İsrail güvenlik kabinesi, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistin kontrolündeki bölgelerde İsrail’in denetim faaliyetlerini artıran tartışmalı bir dizi karara onay verdi. Aşırı sağcı Dini Siyonizm Partisi lideri Smotrich, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, bu kararların İsrail ordusuna Filistin sivil idaresindeki A ve B bölgelerinde "yaptırım uygulama" yetkisi verdiğini ileri sürdü. 1995 tarihli İkinci Oslo Anlaşması’na göre "A Bölgesi"nin güvenliği ve idaresi tamamen Filistin’e aitti.
"Çevre Terörü" Bahanesiyle Müdahale
Ramallah yakınlarındaki Nilin kasabasında bir atık sahasını ziyaret eden Smotrich, buradaki dumanın İsrail’i etkilediğini iddia ederek müdahaleyi "çevre terörü" kavramıyla savundu. Batı Şeria’nın tamamının İsrail’e ait olduğunu iddia eden Smotrich, Savunma Bakanı Yisrael Katz ile koordineli şekilde hareket ettiklerini belirtti. Ancak uzmanlar, "çevre" gerekçesinin Filistin egemenlik alanlarına ordunun girmesi için bir kılıf olarak kullanıldığına dikkat çekiyor.
Gasp ve İlhakın Yeni Yolu: Arazi Satışındaki Engeller Kalktı
Onaylanan kararlar sadece askeri yetkilerle sınırlı değil. Yeni düzenlemeyle; Yahudi yerleşimcilerin doğrudan arazi satın almasının önündeki engeller kaldırılırken, İsrail’e Filistin yönetiminin sorumluluğundaki alanları çeşitli bahanelerle gasbetme "yetkisi" verildi. Özellikle El Halil ve Beytüllahim şehirlerinde Filistin otoritesinin kısıtlanması, bölgedeki gerilimi tırmandırma potansiyeli taşıyor.
Batı Şeria’nın Üçlü Yapısı Tehdit Altında Oslo Anlaşmaları’na göre Batı Şeria üç bölgeye ayrılmış durumdaydı:
A Bölgesi: Yönetim ve güvenlik Filistin'de.
B Bölgesi: Sivil idare Filistin'de, güvenlik İsrail'de.
C Bölgesi: Tamamen İsrail kontrolünde (Toprakların %61'i).
İsrail’in bu son adımı, özellikle A bölgelerindeki Filistin otoritesini tamamen devre dışı bırakarak bölgenin fiilen ilhak edilmesine giden süreci hızlandırıyor.