Artık savaş değil, barış konuşuluyor...
Azerbaycan ile Ermenistan, 37 yıl süren Dağlık Karabağ ihtilafını sona erdirerek tarihi bir barış anlaşmasına imza attı.
8 Ağustos 2025’te ABD’nin başkenti Washington’da, ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın katılımıyla imzalanan anlaşma, bölgede yeni bir dönemin kapısını araladı.
Son olarak Paşinyan, liderliğini yaptığı Sivil Sözleşme Partisi’nin seçim öncesi programını açıklarken, Azerbaycan ile ilişkilerde gelinen noktaya dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
BARIŞI KALICI HALE GETİRMEK İSTEDİKLERİNİ SÖYLEDİ
Barışın kalıcı hale gelmesi için somut mekanizmaların oluşturulması gerektiğini vurgulayan Paşinyan, bu sürecin halihazırda başlatıldığını ve ilerletilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını kaydetti.

Paşinyan, Azerbaycan'ın ana karasını Nahçıvan'a bağlayacak Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası'nın (TRIPP) hayata geçirilmesi ile barış anlaşmasının imzalanarak onaylanmasının, sürecin daha ileri düzeyde kurumsallaşması açısından temel adımlar olacağını dile getirdi.

"KARABAĞ KONUSUNU KAPATIYORUZ"
Paşinyan, bölgedeki geçmişe dair tartışmaların geride bırakılması gerektiğini ifade ederek, "Artık kimin bir zamanlar nerede yaşadığı konusunu kurcalamayacağız. Karabağ konusunu kapatıyoruz. Ancak bu şekilde barışa ulaşabiliriz." dedi.

TEŞVİK ADIMLARI ATILACAK
Sivil toplum ve iş dünyası temsilcileri arasındaki temasların, ikili ticaretin, siyasi, kültürel ve insani diyaloğun geliştirilmesinin de barışın güçlendirilmesinde önemli rol oynadığını belirten Paşinyan, partisinin bu alanlarda atılacak adımları teşvik edeceğini ve destekleyeceğini bildirdi.

BARIŞ ANLAŞMASININ ÖNEMİ
Anlaşmanın bir parçası olarak, Zengezur Koridoru’nun geliştirilmesi için ABD’ye 99 yıl süreyle münhasır haklar tanınmış, bu koridor 'Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası' (TRIPP) olarak adlandırılmıştı.
Koridor, Ermenistan’ın Syunik bölgesinden geçerken kontrol noktası olmadan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ni Azerbaycan’ın geri kalanına bağlamayı amaçlarken bunun yanı sıra, koridorun tamamlanması; insanların ve malların Avrupa ve Türkiye'den, Azerbaycan'a ve Orta Asya'da bulunan Türki cumhuriyetlere Rusya veya İran toprakları üzerinden geçmek zorunda kalınmadan ulaşılmasını sağlıyor.

KARABAĞ'DA NELER OLDU
Dağlık Karabağ merkezli olarak Ermenistan ile Azerbaycan arasında yaşanan çatışma, Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde 1988’de başladı.
1990’ların başında tam ölçekli savaşa dönüşen kriz, 1994’te ateşkesle sonuçlandı ancak bölge ve çevresindeki yedi rayon Ermeni güçlerinin kontrolünde kaldı.
Sorun, yıllarca çözümsüz bir 'donmuş çatışma' olarak sürdü.
AZERBAYCAN'DAN BÜYÜK ZAFER
27 Eylül 2020’de çatışmalar yeniden alevlendi ve 44 gün süren savaşta Azerbaycan, sahada üstünlük sağlayarak önemli bölgeleri geri aldı.
Türkiye’nin siyasi ve askeri desteğini arkasına alan Bakü yönetimi, özellikle Şuşa’nın kontrolünü ele geçirerek kritik bir avantaj yakaladı.
10 Kasım 2020’de Vladimir Putin arabuluculuğunda imzalanan anlaşmayla savaş sona ererken Rus barış gücü bölgeye konuşlandırıldı.

TAM EGEMENLİK SAĞLANDI
İkinci Karabağ Savaşı'ndan yenilgiyle ayrılan Ermenistan, ordularının bir kısmını Azerbaycan'dan çekse de bir kısmını çok sayıda silah ve mühimmatla Karabağ'da varlığını sürdüren yasa dışı sözde Ermeni rejime bıraktı.
Azerbaycan yönetimi, Ermenistan'dan ordularını geri çekmesini, Karabağ'daki sözde rejimden de iddialarından vazgeçip kendini feshetmesini talep etse de bu talepler göz ardı edildi.
Bu durum üzerine Azerbaycan, 19 Eylül 2023'te Karabağ'da anayasal yapıyı yeniden tesis etmek amacıyla "antiterör operasyonu" başlattı.
Yaklaşık 24 saat süren operasyonda Karabağ'daki Ermenistan silahlı birlikleri ve yasa dışı güçler silah bıraktı.
Mevzilerini terk ederek geri çekilen Ermeni güçleri, silahlarını Azerbaycan ordusuna teslim etti.