Küresel enerji taşımacılığının en stratejik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda artan gerilim, petrol fiyatlarını yukarı yönlü baskılamayı sürdürürken, krizin ekonomik etkileri ve kazanan tarafları da tartışma konusu oluyor. Rus enerji şirketi Rosneft’in üst düzey yöneticisi Igor Seçin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu’nda yaptığı konuşmada, jeopolitik gelişmelerin büyük petrol şirketlerinin kârlılığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
"rekabet dışı avantajlar"
Rosneft CEO’su Igor Seçin, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin en büyük faydasını ABD’li petrol şirketlerinin sağladığını öne sürdü. Seçin, Washington merkezli üreticilerin bu süreçte diğer küresel rakiplerine kıyasla “rekabet avantajı” elde ettiğini ifade etti. Bölgede yaşanan arz sıkıntısı ve tedarik endişelerinin, ABD’li şirketlerin petrol satışlarını daha yüksek fiyat seviyelerinden gerçekleştirmesine imkân tanıdığı belirtildi.

“100 dolar petrol” senaryosu
Rus enerji sektörünün önde gelen isimlerinden Seçin’in paylaştığı sayısal değerlendirmeler, yüksek petrol fiyatlarının ABD’li enerji şirketlerinin gelirlerine etkisini ortaya koydu. Seçin, küresel piyasalarda petrolün varil fiyatının 100 dolar seviyelerinde kalması halinde, Amerikan şirketlerinin 2026 yılı boyunca 60 milyar doları aşan ek kâr elde edebileceğini ifade etti.
Bu öngörünün, Norveç merkezli danışmanlık firması Rystad Energy’nin analizleriyle de benzerlik gösterdiği belirtildi. Şirketin raporunda, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin petrol ve doğalgaz sektörüne etkileri değerlendirilerek ABD’li üreticilerin 2026’da 60 milyar doların üzerinde ek gelir sağlayabileceği tahminine yer verildi.
Tüm zamanların rekoru kırıldı
Seçin, krizin yarattığı yüksek fiyat ortamının yalnızca şirketlerin net karlılıklarını artırmakla kalmadığını, ABD'nin küresel ticaret hacmini de zirveye taşıdığını vurguladı. ABD’nin hidrokarbon ihracatının tüm zamanların rekorunu kırdığına dikkat çeken Rosneft CEO'su, yüksek enerji fiyatlarının kamu maliyesine de devasa bir katkı sunacağını belirtti. Seçin, enerji sektöründe yaşanacak bu gelir patlamasıyla birlikte bütçeye aktarılacak ek vergi gelirlerinin yaklaşık 80 milyar doları bulabileceğini iddia etti.
Hürmüz Boğazı'ndaki krizin küresel petrol fiyatları ve enerji ticareti üzerindeki baskısı sıcaklığını korurken, Rusya kanadından gelen bu açıklamalar enerji piyasalarında jeopolitik krizlerin kimlerin cebini doldurduğu tartışmasını yeniden alevlendirdi.