Türkgün | Ekonomi | Avrupa’da enerji krizi büyüyor: Ek kar vergisi yeniden gündemde

Avrupa’da enerji krizi büyüyor: Ek kar vergisi yeniden gündemde

Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik aksaklıkların enerji piyasalarında oluşturduğu arz şoku, Avrupa’da enerji maliyetlerini artırırken petrol şirketlerinin rafineri marjlarını da yükseltti. Almanya, İtalya, Avusturya, Polonya, Portekiz ve İspanya, petrol şirketlerinin rekor karlarına karşı AB düzeyinde ortak bir ek kar vergisi mekanizması oluşturulmasını gündeme taşıdı.

Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik aksaklıkların enerji piyasalarında oluşturduğu arz şoku, Avrupa’da enerji maliyetlerini artırırken petrol şirketlerinin rafineri marjlarını da yükseltti. Almanya, İtalya, Avusturya, Polonya, Portekiz ve İspanya, petrol şirketlerinin rekor karlarına karşı AB düzeyinde ortak bir ek kar vergisi mekanizması oluşturulmasını gündeme taşıdı.

KAYNAK: AA

Orta Doğu’da artan gerilimin küresel enerji piyasalarında yol açtığı arz şoku, Avrupa’da yükselen enerji maliyetleri ve petrol şirketlerinin artan rafineri marjları, ek kar vergisi tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Almanya, İtalya, Avusturya, Polonya, Portekiz ve İspanya’dan oluşan 6 Avrupa Birliği üyesi ülke, konunun 19 Eylül’de Dublin’de gerçekleştirilecek AB Gayriresmi Maliye Bakanları Toplantısı’nın (ECOFIN) gündemine alınması için İrlanda’ya ortak mektup gönderdi.

6 Avrupa ülkesi ek kar vergisi için harekete geçti

Çatışma bölgelerinden yapılan işlenmiş ürün ihracatının kesintiye uğraması, Batı pazarında hazır yakıt arzını ciddi şekilde daraltırken, ham petrol fiyatlarındaki artışın çok üzerinde seyreden rafineri karları Avrupa’da tepkiye neden oluyor.

Tüketiciler yüksek akaryakıt maliyetleri ve artan yaşam pahalılığıyla mücadele ederken, Avrupa genelinde faaliyet gösteren petrol şirketlerinin ikinci çeyrek finansal sonuçlarında rafineri sıkışıklığından beslenen yüksek karlar açıklaması, ülkeleri blok düzeyinde ortak bir “ek kar vergisi” mekanizması oluşturma arayışına yöneltiyor.

İrlanda’nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nda düzenlenecek iki günlük toplantıda bakanların, petrol şirketlerinin ham petrol fiyatlarındaki artışın çok üzerinde kar marjları elde ettiğini gündeme getirmesi bekleniyor.

Zirvede, 2022’de Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında uygulanan geçici kriz vergisi deneyimlerinden ders çıkarılması ve AB genelinde bağlayıcı bir yasal çerçeve oluşturulması hedefleniyor.

Avrupa Komisyonu ve Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, kıta genelinde uygulanacak koordineli ek kar vergisinin 200 milyar avroya yakın bir kaynak üretebileceği öngörülüyor.

İrlanda ortak AB kararına mesafeli

Avrupa basınındaki son haberlere göre İrlanda, konuyu gündeme almayı kabul etse de AB Komisyonu’nun “ek vergi kararları her ülkenin kendi ulusal yetkisindedir” duruşunu arkasına alarak konunun bağlayıcı bir AB ortak kararına dönüşmesine mesafeli yaklaşıyor.

Hürmüz riski ve yüksek oynaklık rekor kar getirdi

Enerji uzmanlarına göre, Avrupa genelindeki yüksek fiyatlar ve şirketlerdeki rekor karlar, nisanda kısa süreliğine 126 dolara kadar tırmanan Brent petrol ile Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik aksamalardan kaynaklanıyor.

Piyasalardaki sert oynaklık, özellikle büyük ticaret operasyonları yürüten Avrupalı petrol şirketlerine doğrudan avantaj sağladı.

İngiliz enerji şirketi Shell’in yılın ikinci çeyreğindeki karı yüzde 130 artışla 9,84 milyar doları aştı. Aynı dönemde bp’nin karı yüzde 150 artışla 5,73 milyar dolara, Fransız TotalEnergies’in düzeltilmiş net karı ise yüzde 67 artışla 6 milyar dolara çıktı.

Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, büyük 6 petrol şirketinin küresel piyasalarda günde ortalama 37 milyon dolar fazladan kar elde etmeye devam edeceğini öngörüyor.

Kar marjları yükselirken TotalEnergies gibi bazı Avrupalı üreticilerin petrol üretimine öncelik vermek adına 2050 karbon nötr taahhütlerini esnetmesi, kıtanın yeşil dönüşüm hedeflerinde de tartışmalara yol açıyor.

Kar rekorlarının arkasında rafineri sıkışıklığı bulunuyor

Uzmanlar, tüketiciler yüksek fiyatlarla mücadele ederken ExxonMobil, Chevron, Shell ve bp gibi küresel petrol devlerinin tarihi kar rekorları kırmasını üç temel piyasa mekanizmasına bağlıyor.

İlk olarak, Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik tıkanıklık nedeniyle Brent petrolün varil fiyatının 100 doların üzerine çıkması piyasada yapısal bir değişim oluşturdu. Çatışma bölgesinin uzağında üretim yapan şirketler, ellerindeki petrolü yüksek “savaş primiyle” piyasaya sürerken, Orta Doğu petrolüne alternatif arayan rafinerilerin yoğun talebinden de yararlandı.

İkinci önemli faktör ise rafineri marjlarındaki artış oldu. Orta Doğu’dan yapılan işlenmiş ürün ihracatının kesintiye uğraması, Batı pazarında hazır yakıt arzını ciddi şekilde daralttı. Arz sıkışıklığı nedeniyle akaryakıt fiyatlarının yükselmesi, büyük şirketlerin rafineri kollarındaki kar marjlarını tarihi seviyelere taşıdı.

Son olarak şirketlerin, üretimi artıracak yeni yatırımlar yapmak yerine mevcut yüksek fiyat dalgalanmalarından ve işletme kaldıracından yararlanarak maksimum nakit akışı sağlamaya odaklandığı belirtiliyor.

Bu finansal gelişme Wall Street verilerine de yansıdı. S&P 500 endeksine göre enerji sektörü, yıllık bazda yüzde 135,3’lük kar büyümesiyle diğer tüm iş kollarını geride bıraktı.

Ülkeler kendi kriz modellerini uyguluyor

Avrupa içinde ortak AB mevzuatı beklenirken ülkeler kendi ulusal modellerini de uygulamaya devam ediyor.

İngiltere, Kuzey Denizi üreticilerine yönelik geçici Enerji Karları Vergisini yüzde 38 seviyesinde uygulayarak toplam vergi yükünü yüzde 65'e çıkardı. Bu gelir, dar gelirli ailelerin faturalarını sübvanse etmek için kullanılıyor.

İtalya hükümeti, enerji şirketlerinin ekstra karlarına uyguladığı özel vergiyi yüzde 25'e yükseltti. Toplanan 20 milyar avroyu aşkın kaynakla akaryakıt fiyatlarının pompada litre başına 30 sent düşürülmesi sağlandı.

Yunanistan ise elektrik sağlayıcılarının yüksek karlarını vergilendirmek amacıyla yüzde 90 oranında özel kriz vergisi uyguladı. Elde edilen 6,8 milyar avro doğrudan tüketicilere aktarıldı.

İspanya ve Portekiz hükümetleri ise Avrupa Komisyonu’ndan aldıkları onay doğrultusunda elektrik üretiminde kullanılan gazın fiyatını megavatsaat başına ortalama 50 avroda sabitleyerek tüketicilerin elektrik faturalarını yüzde 20’ye varan oranda düşürdü.

Avusturya hükümeti de hidroelektrikten büyük kar elde eden Verbund şirketinden 400 milyon avroluk özel temettü tahsil ederek bunu halka enerji destek paketleri olarak dağıtma kararı aldı.

Avrupa’da siyasi ayrışmalar sürüyor

Ortak AB mektubuna imza atan ülkelerde de iç siyasi bölünmeler bulunuyor.

Almanya gibi sanayi ülkelerinde yükselen enerji maliyetleri, fabrikaların kapanması veya üretim hatlarının deniz aşırı ülkelere taşınması riskini artırarak kıta genelinde sanayisizleşme endişesine yol açıyor.

Almanya’da Sosyal Demokrat Parti lideri ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil, petrol şirketlerinin yüksek kriz karlarının tüketicilere iade edilmesi gerektiğini savunarak kriz vergisinin getirilmesini destekliyor.

Klingbeil, “Sürücülerin sırtından yapılan bu soygun artık son bulmalı” diyerek tepki gösterirken, Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik ise bu tür ek vergilere karşı çıkıyor.

Verginin ekonomik karşılığı da tartışılıyor. 2022-2023 enerji krizi döneminde uygulanan benzer bir vergiden 13 şirket etkilenmiş ve bütçeye yaklaşık 2,5 milyar avro gelir sağlanmıştı. Ancak bu rakam beklentilerin çok altında kalmıştı.

Mevcut krizde verginin yeniden yürürlüğe girmesi halinde ülkeye getirisinin çok daha düşük olacağı tahmin ediliyor.

AB Komisyonu’nun henüz resmi bir yasa taslağı sunmamış olması, Klingbeil’in Avrupa düzeyine taşıdığı önerinin AB içinde çoğunluk bulamaması ve üye ülkelerdeki siyasi ayrışmalar, Avrupa’nın ortak bir enerji politikası üretme hızını yavaşlatıyor.

ABD üretimi artırmaya odaklanıyor

Avrupa ek vergileri tartışırken ABD yönetimi, ExxonMobil ve Chevron gibi yüksek kar açıklayan enerji şirketlerine ek vergi getirmek yerine üretimi artırma stratejisi izliyor.

Bu durumun, mali yüklerden kaçınan Avrupalı enerji şirketlerinin merkezlerini veya borsa kotasyonlarını ABD pazarına taşıma riskini artırdığı belirtiliyor.

Asya pazarında ise Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik krizden etkilenmeyen Çin ve Hindistan’ın Rus petrolünü yüksek iskontolarla tedarik etmeye devam etmesi, Avrupalı üreticilerin küresel rekabette maliyet dezavantajıyla karşı karşıya kalmasına yol açıyor.

Türkiye’de akaryakıt fiyatlarını rafinaj piyasası etkiliyor

Uluslararası piyasalarda yüksek seyreden petrol fiyatları, küresel enerji şirketlerinin karlarını ve rafinaj marjlarını artırırken, bu gelişme Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarına da yansıyor.

Türkiye’de motorin fiyatlarının belirlenmesinde ham petrol fiyatlarından ziyade İtalya’daki CIF MED (Genova/Lavera) Akdeniz ürün piyasasında oluşan işlenmiş ürün fiyatları belirleyici oluyor. Fiyatlandırmada ayrıca Merkez Bankasının dolar kuru, ÖTV ve KDV gibi unsurlar da rol oynuyor.

Türkiye’de rafinaj faaliyetleri kapsamında motorin üretimi, yurt içi talebin yaklaşık yüzde 70’ini karşılıyor. Küresel rafinaj kapasitesindeki daralma ve risk priminin etkisiyle yükselen rafinaj marjları, rafinerilerin karlılığını da artırıyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...