Türkgün | Dünya | Fransa'ya GRKY'de konuşlanma imkanı veriliyor! KKTC'den anlaşmaya sert tepki

Fransa'ya GRKY'de konuşlanma imkanı veriliyor! KKTC'den anlaşmaya sert tepki

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Fransa arasında Fransız askeri unsurlarının belirli şartlar altında GKRY'de konuşlandırılabilmesini öngören Kuvvetler Statüsü Anlaşması (SOFA) imzalandı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel'den tepki gecikmedi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Fransa arasında Fransız askeri unsurlarının belirli şartlar altında GKRY'de konuşlandırılabilmesini öngören Kuvvetler Statüsü Anlaşması (SOFA) imzalandı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel'den tepki gecikmedi.

KAYNAK: İHA

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Savunma Bakanı Vasilis Palmas ve Fransa Savunma Bakanı Catherine Vautrin, GKRY'nin ev sahipliği yaptığı AB Savunma Bakanları Gayriresmi Toplantısı çerçevesinde bir araya geldi. Başkent Lefkoşa'da gerçekleştirilen görüşmede, taraflar askeri iş birliğine ilişkin Kuvvetler Statüsü Anlaşması'nı (SOFA) imzaladı.

Palmas, GKRY ile Fransa'nın bölgesel güvenlik, savunma tedariki ve güvenlik alanlarındaki askeri ortaklıklar konusunda yakın iş birliği içinde olduğunu söyledi. Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Bakan Palmas, 2 Mart'ta Limasol yakınlarındaki İngiliz askeri üssü Akrotiri'ye düşen insansız hava aracı (İHA) nedeniyle yaşanan güvenlik krizini hatırlattı. Rum bakan, Fransa'nın bu konudaki hızlı desteği ve müdahalesi nedeniyle Vautrin'e teşekkürlerini iletti.

Vautrin ise GKRY'yi Fransa için kilit bir stratejik ortak ve Doğu Akdeniz ile Orta Doğu'daki Fransız askeri operasyonları açısından vazgeçilmez bir merkez olarak nitelendirdi. Larnaka ve Limasol limanlarının her yıl yaklaşık 30 Fransız savaş gemisine ev sahipliği yaptığını belirten Vautrin, Fransız gemilerinin bu yılın başından bu yana söz konusu limanları 21 kez ziyaret ettiğini söyledi. Bakan Vautrin, imzalanan anlaşmanın tarafların silahlı kuvvetleri arasındaki iş birliğini kolaylaştıracağını savunarak, "Bu anlaşma kendi başına bir amaç değildir. Taraflar arasındaki askeri iş birliğinin güçlendirilmesi yolunda atılmış bir adımdır" dedi.

“Anlaşma, AB'nin stratejik özerklik hedeflerine katkı sağlıyor”

GKRY lideri Nikos Hristodulidis, sosyal medya hesapları üzerinden anlaşmanın yürürlüğe girdiğini duyurdu. Anlaşmanın Avrupa Birliği'nin (AB) stratejik özerklik hedeflerine katkı sağlayacağını savunan Hristodulidis, Fransız güçlerinin adadaki varlığının "insani görevler ve destek faaliyetleri çerçevesinde düzenlendiğini" ifade etti.

Fransız askeri GKRY'de konuşlandırılabilecek

Anlaşmaya göre Fransız askeri unsurlarının belirli şartlar çerçevesinde GKRY'de konuşlandırılabilmesi öngörülüyor. Rum basınında yer alan haberlere göre anlaşma doğrultusunda aynı zamanda Fransız askeri personelinin GKRY'deki faaliyetlerine ilişkin hukuki çerçevenin de belirlendiği öne sürülüyor. Anlaşmanın ortak eğitim faaliyetleri, askeri koordinasyon, personel değişimi, savunma teknolojileri alanında iş birliği, ortak tatbikatlar ve operasyonel uyumluluk gibi başlıkları da kapsadığı belirtiliyor.
Fransa, anlaşmayı Doğu Akdeniz'deki stratejik varlığını güçlendiren önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Bölgedeki enerji kaynakları, deniz ulaşım hatları ve güvenlik gelişmelerinin Paris yönetiminin bölgeye yönelik ilgisinin temel nedenleri arasında bulunduğu belirtiliyor.

SOFA, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 23 Nisan'da GRKY'ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında gündeme gelmiş ve iki taraf arasında yürütülen müzakerelerin ardından şekillendirilmişti.

KKTC'DEN TEPKİ

KKTC'den Fransa ile GKRY arasında imzalanan ve Fransız askerlerine belli şartlar altında GKRY’de konuşlanma imkanı tanıyan Kuvvetler Statüsü Anlaşması’na (SOFA) sert tepki geldi. KKTC Başbakanı Ünal Üstel yaptığı yazılı açıklamada, anlaşmanın Kıbrıs Adası’nın mevcut gerçeklerini, uluslararası hukukun temel ilkelerini ve bölgede hassasiyetle korunması gereken dengeleri göz ardı eden son derece yanlış bir adım olduğunu ifade etti.

“Kıbrıs Türk halkının varlığını yok sayan tek taraflı bir anlayışın ürünü”

Üstel, anlaşmanın adadaki mevcut durumu ve Kıbrıs Türk halkının varlığını yok sayan tek taraflı bir anlayışın ürünü olduğunu belirterek, tarihi, hukuki ve siyasi gerçeklerden kopuk bu yaklaşımın bölgede barışa, istikrara ve güven ortamına herhangi bir katkı sağlamasının mümkün olmadığını kaydetti.

“Adayı askeri rekabetin parçası haline getiriyor”

Başbakan Üstel, GKRY lideri Nikos Hristodulidis’in göreve geldiği günden bu yana Rum tarafını yabancı askeri unsurların konuşlanma merkezi haline getirme yönünde sistematik adımlar attığını belirtti. Üstel, "Bu politikalar yalnızca Kıbrıs’ın değil, Doğu Akdeniz’in tamamının güvenliği açısından kaygı verici gelişmelerdir. Ada’yı bir iş birliği ve diyalog zemini olmaktan çıkarıp askeri rekabetin parçası haline getirmeye yönelik bu anlayış, bölgesel gerilimi artırmaktan başka bir sonuç doğurmayacaktır" dedi.

“Yabancı askeri personelin varlığının kalıcı hale getirilmesine yönelik hukuki zemin oluşturuldu”

Üstel, imzalanan anlaşma ile yabancı askeri personelin adadaki varlığının daha kalıcı hale getirilmesine yönelik hukuki bir zemin oluşturulduğunu ifade ederek, Kıbrıs Adası ile hiçbir tarihi, coğrafi veya siyasi bağı bulunmayan Fransa’nın bölgede askeri varlığını artırmaya yönelik girişimlerinin Doğu Akdeniz’deki hassas dengeleri olumsuz etkileyecek nitelikte olduğunu ifade etti. Açıklamasında Rum yönetiminin İsrail ve Fransa ile geliştirdiği askeri ve stratejik iş birliklerine de değinen Üstel, bu politikaların Kıbrıs’ı barış ve istikrar ekseninden uzaklaştırdığını, bölgedeki kutuplaşmayı derinleştirdiğini belirtti.

“Kalıcı çözüm egemen eşitlik ve eşit statüden geçiyor”

Başbakan Üstel, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Mara Angela Holgun Cuellar’ın Ada’daki temaslarını sürdürdüğü ve taraflar arasında diyaloğun teşvik edilmeye çalışıldığı bir dönemde böylesi bir askeri anlaşmanın imzalanmasının yapıcı çabalara hizmet etmediğini ifade etti. KKTC Başbakanı, "Kıbrıs Türk tarafı olarak Ada’da kalıcı bir çözümün, sürdürülebilir istikrarın ve gerçek anlamda barışın ancak iki halkın egemen eşitliği ile iki devletin eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olacağına olan inancımızı bir kez daha vurguluyoruz" ifadelerini kullandı.

Doğu Akdeniz’deki dengeleri kendi lehine değiştirme amacıyla hareket eden çevrelere de mesaj veren Üstel, Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının meşru hak ve çıkarlarını hedef alan hiçbir girişimin amacına ulaşamayacağını belirtti. Üstel, "Bu tür adımların neden olacağı olumsuz sonuçlar, en başta Rum yönetiminin güvenliğini ve bölgesel istikrarı etkileyecektir. Gerginliği artıran değil, iş birliğini teşvik eden politikalar izlenmesi tüm tarafların ortak yararınadır" dedi.

Başbakan Üstel, uluslararası toplumu Kıbrıs’ın gerçeklerini dikkate almaya, uluslararası hukuka bağlı kalmaya ve Kıbrıs’ta mevcut iki devletli gerçekliğe saygı göstermeye davet etti.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...