Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilen 31’inci Bakü Enerji Forumu’ndaki temaslarına devam ediyor. Bakan Bayraktar, forum kapsamında gerçekleştirilen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (D-8) Enerji Bakanları’nın 1’inci Toplantısı’na katıldı.
Artan enerji talebi, jeopolitik belirsizlikler, piyasa oynaklığı, elbette iklim değişikliği ve elektrifikasyonun hızlanan temposu, dünya genelinde enerji politikalarını yeniden şekillendirmekte olduğunu belirten Bakan Bayraktar, "Bu ortamda enerji güvenliği, karşılanabilirlik ve sürdürülebilirlik, gerçekçi ve iş birliğine dayalı yaklaşımlar yoluyla birlikte ele alınmalıdır. D-8 ülkeleri bu konuda önemli bir potansiyele sahiptir. Üye devletlerimiz büyük hidrokarbon üreticilerini, hızla büyüyen enerji piyasalarını ve ekonomileri, güçlü yenilenebilir enerji potansiyelini ve elbette artan nüfusları temsil etmektedir. Bu durum, enerji değer zincirinin tamamında iş birliği için güçlü fırsatlar oluşturmaktadır ve inanıyorum ki D-8 çerçevesi, önümüzdeki dönemde enerji iş birliğinde daha aktif bir rol oynayabilir. Bu nedenle bu toplantılar yalnızca zamanında yapılmış toplantılar değil, aynı zamanda daha yapılandırılmış ve sonuç odaklı iş birliği mekanizmalarının oluşturulması açısından da önemlidir" dedi.
“Türkiye yenilenebilir enerjiyi hızla büyütmeye devam etmektedir”
Türkiye’nin D-8 üyesi ülkeler arasında hidrokarbonlar, enerji dönüşümü ve enerji bağlantısallığı alanlarında iş birliğinin geliştirilmesini güçlü şekilde desteklemekte olduğunu belirten Bayraktar, "Biz de hidrokarbonların bu geçiş döneminde enerji güvenliğinde önemli bir rol oynamaya devam edeceğine inanıyoruz. Yukarı akım yatırımlar, rafinaj, petrokimya, sıvılaştırılmış doğal gaz altyapısı, depolama ve teknik bilgi paylaşımı alanlarında iş birliği karşılıklı faydalar sağlayabilir. Türkiye, enerji üreticisi ve bölgesel enerji merkezi olarak rolünü güçlendirmeye devam etmektedir. Dünyanın en büyük açık deniz hidrokarbon arama filolarından birine sahibiz ve yakın zamanda Somali'deki ilk derin deniz sondaj operasyonumuzu başlattık. Aynı zamanda yakın gelecekte Pakistan açıklarında ve Libya'da yeni faaliyetlere hazırlanmaktayız. Bunun yanında, Türkiye'nin doğal gaz altyapısı bölgesel enerji güvenliğine ve arz çeşitlendirmesine katkı sağlamaktadır. Doğu Avrupa ülkelerine aktif olarak doğal gaz tedarik ediyoruz. Ayrıca SOCAR ile birlikte Suriye'ye gaz ihracatına da başladık. Bağlantısallığı, sistem esnekliğini ve sınır ötesi enerji ticaretini artırmak amacıyla komşu ülkelerle elektrik enterkonneksiyon kapasitemizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Hidrokarbonların yanı sıra, daha temiz enerji teknolojilerine yönelik yatırımlarımızı da hızlandırıyoruz. Türkiye yenilenebilir enerjiyi hızla büyütmeye devam etmektedir" dedi.
Bugün itibarıyla Türkiye’nin kurulu elektrik kapasitesinin yüzde 63'ünden fazlasının yenilenebilir kaynaklardan gelmekte olduğunu belirten Bayraktar, "Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın Bakü'de gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP29) sırasında açıkladığı üzere, 2035 yılına kadar 120 gigawatt güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesine ulaşmayı hedefliyoruz. Ancak enerji dönüşümü aynı zamanda daha güçlü şebekeler, depolama sistemleri, dijital altyapı, kritik mineraller ve finansman mekanizmaları gerektirmektedir. Bu nedenle teknoloji, inovasyon ve kapasite geliştirme alanlarında iş birliği, sekiz ülkenin tamamı için hayati öneme sahiptir. Enerji bağlantısallığı da daha derin iş birliği için bir diğer stratejik alandır. Sınır ötesi elektrik enterkonneksiyonları, iletim altyapıları, doğal gaz bağlantıları ve entegre enerji koridorları arz güvenliğini ve bölgesel dayanıklılığı artıracaktır. Bu bağlamda, Bakü'deki D-8 Enerji ve İklim Merkezi önemli bir oluşumdur. Bunun, üye devletler arasında teknik iş birliğini, proje geliştirmeyi ve kurumsal koordinasyonu destekleyeceğine inanıyoruz. D-8 platformunu yalnızca bir diyalog mekanizması olarak değil, aynı zamanda somut projeler ve uzun vadeli ortaklıklar üretebilen bir platform olarak kullanmalıyız. Türkiye, enerji alanının tüm başlıklarında D-8 üyesi ülkelerle iş birliğini güçlendirmeye kararlılıkla devam etmektedir ve kendi tarafımdan iki öneri sunmak istiyorum. Birincisi, bu kapsamın içine mineralleri de dahil edebiliriz. Çünkü mineraller olmadan enerji dönüşümü mümkün değildir. Bu nedenle madenciliği de bir şekilde bu kapsamın içerisine dahil edebiliriz. İkinci önerim ise COP31'e Antalya'da ev sahipliği yapacağımız dönem ile ilgili. Belki bu toplantılar sırasında D-8 üyesi ülkelerle iklim çabalarına yönelik ortak bir yan etkinlik de düzenleyebiliriz" dedi.