X platformunda onaylı ve yüz bini aşkın takipçiye sahip bir hesabım bulunuyor. Son yıllarda paylaşımlarımın görüntülenme, etkileşim ve yeniden paylaşım oranlarında, önceki dönemlere kıyasla ücretini ödediğimiz platformda belirgin bir düşüş gözlemliyorum. Takip ettiğim hesapların paylaşımlarını görmüyorum. Onlar da benim paylaşımlarımı görmediklerini ifade ediyor. Takipçi sayısı birden yükseliyor, birden düşüyor. Bazen ise takipçi sayısı adeta çakılı kalıyor.
Bu durumun, özellikle İsrail'in Gazze'deki soykırımına karşı çıkan ve Gazze halkının yaşadığı insani trajediye dikkat çeken paylaşımlarımın ardından daha da belirginleştiğini düşünüyorum.
Elbette bunun teknik veya algoritmik birçok farklı sebebi olabilir. Ancak bu düşüşün yalnızca doğal algoritma değişiklikleriyle açıklanamayacak ölçüde olduğunu düşündüğüm için ciddi soru işaretleri taşıyorum.
Şüphelerimi besleyen unsurlardan biri de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Elon Musk hakkında kullandığı, "Elon, İsrail dostudur." sözüdür. Bunun yanında Elon Musk'ın İsrail'e yakınlığını ifade ederken, "Yahudi insanlar etrafında büyüdüm, İbrani bir anaokuluna gittim. İsmim de oldukça Yahudi ismi. 13 yaşındayken İsrail'e gittim. Arkadaşlarımın çoğu Yahudi. Bazen 'Ben de mi Yahudiyim?' diyorum. Yahudi gibiyim." şeklindeki ve yine İsrail'in sivil katliamlarını görmezden gelerek, "(Hamas'ı kastederek) Sivilleri öldürmekte ısrar edenleri öldürmekten başka bir seçenek yok." şeklindeki kamuoyuna yansıyan açıklamaları da dikkat çekicidir. Netanyahu ile de oldukça samimidir. Siyonist yaratık Netanyahu ile X platformunun sahibi Elon Musk'ın arasından adeta su sızmıyor...
Bu tür açıklamalar, X platformunun algoritmalarının İsrail'e yönelik sert eleştiriler konusunda tarafsız davranıp davranmadığına ilişkin şüphelerimi doğal olarak güçlendirmektedir. Elimde bunu kesin olarak ortaya koyan bir kanıt bulunmamakla birlikte, uzun yıllardır platformu aktif kullanan ve hesabının performansını yakından takip eden biri olarak gözlemlediğim değişimin tesadüf olmadığını düşünüyorum.
Ancak mesele yalnızca X algoritmalarıyla sınırlı görünmüyor. Sosyal medya üzerinde organize biçimde yürütülen başka müdahale yöntemlerinin de devrede olduğuna ilişkin dikkat çekici iddialar ve gözlemler bulunuyor.
Zaten böyle güçlü bir şüphe taşırken, Abese İrca isimli bir sosyal medya sayfasının yaptığı paylaşım da sosyal medyada çok boyutlu bir kuşatma altında olduğumuzu düşündürüyor. Abese İrca, "Görüntülenme ve etkileşimlerinde olağan dışı bir düşüş yaşayanlar, aşağıdaki 25 hesap tarafından engellenip engellenmediğini kontrol etsin. Bunlar arasında sizi engellemiş olan varsa FETÖ X ekibinin radarına girmişsiniz demektir ve şu an muhtemelen daha önce varlığını bile bilmediğiniz yüzlerce hesap tarafından topluca engellenerek görüntülenmeniz ve etkileşiminiz çökertilmiş durumdadır." paylaşımını yaptı.
Bu paylaşımı görünce ben de o hesaplara girip kontrol ettim. Hiç tanımadığım, sosyal medyada daha önce görmediğim hesaplardan altı tanesinin beni engellediğini gördüm...
Abese İrca isimli sosyal medya kullanıcısı ayrıca şu bilgiyi de paylaştı: "Bilmeyenler için FETÖ'nün neden toplu engelleme yaptığını da anlatayım. X algoritması, bir hesap topluca engellendiğinde onu 'şüpheli durum' olarak işaretleyip görüntülenmesini otomatik olarak düşürüyor ve yaptığı paylaşımların etkileşim katsayılarını, engelleyen hesap sayısı oranında indiriyor. FETÖ gibi organize hareket eden örgütler de ellerinde bulunan çok sayıdaki hesabı kullanarak X algoritmasını manipüle edebiliyor. Sadece 25 hesap tarafından yapılan toplu bir engelleme bile hesabınızın aylar boyunca çökmesine sebep olabiliyor."
ABD ve İsrail hesabına çalıştığı netleşmiş olan yabancı istihbarat aparatı FETÖ'nün de bu konuda sosyal medyada bir misyon yüklendiği çok belli...
FETÖ, Türkiye'de bir iktidar değişikliği hedefi doğrultusunda, kendi amaçlarına hizmet edecek propaganda üretmek için sürekli kılıktan kılığa giriyor. Abese İrca'nın paylaştığı FETÖ bağlantılı hesapların birçoğunun Atatürk maskesini kullanması da bunun dikkat çekici örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.
FETÖ'nün yeni umudunu YENİ Parti'ye bağladığı izlenimi de giderek güçleniyor. FETÖ firarisi Tarık Toros'un, "Her şey planlandığı gibi yürüyor. Artık Meclis'te ana muhalefet partisi olduk." sözleri, örgütün propaganda faaliyetlerini YENİ Parti üzerinden yoğunlaştıracağını çok net ortaya koyuyor.
Sosyal medyada FETÖ'nün trol ağına karşı dikkatli olmak, Türkiye'yi bilgi kirliliğinden ve algı operasyonlarından korumak demektir. Köşeye sıkışan FETÖ kendisine yeni çıkış yolları arıyor. O çıkış yolunu bulduğu takdirde Türkiye'nin yeniden ağır bedeller ödemesi kaçınılmaz olacaktır.