Türkgün | Başyazı | Çocuklar iyi gün görsünler

Çocuklar iyi gün görsünler

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

“Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın denizi mavi olsa ne yazar, olmasa ne…”
— Cahit Zarifoğlu

Trump ve Netanyahu isimli sapkın ikili, Gazze’de on binlerce çocuğun ölümüne neden oldu. Şimdi ise İran ve Lübnan’da da gözünü kırpmadan öldürmeye devam ediyor.

Gazze’de ölümden kurtulan; ancak evsiz, barksız, aç, susuz, ilaçsız; annesiz, babasız, kardeşsiz, dedesiz, ninesiz ve şefkatsiz kalan çocuklar, bu yüzyılda dünya insanlığının en büyük ayıplarından biridir. Nitekim bugün İran ve Lübnan’da da aynı acıyı yaşayan çocuklar vardır.

Keşke çocukların meselesi sadece merhum Cahit Zarifoğlu’nun “çocukları ürkütülmüş bir dünya” tarifinde kaldığı gibi olsaydı. Yalnızca ürkütülselerdi de keşke yaşasalardı; uzuvlarını kaybetmeselerdi, salgın hastalıklara yakalanmasalardı.

Gazze’de bugün, ABD ve İsrail’in ortaya çıkardığı yürek parçalayıcı bir enkaz vardır… Kimi uluslararası raporlara göre yüz binlerce, kimine göre ise on binlerce insan Gazze’de hayatını kaybetmiştir. İsrail, ne zaman Siyonizm yaratıklığı depreşirse yine Gazze’de çadırlarda yaşayan sivilleri hedef almaya devam etmektedir.

Gazze’deki durum, bir bakıma Peyami Safa’nın “Ölüm bir eve girince, sağ kalanları da biraz öldürüyor.” sözünü hatırlatmaktadır. Yetim ve öksüz kalmış, çadırlarda aç, susuz ve hasta bir şekilde yaşamaya çalışan çocuklar; aslında hayatta kalmış olsalar da her geçen gün biraz daha ölmektedir.

Gazze’den her gün yürek parçalayıcı çocuk videoları ve fotoğrafları görüyoruz. Boyundan büyük su bidonları taşıyan çocuklar; bir damla suya, bir parça ekmeğe ulaşmak için çabalayanlar; yağmurda, çamurda, fırtınada ve soğukta hayata tutunmaya çalışan çocuklar… İnsanlık vicdanı taşıyan herkes için bu manzaralar derin bir acı kaynağıdır.

Harabeler içinde nefes alanlar var… Ama buna “yaşamak” demek mümkün müdür?

Koskoca dünya, ABD ve İsrail gibi iki sapkın karşısında çocukları koruyamamış ve yaşatamamıştır. Gazze’de, İran’da, Lübnan’da çocuklar ölmekte; hayatta kalanlar ise perişan hâlde yaşam mücadelesi vermektedir. Bu tablo, insanlık adına son derece vahimdir.

Behçet Necatigil, şiirinde çocuklar için ne güzel bir hayal kuruyordu. Biz de Gazze’de, İran’da, Lübnan’da bombaların gölgesinde yaşayan bütün masum çocuklar için aynı hayali kurmalıyız:

“Bütün çocuklar
yokluk bilmesinler.

Et, şeker, süt bulsunlar;
giyimli, tok ve rahat
gitsinler okullara,
sınıflarını geçsinler.

Büyükler biraz daha yorulsun,
onlar da büyüsünler,
onlar da mesut olsunlar.

Geçti, kaç savaş ezikliği;
çocukları düşünsünler,
çocuklar iyi gün görsünler.”
***

Sayın Devlet Bahçeli’nin dün yaptığı şu değerlendirme ve çağrı, dünyadaki vicdan sahibi herkese yöneliktir:

“Beşikteki bebeklerin, okullardaki çocukların, hastanelerdeki yaşlıların acımasızca katledildiği bir dünyada yaşamak, insanlık değerlerini yaşatmayı varlık sebebi sayan bizim gibi asil milletler için elbette tarifsiz bir hüzün vesilesidir.

Bebek ve çocukların sesi kısılırken silah sesinin yükselmesi, insanlık için utanç vericidir. Bu gidişat hayra alamet değildir ve buna ‘dur’ demek, ‘insanım’ diyen herkes için bir mecburiyet, bir mesuliyettir.”

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...