Türkgün | Ekonomi | Bakan Uraloğlu açıkladı: Türkiye'nin veri merkezi kapasitesi 8 katın üzerine çıkacak

Bakan Uraloğlu açıkladı: Türkiye'nin veri merkezi kapasitesi 8 katın üzerine çıkacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin veri güvenliği ve teknolojik bağımsızlığına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ankara'da kurulan yeni veri merkeziyle kapasitenin artırılacağını belirten Uraloğlu, verilerin ülke sınırları içinde korunmasının önemine dikkat çekti.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin veri güvenliği ve teknolojik bağımsızlığına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ankara'da kurulan yeni veri merkeziyle kapasitenin artırılacağını belirten Uraloğlu, verilerin ülke sınırları içinde korunmasının önemine dikkat çekti.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Son dakika gelişmelerinden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
KAYNAK: İHA

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 19. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı'nda Türkiye'nin siber güvenlik kapasitesi, veri merkezleri, 5G altyapısı ve çocukların dijital ortamda korunmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin dijital altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaları anlatan Uraloğlu, “Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak; siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesidir” dedi.

“Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir”

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda (BTK) gerçekleştirilen konferansta konuşan Bakan Uraloğlu, bilginin ve siber güvenlik teknolojilerinin önemine değindi.

Verinin yalnızca arşivlenen bir kaynak olmadığını belirten Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir. Veri artık yalnızca arşivlenen bir yığın değil; üretimin hammaddesi, güvenliğin kalkanı, ekonominin motoru ve egemenliğin temelidir. Yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve yüksek performanslı hesaplama çağında bir ülkenin gücü; veriyi üretebilme, kendi topraklarında tutabilme, işleyebilme, koruyabilme ve değere dönüştürebilme kabiliyetiyle ölçülüyor. Bu verinin nerede barındırıldığı, hangi standartlarda işlendiği ve kimlerin kontrolünde olduğu meselesi artık yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda stratejik, ekonomik ve milli bir meseledir ve hiç şüphesiz, verinin egemenliğini tesis eden ülkeler yarının kazananı olacaktır.”

TÜRKSAT Veri Merkezi'nin kapasitesi artırılacak

Siber güvenliğin Türkiye ve uluslararası toplum açısından kritik öneme sahip olduğunu belirten Uraloğlu, kamu ve özel sektör tarafından kurulan veri merkezlerini Türkiye'nin dijital kaleleri olarak nitelendirdi.

Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde temmuz ayında temeli atılan TÜRKSAT Veri Merkezi'nin 35 bin 300 metrekarelik alana sahip olacağını aktaran Uraloğlu, tesisin Türkiye'nin en büyük veri merkezlerinden biri olacağını ifade etti.

Uraloğlu, merkezin mevcut kapasiteyi ilk fazda 3 katına, ikinci fazda ise 8 katın üzerine çıkaracağını belirtti. Tesiste, e-Devlet başta olmak üzere kritik kamu verilerinin yerli yazılımlarla, uluslararası standartlarda ve üst düzey güvenlikle korunacağını kaydetti.

“Siber bağımsızlığımızın en somut ifadesi”

Eylül ayında hizmete alınan Vodafone İzmir Veri Merkezi'nin de dijital altyapıya katkı sağladığını belirten Uraloğlu, merkezin Ege Bölgesi'nin en büyük veri merkezi olduğunu söyledi.

Veri merkezlerinin kriptoloji ve dijital varlıkların uzun vadeli güvenliği açısından önemine dikkat çeken Uraloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Eylül ayında hizmete aldığımız Vodafone İzmir Veri Merkezi de Ege Bölgesi'nin en büyük veri merkezi olarak bu dijital kaleler zincirine önemli bir halka eklemiştir. Böylece Türkiye'nin dijital güvenlik haritasını adım adım genişletiyoruz. Kriptoloji açısından veri merkezleri, dijital varlıklarımızın uzun vadeli güvenliğinin teminatıdır. Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak; siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesidir.”

Türkiye, Küresel Siber Güvenlik Endeksi'nde Seviye 1'de

Türkiye'nin siber güvenlik alanındaki kurumsal kapasitesine de değinen Uraloğlu, Siber Güvenlik Başkanlığının kuruluşunun ülkenin siber dünyadaki milli çıkarlarını koruma iradesini ortaya koyduğunu belirtti.

Uraloğlu, Uluslararası Telekomünikasyon Birliğinin 2024 Küresel Siber Güvenlik Endeksi'nde Türkiye'nin tüm alanlarda tam puan alarak “Seviye 1: Rol Model Ülke” kategorisinde yer aldığını ifade etti. Bu sonucun Türkiye'nin kurumsal kapasitesinin uluslararası düzeyde tescili niteliğinde olduğunu kaydetti.

Tüm işletmecilere ilave güvenlik tedbiri zorunluluğu

BTK'nın elektronik haberleşme, posta ve elektronik güven hizmetleri sektörlerinde düzenleme, gözetim ve denetim faaliyetlerini sürdürdüğünü hatırlatan Uraloğlu, bu yıl alınan Kurul Kararı'yla yetkilendirilen tüm işletmecilere ekonomik büyüklüklerine bakılmaksızın ilave güvenlik tedbirleri alma yükümlülüğü getirildiğini bildirdi.

Uraloğlu, kararın sektördeki güvenlik seviyesinin yükseltilmesi ve altyapıların siber dayanıklılığının artırılması açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.

15 yaş altına sosyal ağ hizmeti sınırlandırıldı

Çocukların dijital ortamdaki risklerden korunmasına yönelik tedbirlere de değinen Uraloğlu, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulmasının sınırlandırıldığını ifade etti.

Uraloğlu, Siber Güvenlik Başkanlığınca hazırlanan ve Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmeliğe ilişkin şu açıklamada bulundu:

“Dijital dünyada en çok korumamız gerekenler çocuklarımızdır. Siber Güvenlik Başkanlığımızca hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulması sınırlandırılmıştır. Yaş doğrulamasının e-Devlet üzerinden yapılması, 15-18 yaş grubu için özel koruma tedbirleri uygulanması ve ebeveyn kontrol araçlarının zorunlu kılınması; çocuklarımızın dijital ortamın risklerinden korunması yönündeki kararlılığımızın açık göstergesidir. Çocuklarımızın sağlıklı gelişimini ön planda tutmak, ailelerimizin yanında olmak ve platformların daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlamak, milli güvenlik anlayışımızın ayrılmaz bir parçasıdır.”

Afetler için uydu bağlantılı 450 mobil baz istasyonu hazır tutulacak

BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit de haberleşme altyapısının güvenliği ve afet anlarında iletişimin devamlılığına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Koçyiğit, mart ayında alınan Kurul Kararı'yla ilave güvenlik tedbirlerinin net satış tutarlarına bakılmaksızın tüm işletmeciler için zorunlu hale getirildiğini belirtti.

6 Şubat depremlerinden edinilen tecrübeler doğrultusunda 5G yetkilendirmesinde işletmecilere, afet anında sahaya hızla ulaşabilecek haberleşme gücünü hazır tutma yükümlülüğü getirildiğini aktaran Koçyiğit, şu ifadeleri kullandı:

“Olağanüstü durumlar için de işletmecilerimiz beş yılın sonunda uydu bağlantısıyla çalışabilen 450 mobil baz istasyonunu hazır tutmakla yükümlüdür.”

5G'de yerli malı oranı yüzde 60'a çıkarılacak

Koçyiğit, 5G altyapısında yerli malı ve Millî Haberleşme Ürünü kullanım oranlarının artırılmasının şart koşulduğunu bildirdi.

Şebekelerde kullanılan cihazların da teknolojik egemenlik açısından önem taşıdığını belirten Koçyiğit, yerli malı oranının kademeli olarak yüzde 60'a, Millî Haberleşme Ürünü oranının ise yüzde 15'e çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.

Eylül ayında alınan Kurul Kararı'yla nüfusu 5 binin altındaki yerleşim yerleri ile otoyol, hızlı tren hattı ve tünel gibi güzergâhlarda yeni kurulacak baz istasyonlarının Millî Haberleşme Ürünü tanımına uygun ürünlerden temin edilmesine karar verildiğini aktardı.

“Bilimsel birikimimizi korumak Türkiye'nin geleceğini korumaktır”

ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, bilimsel birikim, nitelikli insan kaynağı ve yerli teknoloji geliştirme kapasitesinin önemine dikkat çekti.

Yozgatlıgil, “Bilimsel birikimimizi, kritik altyapılarımızı ve savunma sistemlerimizi korumak Türkiye'nin üretimi ve kendi geleceği hakkında karar verme gücünü korumaktır. Bu alanda güçlü olmamız çok kritik. Biz bilimsel yetkinlik, nitelikli insan kaynağı ve kendi teknolojilerimizi geliştirme kapasitemizi bu alanda mutlaka kullanmalıyız. Biz Orta Doğu Teknik Üniversitesi olarak çalışmalarımızı bu sorumlulukla yürütüyoruz” dedi.

Siber dayanıklılık için ortak çalışma çağrısı

Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alkan da Türkiye'nin siber bağımsızlığını ve dijital direncini artırmak için kurumlar arası ortak çalışma yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Alkan, muhtemel tehditlere karşı siber dayanıklılığı ve egemenliği güçlendirecek kapsamlı bir projenin ulusal güvenlik açısından önem taşıdığını belirtti. Bilgi Güvenliği Derneği olarak 20 yıldır siber güvenliğin ulusal ve milli güvenlik açısından önemini gündemde tutmaya çalıştıklarını ifade etti.

Konferansa Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alkan ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...