İnsanlığın evrene açılan gözü James Webb Uzay Teleskobu, bilimin sınırlarını zorlamaya devam ediyor. NASA, evrenin yaklaşık yüzde 85'ini oluşturmasına rağmen çıplak gözle veya geleneksel yöntemlerle görülemeyen karanlık maddenin detaylı bir "iskelet" haritasını yayımladı.
HUBBLE'DAN İKİ KAT DAHA KESKİN
2007 yılında Hubble Uzay Teleskobu ile yapılan ilk haritalama çalışmasının çok ötesine geçen James Webb, evrendeki "normal madde" ile "karanlık madde" arasındaki bağı 2 kat daha keskin bir çözünürlükle ortaya koydu. NASA bilim insanları, daha önce "bulanık" olarak görülebilen bu gizemli maddenin, artık tüm ayrıntılarıyla analiz edilebildiğini belirtti.
"KARANLIK MADDE OLMASAYDI BİZ DE OLMAZDIK"
Nature Astronomy’de yer alan çalışmada görüşlerine yer verilen JPL astrofizikçisi Jason Rhodes, keşfin felsefi ve bilimsel önemine dikkat çekti. Rhodes, "Bu harita, karanlık madde olmasaydı galaksimizde yaşamın ortaya çıkmasını sağlayan unsurlara sahip olmayabileceğimize dair daha güçlü kanıtlar sunuyor." dedi.
EVRENİN MİMARI: KARANLIK MADDE KÜMELERİ
Bilim insanlarının teorisine göre, evrenin oluşum aşamasında karanlık madde normal maddeden çok daha önce kümelenmeye başladı. Bu devasa görünmez kümeler, birer yerçekimi mıknatısı gibi normal maddeyi kendine çekerek yıldızların, gezegenlerin ve nihayetinde galaksilerin oluşmasını sağlayan "beşikleri" yarattı. Webb'in son verileri, bu teoriyi destekleyen en net fiziksel kanıtları sunarak evrenin iskeletini gözler önüne serdi.