Türkgün | Başyazı | Bu gardaşlığı hiçbir güç bozamaz!

Bu gardaşlığı hiçbir güç bozamaz!

Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Son dakika gelişmelerinden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
KAYNAK: Yıldıray Çiçek

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk, Azerbaycan’la kardeşliğimizi şu sözleriyle dile getirmişti:

“Azerbaycan’ın kederi kederimiz, sevinci sevincimizdir.”

Türk milleti olarak soydaşımızın, gardaşımızın kederini kederimiz, sevincini sevincimiz bilmekten başka türlü davranmamız mümkün değildir.

Bu kardeşlik ve gönül bağı elbette yalnızca Azerbaycan’la sınırlı değildir. Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Doğu Türkistan, KKTC ve Türk’ün yaşadığı her coğrafya, bu duygu ağının ayrılmaz bir parçasıdır.

Bugünlerde Türkiye-Azerbaycan gardaşlığı üzerine fitne tohumları ekilmeye çalışılmaktadır. Azerbaycan yönetiminin okullarda kılık kıyafet konusunda aldığı yeni yönetmelik kararından sonra bu tohumlar, bir anda Türkiye ile Azerbaycan arasında serpilmeye başlandı.

Bazıları, inanç özgürlüğünü dile getirmekten ziyade, köklü Türkiye-Azerbaycan gardaşlığını bozmaya yönelik bir dil ve üslup kullanmaktadır.

Ben, Azerbaycan sevdalısı bir Türk milliyetçisi olarak Azerbaycan’da İslam odağındaki inanç özgürlüklerini savunurum. Azerbaycan’da toplumsal kutuplaşma, ayrışma ve çatışma yaratabilecek her türlü gelişmeye karşı sağduyu ve dikkat çağrıları yapabilirim. Ama birilerinin yaptığı gibi, Türkiye-Azerbaycan gardaşlığına zarar verecek yorumlarda asla bulunmam…

30 yıl önce, Azerbaycan toprağı Karabağ Ermeni işgali altına girdiğinde yüreğimiz yanmıştı; 30 yıl sonra ise Türk’ün dayanışmasıyla Karabağ’ın işgalden kurtuluşunu sevinç gözyaşlarıyla karşıladık. Karabağ’daki dayanışmamız, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki gardaşlığı, birliği ve beraberliği en yüksek mertebeye taşıdı.

Birileri, aramızdaki bu güçlü bağı kıskanmış ve bu gardaşlığı bozmak için provokatörlüğe soyunmuş olabilir. Türkiye-Azerbaycan gardaşlığına İsrail’in de İran’ın da düşmanlık gözüyle baktığı ve bu birlikteliği kıskandığı açıktır. Onların ekmeğine yağ sürecek malzemeler vermeden, çözülmesi gereken hangi mesele varsa gardaşça, soydaşça çözmeliyiz. Sağduyu hakim olursa çözülmeyecek meselemiz yoktur.

Karşılıklı dil, üslup ve davranış çok önemlidir. Gerek Türkiye gerekse Azerbaycan, İsrail-İran ikilisinin bu süreçten nemalanmasına izin vermemelidir. Çünkü bu ikili, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini kem gözlerle takip etmekte ve gelişmeleri garezle fırsata çevirmenin peşinde koşmaktadır.

Bu süreçte MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin şu çağrısı, her Türk için bir sağduyu haritasıdır:

“Başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyası arasındaki kardeşlik hukukunu ve gönül bağını zedeleyecek hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine müsaade etmeden, Türk cumhuriyetlerinin egemenlik ve bağımsızlıklarına karşılıklı saygı temelinde iş birliğimizi derinleştirmek, tarihimizin bizlere yüklediği sorumluluk bilinciyle ortak geleceğimizi inşa etmek, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefini Türk dünyasının yükselişiyle buluşturmaktır.”

Türkiye-Azerbaycan ilişkisi konusunda bazılarının derdinin üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olduğu çok net anlaşılmaktadır.

Türk dünyasındaki her adım Türk milletine kazanım olarak yansırken, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde hâkim olması gereken, sağduyudur. Yüreğimiz hep şu duygudadır:

“Azerbaycan Türkiye’dir
Türkiye Azerbaycan
Hedefimiz Kızılelma
Tende durdukça bu can”

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...