Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Selim Yurdakul, “Türk ve Türkiye Yüzyılında Demografik Dönüşüm ve Yaşlanan Nüfus Politikaları Çalıştayı”nda yaptığı konuşmada, Türkiye'de yaşanan demografik değişime, yaşlanan nüfusun ekonomik, sosyal ve stratejik sonuçlarına ve bu alanda geliştirilmesi gereken politikalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin talimatları ve himayelerinde yaklaşık dört aydır yürüttükleri çalıştayın nihai çalışma toplantısında konuşan Yurdakul, Türk milletinin geçmişiyle geleceği arasındaki köprünün korunması ve geleceğe hazırlanılması amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.
Türk medeniyetinde yaşlı insanların yalnızca belirli bir yaşın üzerindeki vatandaşlar olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Yurdakul, “Bizim kültürümüzde aksakal vardır. Büyüğe hürmet vardır. Ana-baba duası vardır. Dedenin torununa anlattığı destan, ninenin evladına öğrettiği gelenek vardır.” ifadelerini kullandı.
Yurdakul, yaşlıların aile yapısında hayatın dışına itilmiş insanlar olmadığını vurgulayarak, “O evin hafızasıdır. O ailenin geçmişidir. O milletin yaşayan arşividir.” dedi.
Yaşlıların yalnızca emekli maaşı alan, bakım hizmeti alan veya sağlık sisteminden daha fazla yararlanan bir nüfus grubu olarak tanımlanamayacağını kaydeden Yurdakul, yaşlılık meselesine yalnızca sosyal yardım penceresinden bakılamayacağını belirtti.
Yurdakul, “Yaşlı insanımız, dünün tecrübesini yarının evladına taşıyan köprüdür. Yaşlı insanımız yaşayan hafızamızdır. Ve milletler hafızalarını kaybettiklerinde yalnız geçmişlerini değil, geleceklerini de kaybederler.” değerlendirmesinde bulundu.
“Türkiye aynı anda hem doğurganlık hızının azaldığı hem de giderek yaşlanan bir demografik yapıya ilerliyor”
Yurdakul, çalıştayın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yıllar öncesinden gördüğü demografik değişimin ve yürüttükleri bilimsel ve siyasi çalışmaların devamı olduğunu ifade etti.
Bir konu gündeme geldiğinde birkaç cümleyle geçiştirmediklerini belirten Yurdakul, fikri takiple, bilimsel çalışmaların ışığında politikalarını şekillendirdiklerini söyledi.
Yurdakul, “Biz; Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin ifadeleriyle ‘önce ülkem ve milletim’ şiarıyla siyaset yaptığımız için, her politikamızı siyaset üstü bir anlayış ve milli çıkarlarımızı tahkim eden bir bakış açısıyla geliştiriyoruz. Sorunu görüyoruz. Bilim insanına soruyoruz. Veriyi inceliyoruz. Sahaya gidiyoruz. Çözüm üretiyoruz. Sonra o çözümün peşini bırakmıyoruz.” diye konuştu.
Bu kapsamda ilk büyük adımlardan birinin Aile Kurumu Çalıştayı olduğunu anlatan Yurdakul, yaklaşık 120 günlük hazırlık ve saha sürecinin ardından 14-15 Eylül 2024 tarihlerinde 142 akademisyen, bilim insanı ve uzmanla 12 ayrı çalışma masasında aile kurumunu bütün yönleriyle ele aldıklarını bildirdi.
Çalıştayda riskleri, sorunları, tehditleri ve çözüm önerilerini değerlendirdiklerini aktaran Yurdakul, ortaya çıkan çalışmaların üç ciltlik kapsamlı bir kurumsal hafızaya dönüştüğünü kaydetti.
Toplantıda toplumsal ve demografik değişimler, nüfus politikaları, küresel tehditler karşısında aile, çocuklar ve gençler, dijital ve madde bağımlılığı, bireyselleşme, modernleşme, yalnızlık, yaşlıların sorunları, aile ekonomisi, kadın ve genç istihdamı gibi başlıkların ele alındığını belirten Yurdakul, yaşlanan Türkiye çalışmasının temelinin de bu çalıştayda atıldığını ifade etti.
Yurdakul, “O çalıştayda bir şeyi çok net gördük: Doğurganlık azalıyor, nüfus azalıyor. Aileler küçülüyor. İnsan ömrü uzuyor. Türkiye aynı anda hem doğurganlık hızının azaldığı hem de giderek yaşlanan bir demografik yapıya ilerliyor.” dedi.
2025 yılında toplam doğurganlık hızının 1,42'ye gerilediğini, 65 yaş üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payının yüzde 11,1'e ulaştığını belirten Yurdakul, bu dönüşümün iki ayrı yüzünün ortaya çıktığını kaydetti.
20 maddelik nüfus politikası önerisi
Doğum hızının artırılmasına yönelik yalnızca tespit yapmakla yetinmediklerini bildiren Yurdakul, aktif pronatalist nüfus politikaları geliştirdiklerini ve 20 maddelik politika yaklaşımlarını Devlet Bahçeli'nin talimatlarıyla kamuoyuyla paylaştıklarını söyledi.
Yurdakul, önerileri şöyle sıraladı:
- Uzun vadeli bir devlet nüfus stratejisi,
- Çalışan anneye güçlü doğum desteği,
- İş yerlerinde ücretsiz kreş,
- İlçe ölçeğinde kreş ve gece bakım merkezleri,
- Çocuk başına düzenli destek,
- Enerji faturalarında çocuk indirimi,
- Aile dostu vergi politikaları,
- Ev içi bakım emeğinin sosyal güvenceye alınması,
- Yeni evleneceklere finansman desteği,
- Genç çiftlere konut güvencesi,
- Babalık ve ebeveynlik izinlerinin güçlendirilmesi,
- Aile danışmanlığı,
- Üreme sağlığı konusunda bilimsel bilgilendirme,
- İnfertilite ve yardımcı üreme tedavilerinin desteklenmesi,
- Eğitim ile aile hayatının birlikte yürütülebilmesi,
- Eğitim sürelerinin ve mesleki eğitimin yeniden değerlendirilmesi,
- Aile dostu şehirler ve bölgesel kalkınma,
- Aile bilinci ve medya sorumluluğu,
- Üç ve daha fazla çocuklu ailelere temel destekler,
- Güçlü bir ulusal demografik veri izleme sistemi.
Yurdakul, “Çünkü bizim görevimiz yalnızca sorunu tarif etmek değildir. Biz çözüm üretmek zorundayız. Çünkü nüfus meselesi bir ülkenin beka meselesidir.” ifadelerini kullandı.

“Bilimin siyasete, bilginin devlet politikasına dönüştüğü bir merkez üssü meydana getirmek istiyoruz”
Aile Kurumu Çalıştayı'nın ardından Türk ve Türkiye Yüzyılı'nda sağlık sisteminin geleceğini de ele aldıklarını aktaran Yurdakul, 160 bilim insanı ve uzmanla 13 ana temada sağlık sistemini incelediklerini bildirdi.
Koruyucu sağlık hizmetlerinden aile hekimliğine, hastanelerden acil sağlık hizmetlerine, sağlık insan gücünden ilaç ve tıbbi cihaza, sağlık ekonomisinden rehabilitasyona kadar geniş kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini anlatan Yurdakul, kronik hastalıklar, erken tanı, rehabilitasyon ve koruyucu sağlık hizmetlerinin yaşlılık politikalarının da vazgeçilmez parçaları olduğunu vurguladı.
Halk sağlığından yapay zekaya kadar 13 ayrı temada çalışmalar yürüttüklerini ve raporu MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye teslim ettiklerini belirten Yurdakul, ayrıca “Türkiye'de Sağlık Politikalarında Yapay Zekânın Yeri ve Tıbbın Geleceği” panelini düzenlediklerini söyledi.
Bir siyasi partinin genel merkezinde yapay zeka kullanılarak böyle bir panelin ilk defa düzenlendiğini ifade eden Yurdakul, amaçlarının farkındalık yaratarak Türk milletinin teknoloji ve bilgi alanında dünyanın gerisinde kalmamasını sağlamak olduğunu kaydetti.
Üniversitelerdeki bilimsel birikimi, gençleri, özel sektörü ve kamu kurumlarını ortak bir gelecek vizyonunda buluşturmayı savunduklarını dile getiren Yurdakul, şunları kaydetti:
“Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bilimi siyasetten ayrı görmüyoruz. Tam tersine; bilimin siyasete, bilginin devlet politikasına dönüştüğü bir merkez üssü meydana getirmek istiyoruz.”
Yurdakul, nüfus ve yaşlılık politikalarının sloganlarla oluşturulamayacağını belirterek, “Sloganla nüfus politikası olmaz dedik. Sloganla yaşlılık politikası hiç olmaz dedik. Bunların her biri veri ister, bilim ister, uzmanlık ister, sabır ister, devlet aklı ister.” dedi.
“Teknoloji insana hizmet etmeli; insan teknolojiye köle olmamalıdır”
Aile Kurumu Çalıştayı'nda tespit ettikleri önemli başlıklardan birinin de dijital bağımlılık olduğunu aktaran Yurdakul, bilimsel veriler ve uzmanlarla hazırlanan program kapsamında Ankara'nın Sincan ilçesinde başlayıp Çankaya ve Keçiören'de devam eden “Dijital Köleliğe Geçit Yok” saha çalışmalarını gerçekleştirdiklerini bildirdi.
Bu çalışmalarda yalnızca çocukların ekran bağımlılığını değil, ailenin tamamının dijital çağdaki kırılganlıklarını da ele aldıklarını belirten Yurdakul, gençleri hedef alan sanal kumar ve bağımlılık risklerini, yetişkinleri ve yaşlıları hedef alan dijital dolandırıcılığı, kişisel verilerin kötüye kullanımını ve yaşlıların dijital okuryazarlık ihtiyacını gündeme taşıdıklarını ifade etti.
Yurdakul, “Çünkü bizim teknolojiye karşı bir düşmanlığımız yoktur. Bizim söylediğimiz çok açıktır: Teknoloji insana hizmet etmeli; insan teknolojiye köle olmamalıdır.” diye konuştu.
Dijitalleşmenin aile üzerindeki risklerinin saha programlarının temel çalışma alanlarından biri haline geldiğini belirten Yurdakul, kasım ayı içinde aileler, çocuklar ve gençler için teknoloji bağımlılığı konusunda 25 maddelik bildirimi kamuoyuna sunacaklarını açıkladı.
Yaşlı nüfus 9 milyon 583 bin kişiye ulaştı
Yaşlanan nüfusun ekonomik, sosyal ve stratejik sonuçlarına dikkati çeken Yurdakul, Türkiye'de yaşlı nüfus oranının ilk defa yüzde 11,1 düzeyine çıkarak çift hanelere ulaştığını ve 9 milyon 583 bin kişinin yaşlı nüfus içerisinde yer aldığını söyledi.
Yurdakul, yaşlı nüfus artışının sonuçlarını şöyle sıraladı:
- İş gücü arzının daralması,
- Sosyal güvenlik dengesinin zorlaşması,
- Sağlık ve uzun dönemli bakım ihtiyacının büyümesi,
- Ekonomik büyümenin insan kaynağı bileşeninin zayıflayabilmesi,
- Girişimcilik ve yenilik kapasitesinin yaş yapısının değişmesi,
- Bölgesel nüfus kayıplarının ortaya çıkması,
- Aile içindeki bakım yükünün artması,
- Kamu maliyesinin kuşaklar arası dengesinin değişmesi,
- Milli güvenlik ve stratejik insan kaynağının etkilenmesi.
Bu nedenle yaklaşık dört aydır 80 bilim insanı, akademisyen, uzman ve araştırmacının sekiz ayrı çalışma masasında yoğun biçimde çalıştığını bildiren Yurdakul, çalıştayda yaşlılık konusunun farklı yönleriyle ele alındığını kaydetti.
Sekiz ayrı çalışma masasında yaşlılık politikaları ele alındı
Yurdakul, çalıştayda oluşturulan masaların konu başlıklarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
Geriatri – Yaşlılıkta Sağlık: Birinci basamak yaşlı izlemi, aile hekimliği, kronik hastalık yönetimi, rehabilitasyon, koruyucu sağlık, kadın sağlığı, geropsikiyatri, evde sağlık, palyatif bakım ve yaşam sonu bakım modelleri değerlendirildi.
Gerontolojik Perspektiften Yaşlanma Süreçleri: Aile içinde yaşlanma, yalnızlık, sosyal izolasyon, kuşaklar arası birliktelik, tecrübe atölyeleri, gönüllülük, ikinci üniversite ve yaşam boyu öğrenme çalışıldı.
Bakım Hizmetleri, Uzun Dönemli Bakım ve İnsan Kaynağı: Evde bakım, kurumsal bakım, gündüz bakım merkezleri, bakım standartları, personel, sertifikasyon, hizmet kalitesi ve denetim sistemleri görüşüldü.
Ekolojik Gerontoloji: Yaşlı dostu şehirler, erişilebilirlik, konut, ulaşım, afetlerde yaşlıların korunması ve kırsal yaşlanma başlıkları değerlendirildi.
Geronteknoloji, Yapay Zeka ve Dijital Sağlık: Tele-sağlık, akıllı ev sistemleri, düşme sensörleri, giyilebilir teknolojiler, robotik yardımcılar, yapay zeka destekli bakım ve dijital okuryazarlık konuları çalışıldı.
Yaşlılık Ekonomisi, Sosyal Güvence ve Finansman: Emeklilik sistemleri, yaşlı yoksulluğu, gelir güvencesi, bakım sigortası, sosyal yardımlar, aktif yaşlanma, ileri yaş istihdamı ve üçüncü yaş turizmi masaya yatırıldı.
Kültür, Maneviyat ve Değerler Ekseninde Yaşlılık: Aksakal geleneği, bilgelik aktarımı, toplumsal hafıza, manevi bakım, değer aktarımı ve kuşaklar arası kader birliği değerlendirildi.
Yaşlanma Politikaları, Şiddetle Mücadele, Hukuk ve Yönetişim: Milli nüfus politikaları, yaşlı hakları, yaşlı ayrımcılığı, istismar, Yaşlı Hakları Kanunu ihtiyacı ve kurumlar arası koordinasyon üzerinde çalışıldı.

“Bilim insanının ürettiği bilgiyi millete hizmet edecek iradeye dönüştürmek siyasetin sorumluluğudur”
Çalıştaya katılan bilim insanlarına ve uzmanlara teşekkür eden Yurdakul, salonda yaklaşık 1500 yıllık bilgi ve mesleki tecrübenin bir araya geldiğini ifade etti.
Bilim insanlarının yıllar boyunca edindikleri bilginin dinlenmesi, değerlendirilmesi ve devlet politikası haline gelebilecek önerilere dönüştürülmesinin önemini vurgulayan Yurdakul, “Çünkü bilim insanı, bilgiyi üretir. Siyasetin sorumluluğu ise o bilgiyi millete hizmet edecek iradeye dönüştürmektir.” dedi.
Konuşmasının ardından kısa bir ara verileceğini, daha sonra çalıştayın son çalışma oturumunda sekiz masanın başkanlarının söz alacağını belirten Yurdakul, masa başkanlarının dört aylık çalışma boyunca değerlendirdikleri meseleleri, Türkiye'yi yaşlanma bakımından bekleyen riskleri ve alternatif çözüm yollarını paylaşacaklarını bildirdi.
Yurdakul, ortaya çıkacak kapsamlı nihai raporu çalışmanın her aşamasını himayeleriyle güçlendiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye takdim edeceklerini söyledi.
“Önümüzde daima aynı büyük hedef vardı: Türk milletinin ebediyen var olması”
Konuşmasının sonunda MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye teşekkür eden Yurdakul, Lider Bahçeli'nin kendilerine yalnızca bir çalışma yapma imkanı vermediğini, Türk milletinin bugününün ötesine bakabilme sorumluluğunu da verdiğini ifade etti.
Yurdakul, MHP Lideri Bahçeli'nin günü değil nesilleri düşünmeyi öğrettiğini, sorun ortaya çıktıktan sonra müdahale eden değil, sorun doğmadan tedbir alan devlet aklına işaret ettiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Aileyi çalışırken de, sağlığı çalışırken de, teknolojiyi konuşurken de, nüfusumuzu ve yaşlılarımızı değerlendirirken de önümüzde daima aynı büyük hedef vardı: Türk milletinin ebediyen var olması.
Sayın Genel Başkanımızın yıllara dayanan siyasi tecrübesi, devlet hafızası, Türk milletine duyduğu sarsılmaz bağlılık ve her şart altında milli meseleleri günlük siyasetin üzerinde tutan feraseti; bizler için yalnızca siyasi bir rehberlik değil, aynı zamanda ağır bir mesuliyet kaynağıdır.”
Yurdakul, Türk aile yapısının korunmasından sağlıklı nesillerin yetişmesine, bilim ve teknolojiden yaşlıların onurlu geleceğine kadar yürüttükleri çalışmalarda kendilerine duyduğu güven, gösterdiği istikamet ve sağladığı imkanlar dolayısıyla Bahçeli'ye, kendisi, çalışma arkadaşları, çalıştay heyeti ve bilim insanları adına teşekkür etti.
Genel Başkan Bahçeli'nin Türk milletine hizmet yolunda ömrünü vakfettiğini belirten Yurdakul, “Genel Başkanımızın izinde, bizler de yorulmadan, yılmadan ve karşılık beklemeden çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Yurdakul, çalıştayın Türk milletine, devlete ve geleceğin Türkiye'sine hayırlar getirmesini dileyerek katkı sunan bilim insanlarına, uzmanlara, teşkilat mensuplarına ve misafirlere teşekkür etti. Konuşmasını “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözleriyle tamamladı.