Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, 13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde, Türkiye’de ilk kez Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ne imza attı. “Bursa’nın Afet Anayasası” olarak nitelendirilen beyannameyle afet risklerinin önceden belirlenmesi, zararların azaltılması ve kentin afet sonrasında da hizmetlerini sürdürebilmesi hedefleniyor. Biba, beyannamenin diğer yerel yönetimler için de model oluşturacağına inandıklarını söyledi.
Bursa’nın Afet Anayasası kamuoyuna duyuruldu
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi, 13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle kamuoyuna tanıtıldı.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın başkanlığında gerçekleştirilen törene Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, ilçe belediye başkanları, ilgili kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, akademik oda temsilcileri ve Büyükşehir Belediyesi bürokratları katıldı.
Beyannamenin, Bursa’nın afetlere karşı hazırlıklı ve dirençli bir kent haline gelmesi için kapsamlı bir yol haritası oluşturması amaçlanıyor.
“Dirençlilik evde başlar”
Bursa’nın geleceği açısından önemli bir adım attıklarını belirten Başkan Vekili Şahin Biba, beyannamenin 13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde kamuoyuyla paylaşıldığını ifade etti.
Biba, 2026 yılının ana temasının “Dirençlilik evde başlar” olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde, şehrimizin geleceğine yön verecek Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamemizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bu anlamlı günün 2026 yılı ana teması, hepimizin hayatına dokunan çok temel bir gerçeği hatırlatıyor: Dirençlilik evde başlar. Evlerimiz; güvenliğin, bakımın, aile bağlarının ve toplumsal dayanışmanın ilk filizlendiği yerdir. Bizler de evlerimizi, mahallelerimizi, ailelerimizi afetlere karşı daha güvenli, hazırlıklı ve dirençli yapmak üzere yola çıktık.”
“Herkesin kendini emniyette hissettiği bir Bursa inşa etmek istiyoruz”
Amaçlarının çocukların güvenle büyüdüğü, ailelerin huzurla yaşadığı ve herkesin kendini emniyette hissettiği bir Bursa oluşturmak olduğunu dile getiren Biba, beyannamenin afet yönetimine yaklaşımını anlattı.
Biba, şöyle konuştu:
“Hazırladığımız beyannameyi, kriz anlarında refleks göstermenin ötesine geçen; riskleri henüz ortaya çıkmadan kaynağında yok etmeyi hedefleyen bütüncül bir yaklaşımla tasarladık. Gerçek afet yönetimi, felaket yaşandıktan sonra sahada olmaktan ibaret değildir. Nitelikli belediyecilik ve kamu yönetimi, muhtemel tehlikeleri önceden bilimsel verilerle tespit edip, koruyucu tedbirleri vakit kaybetmeksizin devreye sokabilmektir. Bizim temel hedefimiz; klasik belediyecilik ezberlerini kırarak, Büyükşehir Belediyemizin tüm kademeleri ve iştirakleri için dirençli kent vizyonunu bağlayıcı bir ilke ve ortak bir vicdani taahhüt haline getirmektir.”
“Uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir hedefler belirledik”
Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile yürütülen çalışmalar kapsamında Bursa’nın teknik, fiziksel ve sosyal açıdan hassas noktalarının bilimsel yöntemlerle ele alındığını belirten Biba, tespitlerin somut adımlara dönüştürülmesinin önemine dikkati çekti.
Biba, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bilimsel tespitler, somut adımlara dönüşmediği sürece tek başına yeterli değildir. Bir tehlikeyi bilmek önemlidir. Fakat asıl sorumluluk, o tehlikenin doğurabileceği zararları önlemek için harekete geçmektir. Açıkladığımız beyanname, bu anlayışın bir sonucudur. Yerine getirilmesi mümkün olmayan vaatler yerine; uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir hedefler belirledik.”
Şehir planlamasından sosyal hizmetlere kadar tüm alanlar kapsama alındı
Afet risklerinin azaltılması için önemli bir bilgi ve analiz altyapısı oluşturduklarını kaydeden Biba, beyannamenin belediyenin görev, yetki ve kurumsal sınırları çerçevesinde hazırlandığını belirtti.
Biba, mali açıdan gerçekçi, ölçülebilir ve sürdürülebilir taahhütlerden oluşan beyannamenin kapsamını şöyle anlattı:
“Beyannamemiz, Belediyemizin görev, yetki ve kurumsal sınırları içinde titizlikle kurgulanmış, mali açıdan son derece gerçekçi, ölçülebilir ve sürdürülebilir taahhütlerden oluşmaktadır. Şehir planlamasından kentsel dönüşüme, altyapıdan ulaşıma, çevreden sosyal hizmetlere, akıllı şehir uygulamalarından kurumsal işleyişimize kadar bütün çalışmalarımızı bu sorumlulukla ele aldık.”
“Ortak akılla bir Bursa Afet Anayasası hazırladık”
Afetlerle mücadelenin siyasi farklılıkların üzerinde ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Biba, beyannamenin farklı kesimlerin katkılarıyla hazırlandığını ifade etti.
Biba, şu değerlendirmede bulundu:
“Afet kapımızı çaldığında her birimiz etkileneceğiz. Dolayısıyla afetle mücadele siyasi farklılıkların, görüş ayrılıklarının üzerindedir. Bursa’mızın geleceğini tesadüflere bırakmadan, bilimin ve ortak aklın rehberliğinde çalışmaya kararlıyız. Bu kapsamda meslek odalarımızla bir araya geldik. Teknik değerlendirmelerini, önerilerini ve mesleki birikimlerini sürece dâhil etmeyi önemsedik. Kamu kurumlarımızın, ilçe belediyelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün, sivil toplumun ve her bir Bursalının ortak aklıyla yaşayan bir ‘Bursa Afet Anayasası’ hazırladık.”
“Bu tarihi beyannameyi Bursa’nın Afet Anayasası olarak kabul edelim”
Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin yerel yönetimler için yol gösterici bir model olacağına inandıklarını söyleyen Biba, asıl hedeflerinin belgenin kalıcı bir kurumsal kültüre dönüşmesi olduğunu kaydetti.
Biba, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bizim için asıl başarı, bu belgenin bir ‘ilk’ olmasından ziyade, Bursa’da nesiller boyu devam edecek kalıcı bir kurumsal kültüre dönüşmesidir. Bu doğrultuda ilan ettiğimiz taahhütlerin kararlılıkla takipçisi olacağımızın da altını çizmek istiyorum. Bilimden ayrılmadan, kurumlarımız arasındaki iş birliğini güçlendirerek, ortak sorumluluk bilinciyle çalışmaya devam edeceğiz. Bu beyanname bir bitiş çizgisi değil; Bursa’da köklü, kesintisiz ve kurumsallaşmış bir dirençlilik kültürünün başlangıç noktasıdır. Yönetimler, isimler ve dönemler değişebilir; ancak bu şehrin afet güvenliği yaklaşımı asla geriye gidemez, taviz verilemez bir yönetim standardı olarak kalmalıdır. Açıkladığımız bu tarihi beyannameyi Bursa’nın ‘Afet Anayasası’ olarak kabul edelim. Bilimin ve ortak aklın ışığında bu kararlılığı hep birlikte büyütelim.”
“Bursa’nın geleceğine ilişkin önemli bir yol haritasına sahibiz”
Açılış konuşmalarının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin tanıtım filmi izlendi. Filmin ardından yeniden açıklamalarda bulunan Biba, ellerinde artık yalnızca haritalar, raporlar ve teknik veriler bulunmadığını, Bursa’nın geleceğine ilişkin önemli bir yol haritasına sahip olduklarını söyledi.
Biba, elde edilen bilgilerin somut adımlara dönüştürüleceğini belirterek şöyle konuştu:
“Elimizde artık sadece haritalar, raporlar ve teknik veriler yok. Bursa’nın geleceğine ilişkin önemli bir yol haritasına sahibiz. Elde ettiğimiz bilgileri somut adımlara dönüştürecek ve Bursa’nın geleceğini bu doğrultuda şekillendireceğiz. Bizim için asıl mesele, ne kadar çalışma yaptığımızdan öte bu çalışmaların hemşehrilerimizin hayatına nasıl yansıyacağıdır.”
JICA çalışmalarının Bursa’nın risklerini ortaya koyan bilimsel bir zemin sunduğunu ifade eden Biba, beyannamenin bu bilgiler doğrultusunda atılacak adımları, önceliklerin nasıl belirleneceğini ve çalışmaların hangi anlayışla yürütüleceğini ortaya koyduğunu kaydetti.
Yol, köprü, kamu binası ve park yatırımları afetlere göre değerlendirilecek
Yapılan yatırımların afet dönemlerinde de kullanılabilir olmasının önemine değinen Biba, bundan sonraki süreçte yatırımların yalnızca normal zamanlardaki ihtiyaçlara göre değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Biba, yol, köprü, kamu binası, park, imar ve altyapı yatırımlarının afet güvenliği açısından da ele alınacağını ifade ederek şu örnekleri verdi:
“Örneğin, Büyükşehir Belediyesi olarak yeni bir yol yapıyoruz. Artık sadece yolun nereden geçeceğine veya ne kadar maliyetle yapılacağına bakmak yeterli olmayacak. O yolun bir afet anında ulaşım sürekliliğine nasıl katkı sağlayacağını, kritik bölgelere erişimi sağlayıp sağlamadığını da düşüneceğiz. Bir köprü yapıyoruz. Sadece bugünkü trafik kapasitesini değil, afet sonrasında ulaşımın devamlılığını da hesaba katacağız. Yeni bir kamu binası yapıyoruz. Sadece mimari ve mühendislik kriterlerini değil, o binanın afet sonrasında hizmet vermeye devam edip edemeyeceğini de değerlendireceğiz. Bir park düzenliyoruz. Sadece yeşil alan ve estetik açısından değil, afet anında toplanma, geçici barınma ve lojistik ihtiyaçlara ne kadar cevap verebileceği açısından da ele alacağız. Bir imar veya planlama kararı alıyoruz. Artık yalnızca nüfus, ulaşım ve yapılaşma kararlarını değil, zemini, tehlikeyi ve riski de kararın bir parçası hâline getireceğiz. Bir altyapı yatırımı yapıyoruz. Sistemin normal zamanda çalışması kadar, afet sonrasında ne kadar sürede yeniden çalışır hâle geleceğini de hesaplayacağız.”
“Büyük sorumluluğu tek başımıza üstlenemeyeceğimizin de farkındayız”
Afet güvenliğini Bursa’da alınan her kararın bir parçası haline getirmek istediklerini belirten Biba, hazırlık çalışmalarının belediyenin belirli birimleriyle sınırlı kalmayacağını söyledi.
Biba, planlamadan yatırıma, uygulamadan denetime kadar her aşamada afetlere hazırlığın gözetileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Afetlere hazırlığı, belediyemizin belirli birimlerinin sorumluluğundan çıkarıp bütün kurumsal yapımızın ortak çalışma anlayışına dönüştürmek; planlamadan yatırıma, uygulamadan denetime kadar her aşamada bu sorumluluğu taşımak istiyoruz. Elbette büyük sorumluluğu tek başımıza üstlenemeyeceğimizin de farkındayız. Bursa’nın 17 ilçesiyle birlikte bir bütün olarak güçlenmesi gerekiyor. Kamu kurumlarımızın, üniversitelerimizin, meslek odalarımızın, sanayimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın bilgi birikimiyle bu sürece katkı sunması son derece kıymetli.”
“Bursa’nın geleceğine verilmiş ortak bir söz ortaya koyuyoruz”
Beyannamenin Bursa’nın geleceği açısından önemli bir güvence olacağını dile getiren Biba, hedeflerinin yalnızca afet sırasında müdahale edebilen değil, afet yaşanmadan önce risklerini belirleyen ve azaltan bir kent oluşturmak olduğunu ifade etti.
Biba, konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Dirençli şehirler tesadüfen oluşmaz. Bilgiyle, bilimle, planlamayla, kararlılıkla ve birlikte hareket ederek oluşturulur. Bizim hedefimiz, afet olduğunda ne yapacağını bilen bir Bursa’dan daha fazlasıdır. Biz; afet olmadan önce risklerini bilen, risklerini azaltan, yatırımlarını buna göre planlayan, hizmetlerini kesintisiz sürdürebilen ve her koşulda yaşamaya devam edebilen bir Bursa istiyoruz. Bunun için bugün, Bursa’nın geleceğine verilmiş ortak bir söz ortaya koyuyoruz. Bu sözün adı: Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi. Beyannamemizin şehrimize ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum.”
Programın devamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve Büyükşehir Belediyesi bürokratları Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ni imzaladı. Ardından protokol üyeleri, günün anlam ve önemine yönelik hazırlanan panoya imza attı. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi hangi başlıkları kapsıyor?
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın talimatları doğrultusunda Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan beyannamede 10 temel taahhüt yer alıyor:
- Afet dirençli kentsel planlama
- Deprem dirençli yapı zorunluluğu
- Köprü ve ulaşım güvenliği
- Altyapı güvenliği
- Yapı denetiminde şeffaflık ve teknik güvence
- Akıllı şehir ve kent bilgi sistemi
- İklim ve çoklu afet yaklaşımı
- Afet eğitimleri, tatbikatlar ve kurumlar arası iş birliği
- Özel gereksinimli ve kırılgan grupların afetlere hazırlığı ve korunması