Almanya, Hitler döneminde 6 milyon Yahudiyi acımasızca katletmiş, bugün de o utancın ezikliğiyle Siyonistlerin Gazze’deki soykırımına açık destek vermektedir. İşte bu sicil sahibi Almanya, “şiddet, saldırı, nefret, ayrımcılık ve tehdit” gibi başlıkları bahane ederek, yere sigara izmariti atmayacak kadar kurallara, nezakete ve temizliğe dikkat eden Türk milliyetçisi ve Ülkücü kurum yöneticilerini Avrupa’da hedef göstermeye çalışmaktadır.

Avrupa’da yaşayan her Ülkücü Türk, bulunduğu ülkenin ekonomisine alın teriyle katkı sağlarken, onları bölücü terör örgütü mensuplarına bile yapmadıkları bir yaftalamayla fişleyip hedef göstermek gerçek bir zihniyet ayıbıdır. Avrupa ülkeleri önce kendi karanlık sicillerine baksın, ardından bulundukları ülkelerin yasalarına ve hukuk kurallarına tam uyum sağlayarak, kendilerine tanınan demokratik haklar çerçevesinde faaliyet gösteren Ülkücülere bu iftiraları atmaktan vazgeçsin.

Zira bu başlıklarla Avrupa’daki Ülkücülere ve Türk milliyetçilerine atılan iftiraların hiçbiri tutmaz; çünkü bunlara örnek gösterilecek tek bir somut davranış dahi yoktur.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...