Türkgün | Başyazı | Sizi ancak siyonistler sever!

Sizi ancak siyonistler sever!

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

Merhum Osman Yüksel Serdengeçti, muhteşem "İmparatorluğa Mersiye" şiirinin bir bölümünde şöyle sesleniyordu:

“Hâli görür, geleceği sezerdik,
Bir zamanlar üç kıtada gezerdik.
Haritayı biz kendimiz çizerdik,
Fetheylerdik deryaları, çölleri,
Biz neyledik o koskoca elleri?”

Yaşanmış tarih bazen büyük bir özlemdir; bazen de ders çıkarılması gereken çok önemli bir tecrübedir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşıyoruz. Ancak insan zaman zaman, "Dön geri Osmanlı, dön geri Selçuklu... Dön geri özün, ruhun ve bedenin olan nice Türk devleti..."diye hayıflanmadan edemiyor.

Yaşayan devletimiz elbette Türkiye Cumhuriyeti'dir. Kıyamete kadar yaşatacağımız, uğruna canımızla ve kanımızla mücadele vereceğimiz devlet de odur. Çünkü kurulduğu günden bu yana onu da içten ve dıştan yıkmaya çalışanlar olmuştur. Ve hala devam ediyorlar. Türkiye Cumhuriyeti ne zaman herhangi bir konuda güçlü bir adım atsa, "Eyvah, Osmanlı diriliyor!" diyen düşmanların varlığı da bir gerçektir.

Üç kıtaya hükmetmiş Osmanlı'nın ihtişamı, adaleti ve azameti, dünya üzerinde ve bölgemizde yeni hesaplar yapan düşmanların hafızasından bir türlü çıkmamaktadır. Dikkat ediyor musunuz; İsrail'i yöneten Siyonistler, konuyu Türkiye'den açıp sürekli Osmanlı'ya bağlıyorlar. Bu durum, mazlumlara zulüm ve soykırım uygulayan İsrail'in bir türlü kurtulamadığı bilinçaltının bir yansımasıdır. Hep “Ya o Osmanlı ruhuyla hesap sorarlarsa” psikolojisi…

Türkiye'nin bölgede etkili olması, millî savunma teknolojilerini güçlendirmesi, İran, Irak ve Suriye gibi komşuları üzerindeki tesiri, Kıbrıs'taki kararlı duruşu, Mavi Vatan ülküsü, Afrika'da 49 ülke ile ticari ve ekonomik iş birliği anlaşmaları imzalaması, Türk dünyasında ete kemiğe bürünen iş birliği ve Karabağ'ın işgalden kurtarılmasının ardından Türk dünyasına açılan, Sayın Devlet Bahçeli'nin "Turan Koridoru" olarak nitelendirdiği kazanım; İsrail'i endişelendirdiği için doğrudan Osmanlı hafızasını canlandırmaktadır.

Daha önce Netanyahu, "Osmanlı İmparatorluğu'nun yakın zamanda geri döneceğini düşünmüyorum; dönmeyecek." demişti. Geçtiğimiz günlerde ise İsrail Diaspora Bakanı Amichai Chikli, Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alarak şöyle konuştu:

"Birincisi neo-Osmanlıcılık. Yeni Osmanlı İmparatorluğu'nu yeniden inşa etmek istiyorlar. Buradaki ana ve doğrudan tehdit, Yunanistan'ın deniz yetki alanının yarısını haritadan silmeyi ve onları denizde ablukaya almayı öngören Mavi Vatan politikasıyla Yunanistan ve Kıbrıs'a yöneliktir."

Bu açıklamalar, bilinçaltlarındaki korkuyu bir kez daha açığa vurmaktadır. İsrail, sürekli Osmanlı kâbusu gördüğü için Türkiye üzerinden Osmanlı yorumları yapmaktadır. Türkiye'de ise bazıları, 'Üç kıtaya hükmetmiş Osmanlı tarihinden, dünyadaki ve bölgedeki gelişmelerden bize ne?' şeklinde bir duruş sergilemektedir. Bunu da sözde Cumhuriyetçilik adına yapmaktadırlar. Türkiye, Suriye ve Irak'ta terörle mücadele etmeseydi, sıranın Türkiye Cumhuriyeti'ne geleceğini idrak edemeyecek kadar kör ya da bilerek iş birlikçi olmuşlardır.

Bölgemizde katliamlar ve soykırımlar üzerinden hesap yapan emperyalistler, Türkiye'yi gördüklerinde; 'Mazluma umut, zalime korku' anlayışını hükmettiği üç kıtada yaşatmış Osmanlı'yı hatırlıyorsa, bu bir ayıp değil, gurur duyulacak bir atalar mirasıdır. 

Bu mirastan utananları ve bu mirasa düşmanlık besleyenleri ancak Netanyahu gibi Siyonist sapıklar sever.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...