Utanma duygusu, şahsiyetli ve karakterli insanların sahip olduğu en önemli insani ölçülerden biridir. Türk siyasetinde öteden beri utanma duygusunu yitirmiş insanların varlığının oluşturduğu kirlilik konuşuldukça, şahsiyetli, karakterli ve siyasi ahlak sahibi siyasetçilere duyulan özlem de giderek daha büyük bir beklenti hâline geliyor.
Siyaseti kişisel ve siyasi menfaat aracı olarak görenlerin varlığı sürdükçe, Türkiye’nin geleceği adına elbette her sağduyulu insanın kaygı duyması kaçınılmazdır. Türkiye’nin temel meselelerinin çözümünde sürekli engel olmaya çalışan, Türkiye’nin güçlenmesini sağlayacak her gelişmeyi itibarsızlaştırmaya çalışan bir muhalefet anlayışı maalesef Türkiye’nin en büyük zaaflarından biridir.
Şimdi mesele, yarım asırdır Türkiye’ye ve bölgemize ağır bedeller ödeten terör meselesini tarihin çöplüğüne gönderme meselesidir. Ancak utanma duygusunu kaybetmiş bazı siyasilerin, bundan önceki üç seçimde terör örgütü PKK’nın siyasi uzantılarıyla ittifak ve iş birliği yaptığı hâlde, bugün bu meselenin çözümünü baltalamak için ellerinden geleni ardına koymadan her türlü iftiraya, yalana, ikiyüzlülüğe, çirkefliğe ve pespayeliğe sarılmalarını görmekten gerçekten iğreniyoruz.
Bu manada ön plana çıkan iki parti var: Biri Zafer Partisi, diğeri İYİ Parti…
İsrail’in zaferi peşinde koşanları iç yazımda tarif ettim. Burasını da sahte İYİ’lere ayırmak istiyorum. Bu sahte İYİ’ler o kadar aciz, çaresiz ve acınacak hâldeler ki Allah kimseyi bunların düştüğü rezilliğe düşürmesin…
Terör örgütü PKK’nın siyasi uzantılarıyla defalarca ittifak yapacaksın, onlarla gizli anayasa taslakları hazırlayacaksın. Terör örgütüne yönelik geçmişte ve günümüzde yapılan sınır ötesi operasyonlara karşı çıkacaksın. Şimdi de amacı ve hedefi belli olan, Türk milletini geleceğe huzur ve güven içinde hazırlamayı amaçlayan “Terörsüz Türkiye” sürecine karşı pespaye bir hâlde saldıracaksın.
O hâlde ne sonuç çıkıyor?
Terör sürsün, bizim menfaat ittifaklarımız da sürsün…
Öyle mi Ayyüce Taş?
Öyle mi Selcan Taşçı?
Öyle mi Turhan Çömez?
Öyle mi Selçuk Türkoğlu?
Öyle mi Uğur Poyraz?
Öyle mi Hasan Toktaş?
“Terörsüz Türkiye” sürecinde böyle roller üstlenenler ve diğerleri…
Partiniz HDP ile 2019 yerel seçimlerinde ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ittifak yaparken, PKK ile açıktan yahut örtülü iş birliği yürütülürken bir itirazınız olmuş muydu?
Eğer olduysa bize bir cümlelik de olsa o itirazınızı gösterir misiniz?
Yahu sizde hiç mi utanma, arlanma duygusu yok?
TBMM salonlarını ve kürsülerini, sergilediğiniz bu iğrenç siyasi tiyatronun sahnesine çevirmekten hiç mi utanmıyorsunuz?
Hele sen, “Başbuğ Türkeş’in kızı” sıfatının arkasına sığınarak haddini, seviyesini ve ahlak sınırlarını aşan Ayyüce Taş…
Sende hiç mi utanma yok?
Hep bir konum, hep bir makam arayışındasın…
Bir bakıyorsun, “Ayağımın tozuyla Türkçe Olimpiyatları’ndayım.” diyerek FETÖ’ye sinyal veriyorsun.
Bir bakıyorsun, HDP ile ittifaklar içinde Cumhurbaşkanlığı zaferi kovalıyorsun.
Bir bakıyorsun, daha siyasete girmeden MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye mektup gönderiyor; övgü dolu cümlelerden sonra da siyasi görev beklediğini ima eden mesajlar veriyorsun…
Şimdi de kalkıp “Terörsüz Türkiye” sürecine karşı terbiye sınırlarını aşan ahkâm kesiyorsun.
İnsan biraz olsun geçmişine bakar, kendi siyasi sicilini hatırlar.
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
2023 seçimlerinde kiminle olduğunu mu bilmiyorsun?
İçinde bulunduğun partinin sicilini hiç mi bilmiyorsun?
Daha yedi ay önce, parti genel başkanının “Macera aramayalım” diyerek Türk devletinin Suriye’deki terörle mücadele operasyonlarına karşı çıktığını mı hatırlamıyorsun?
Yoksa bütün bunları unutup bugün “Terörsüz Türkiye” sürecine saldırmayı mı siyasi meziyet sanıyorsun?
İnsan önce kendi siyasi geçmişine, içinde bulunduğu yapının siciline ve dün söylediklerine bakar. Sonra başkalarına ahkâm keser.
Sizin siyasi hafızanız bu kadar mı kısa?
İYİ Partililer, utanma duygusuyla ne zaman tanışacaksınız?
Keza, utanma duygusunun imanın dallarından biri kabul edildiğini de bilmiyor musunuz? Siyasi şahsiyet ve karakter olmayınca, utanma duygusuna sahip olmak da mı zor geliyor?
Ne diyordunuz ortağınız HDP için?
“Kürtlerin siyasal temsilcisi.”
Bugün emin ellerde, ciddi bir meseleyi çözüme kavuşturmayı hedefleyen “Terörsüz Türkiye” sürecine saldırırken, dün kurduğunuz ittifakları, söylediğiniz sözleri ve yaptığınız iş birliklerini hiç mi hatırlamıyorsunuz?
Ah zavallı çaresizler, ah…