Avrupa siyasetinde uzun süredir tartışılan "stratejik özerklik" kavramı, Almanya ve İsveç’in somut adımlarıyla gerçeğe dönüşüyor. Stockholm’de bir araya gelen Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ve İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard, kıtanın geleceğine dair çarpıcı bir vizyon ortaya koydu.
"AMERİKAN ŞEMSİYESİNDEN ÇIKIŞ"
Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul, Avrupa’nın artık kendi ayakları üzerinde durma vaktinin geldiğini belirtti. ABD’nin değişen savunma stratejilerine atıfta bulunan Wadephul, şu ifadeleri kullandı:
"Avrupa, bir süre daha Amerikan nükleer şemsiyesine bağımlı kalmaya devam edecek. Ancak nihayetinde Avrupa, savunmasını konvansiyonel yollarla kendi başına yapabilecek ve ABD’ye ihtiyaç duymayacak bir konuma gelecektir."
SAVUNMA BÜTÇESİNDE REKOR ARTIŞ: YÜZDE 5
Bağımsızlık hedefinin sadece söylemde kalmayacağını belirten bakanlar, ekonomi tarihlerinin en büyük savunma yatırımlarından birini açıkladı. Hem Almanya hem de İsveç, gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYH) tam yüzde 5’ini savunma sanayisine ve orduya ayırma kararı aldı. Wadephul, bu orana ulaşılması halinde Avrupa’nın konvansiyonel tehditlere karşı ABD desteği olmadan direnç gösterebileceğini vurguladı.
İSVEÇ: "BU ULAŞILABİLİR BİR HEDEF"
İsveç Dışişleri Bakanı Stenergard da mevkidaşına tam destek verdi. ABD’nin de Avrupa’dan bu sorumluluğu beklediğini hatırlatan Stenergard, "Yüzde 5 hedefiyle bu yolda kararlılıkla ilerliyoruz. Avrupa için bu, ulaşılabilir bir hedeftir" dedi.
Bu karar, NATO içindeki dengeleri ve Avrupa’nın küresel askeri güç olma arzusunu yeniden tanımlayacak bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.