FETÖ’nün tüm unsurları, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra kurulan Cumhur İttifakı’nı ve hükümeti zayıflatmak, hatta iktidardan uzaklaştırmak amacıyla ittifakın karşısında yer alan siyasi parti ve adayları desteklemiştir. Bu tutumlarını büyük ölçüde değiştirmeden, sistematik bir şekilde sürdürmektedirler.
Muharrem İnce’yi, Meral Akşener’i ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı adayı olarak bir umut ve çıkış yolu gördükleri için onları aktif biçimde desteklediler. 2023 seçimlerinin ardından ise tartışmasız bir şekilde Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na yöneldiler. Seferberlik hâlinde destek verdikleri Kemal Kılıçdaroğlu’nu ise “mutlak butlan” kararının hemen ardından sosyal medyada adeta linç ettiler. Çünkü Türkiye’de kendilerine alan açacak, nefes aldıracak bir siyasi iklim beklentileri, mevcut tablo karşısında ağır bir darbe almıştı.
FETÖ’nün Cumhur İttifakı’ndan intikam alma kini ve öfkesi onları hâlâ diri tutmaktadır. Elebaşı Fethullah Gülen ölse de yurt dışındaki binlerce unsur ve Türkiye’deki kripto yapılar bu hedeften asla vazgeçmemiştir. FETÖ, adeta parçalanmış kıtalarını Türkiye’de yeniden birleştirmeye çalışmaktadır.
Son umutlarını Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olmasına bağlamışlardı. Ancak o da yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarıyla cezaevine düşünce, Özgür Özel’e aynı ilgiyi göstermeye devam ettiler; zira Özel, onlar nezdinde onun emrinde bir isim olarak görülmektedir.
Bu bakış açımızı güçlendiren somut açıklamalar da mevcut CHP yönetiminden gelmiştir.
CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat, 34 bin trol hesap belirlediklerini açıklayarak şöyle demiştir: “577 ana hesap tespit ettik. Bu hesapların tüm içerik üretimini yaptığını belirledik. Hem FETÖ’cü hesaplar hem Ekrem İmamoğlu hesapları çoğu zaman birlikte hareket etmiş. FETÖ’nün bin 900 doğrudan hesabı ile İmamoğlu ekibi arasında çok ciddi şekilde aynı içeriklerin ortak olarak dolaşıma sokulduğunu belirledik. Bunlara para ödenmiş.”
CHP Milletvekili Hasan Öztürkmen de kısa süre önce trol hesaplara ilişkin yaptığı açıklamada, Özgür Özel’in genel başkanlığı döneminde medya kuruluşlarına ve sosyal medya hesaplarına parti kasasından 755 milyon TL gönderildiğini vurgulamıştır.
Görüldüğü gibi bizim bakış açımız ve tespitlerimiz CHP’li yöneticilerin direkt suçlaması haline gelmiştir.
Ali Haydar Fırat ve Hasan Öztürkmen gibi isimlerin CHP’liliği sorgulanmayacağına göre, Anavatan Partisi’nde siyasete başlayıp CHP’yi dizayn etmeye kadar güçlenen Ekrem İmamoğlu’nun FETÖ’nün sembol kanalı Samanyolu’nda spor yorumculuğu yapmasını da tekrar hatırlamakta fayda vardır.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun “mutlak butlan” kararının hemen ardından yaptığı ilk konuşmada, “Arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz ‘vatan, millet’ dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum” demesi, CHP’nin FETÖ tarafından ahtapot gibi sarıldığının açık bir itirafı olmuştur. CHP’deki ayrışma ve arınma hamleleri bakalım daha hangi gerçekleri ortaya çıkaracak?