Çin'in İran Büyükelçiliği, ABD'nin askeri saldırı tehdidi gölgesinde artan risklere dikkat çekerek, "Halihazırda ülkede bulunan vatandaşların güvenlik önlemlerini artırmaları ve en kısa zamanda ülkeyi terk etmeleri istenmektedir." açıklamasını yaptı.

Dünyanın gözü kulağı İran-ABD hattındaki sıcak gelişmelerdeyken, bölgedeki en önemli aktörlerden biri olan Çin'den çarpıcı bir güvenlik uyarısı geldi. Çin hükümeti, İran'daki dış güvenlik risklerinin "ciddi şekilde artması" üzerine vatandaşlarına ülkeyi derhal terk etme çağrısında bulundu.
"Dış güvenlik riskleri ciddi şekilde arttı"
Çin’in İran’daki Büyükelçiliği ve Başkonsoloslukları tarafından yayımlanan acil durum bildirisinde, bölgedeki durumun öngörülemez bir noktaya evrildiği vurgulandı. Birçok ülkenin benzer adımlar attığı hatırlatılan uyarıda şu ifadelere yer verildi:
"İran'ın yakın zaman içinde dış güvenlik risklerinin ciddi şekilde arttığı, birçok ülkenin vatandaşlarına ülkeyi terk etmelerini salık veren uyarılar yayımladığı görülmektedir. Halihazırda ülkede bulunan vatandaşların en kısa zamanda ülkeyi terk etmeleri istenmektedir."
Ticari uçuşlar ve kara yoluyla tahliye desteği
Pekin yönetimi, tahliye sürecinin güvenli bir şekilde yürütülmesi için tüm imkanlarını seferber ettiğini duyurdu. Çin vatandaşlarının güvenli bölgelere veya ülkelerine dönmeleri için diplomatik misyonların tam destek vereceği açıklandı.
Kara ve Hava Yolu: Tahliye işlemlerinin hem ticari uçuşlar hem de kara yolu transferleri üzerinden gerçekleştirileceği bildirildi.
Diplomatik Destek: İran ve komşu ülkelerdeki Çin büyükelçiliklerinin 7/24 esasıyla vatandaşlarına rehberlik edeceği kaydedildi.
Seyahat yasağı ve maksimum güvenlik önlemi
Yayımlanan metinde sadece tahliye değil, yeni seyahatler için de sert bir uyarı yer aldı. Çin vatandaşlarına İran'a seyahat etmekten tamamen kaçınmaları tavsiye edilirken, ülkede kalmak zorunda olanların ise "maksimum güvenlik önlemi" alması gerektiği belirtildi.
ABD'nin olası askeri müdahale ihtimalinin konuşulduğu bu dönemde Çin'in bu kararı, bölgedeki gerilimin askeri bir çatışmaya dönüşme riskinin ne kadar yakın olduğu şeklinde yorumlanıyor.