Almanya Başbakanı Friedrich Merz, eski küresel düzenin çökmekte olduğu bir dönemde ABD ile ilişkilerin yeniden başlatılması gerektiğine işaret ettiği Münih Güvenlik Konferansı’nda Avrupa’nın yeni ortaklıklara yönelmesi çağrısında bulundu. Merz, “Türkiye, Kanada, Japonya, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika ve Körfez ülkeleri bu konuda kilit rol oynayacak.” dedi.
Savunma, güvenlik ve dış politika konularının ele alındığı ve dünyanın en önemli platformlarından biri olarak kabul edilen Münih Güvenlik Konferansı’nın (MSC) 62. toplantısı, Almanya’nın Münih kentinde Friedrich Merz’in açılış konuşmasıyla resmen başladı. Konuşmasında bu yılki temanın “yıkım sürecindeki küresel düzen” olduğunu belirten Merz; Rusya-Ukrayna Savaşı’na, ABD ve Çin’in dünya siyasetine etkisine değindi.
Uluslararası kurallara dayalı düzenin artık eski hâliyle var olmadığını ifade eden Merz, “Haklar ve kurallar üzerine kurulu uluslararası düzen yıkılmanın eşiğinde. Açıkça ifade etmem gerekir ki o düzen, kusurlu hâliyle bile bugün mevcut değil.” diye konuştu.
“Washington yönetiminin vardığı sonuçlardan farklı sonuçlara varıyoruz”
Avrupa’nın değişen küresel güç dengesi içinde konumlanması gerektiğini vurgulayan Merz, şunları söyledi:
“Bu yeni dönemde Avrupalılar olarak önlemlerimizi alıyoruz. Bu süreçte Washington yönetiminin vardığı sonuçlardan farklı sonuçlara varıyoruz. İlk görevimiz bu yeni gerçekliği kabul etmektir. Bu, onu değiştirilemez bir gelecek olarak kabul ettiğimiz anlamına gelmez. Bu dünyaya teslim olmuş değiliz; onu şekillendirebiliriz. Çıkarlarımızı ve değerlerimizi koruyacağımızdan hiç şüphem yok. Kararlı ve özgüvenli bir şekilde kendi gücümüze güvenirsek sert rüzgârlara karşı koyabilir ve özgürlüğümüzü koruyabiliriz. Yeni kapılar açacak, yeni fırsatları değerlendireceğiz ve doğru şekilde hareket edersek bu sınavdan daha da güçlenerek çıkacağız.”
Avrupa’nın yeni dönemine ilişkin değerlendirmede bulunan Merz, ülkesinin ortaklıklara dayalı liderliğe “evet”, hegemonik hayallere ise “hayır” dediğini belirterek, “Almanlar olarak asla tek başımıza hareket etmeyeceğiz. Bu, tarihimizden çıkardığımız kalıcı bir derstir.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’yi işaret etti
Avrupa entegrasyonunun ve transatlantik ortaklığın özgürlüğü korumak için artık tek başına yeterli olmayacağını kaydeden Merz, yeni ortaklıklara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
“Türkiye, Kanada, Japonya, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika ve Körfez ülkeleri bu konuda kilit rol oynayacak.” diyen Merz, bu ülkelerle karşılıklı saygıya dayalı ve uzun vadeli bir perspektifle daha yakın çalışmak istediklerini belirtti. Küresel sorunların birlikte çözülebileceği ve çatışmaların barışçıl yollarla ele alınabileceği bir siyasi düzene ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
“Avrupa ile ABD arasında derin bir uçurum meydana geldi”
AB’nin güçlü ve egemen bir Avrupa politikası için adımlar attığını hatırlatan Merz, transatlantik ilişkilere de değindi.
“Avrupa ile ABD arasında derin bir uçurum meydana geldi. Ancak küresel görevleri ancak birlikte çözebiliriz.” diyen Merz, NATO’nun hem Avrupa hem de ABD için stratejik bir avantaj olduğunu belirtti. Büyük güç rekabeti çağında ABD’nin dahi tek başına hareket etmesinin sınırları olduğuna dikkat çekti.
ABD’ye İngilizce çağrı
Konuşmasının bir bölümünü İngilizce yapan Merz, ABD heyetine seslenerek transatlantik güvenin yeniden tesis edilmesi çağrısında bulundu. “Üç nesildir müttefikler arasındaki güven, NATO’yu tarihin en güçlü ittifakı hâline getirdi. Avrupa bunun değerini biliyor. NATO sadece Avrupa’nın değil, ABD’nin de avantajıdır.” dedi.
Konferansa yoğun katılım
62. Münih Güvenlik Konferansı, 120 ülkeden binden fazla katılımcıyla Münih’teki Bayerischer Hof Oteli’nde gerçekleştiriliyor. Konferansta yaklaşık 60 hükümet yetkilisi ve devlet başkanı, 65 ülkenin dışişleri bakanı ile 30 ülkenin savunma bakanı yer alıyor.
Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, Suriye’nin geleceğine ilişkin bir oturumda konuşmacı olarak yer alması bekleniyor. Konferansa TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ile Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da katılıyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Polonya Başbakanı Donald Tusk, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da konferansta yer alacak isimler arasında bulunuyor.
ABD heyetine Dışişleri Bakanı Marco Rubio başkanlık ediyor. Rubio’nun NATO’nun geleceği ve ABD’nin küresel meselelere yaklaşımına ilişkin bir konuşma yapması bekleniyor. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin de hitap edeceği konferansa Rusya ve İran’dan katılım olmayacak.
Gündemde hangi başlıklar var?
Konferansta ele alınacak başlıca konular arasında; Grönland ve Kuzey Kutbu’nun güvenliği, Rusya-Ukrayna savaşında gelinen son durum, Orta Doğu’daki gelişmeler ve Gazze’nin yeniden inşası, Avrupa’nın güvenliği, transatlantik ilişkilerin geleceği, küresel ekonomik düzen, bölgesel çatışmalar, hibrit tehditler ve savunma sanayisindeki gelişmeler yer alıyor.
Konferansın üç gün sürmesi bekleniyor.