Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Şişli'de düzenlenen "TİSK 4. Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek Zirvesi"nde ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, sosyal konut hamlelerinin güçlü şekilde devam edeceğini belirterek, bütçede sosyal konut ödeneklerinin yüzde 150 artırıldığını söyledi.
Sosyal konut ödeneği 250 milyar liraya çıkarıldı
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin küresel ekonomide, bölgede yaşanan gerilimlerin, savaşın ve jeopolitik gerilimlerin etkisi altında yoluna devam ettiğini belirtti.
Enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş ile ticaret ortaklarındaki yavaşlamanın ekonomiyi etkilediğini ifade eden Yılmaz, enerji ithalatının bu yıl 63 milyar dolardan 71 milyar dolara çıkmasının beklendiğini söyledi.
Dış ticaret açığının da 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükseldiğini aktaran Yılmaz, zorlu koşullara rağmen ekonominin büyümeye, istihdam oluşturmaya ve dış pazarlardaki konumunu güçlendirmeye devam ettiğini vurguladı.
Yılmaz, sosyal konut hamlelerine ilişkin, "Bütçemizde sosyal konutla ilgili ödeneklerimizi yüzde 150 artırmış durumdayız. Yani bütçemizin geneli 20 küsur artarken, sosyal konut ödeneğimiz yüzde 150 artmış durumda. 100 milyardan 250 milyara taşınmış durumdayız." dedi.
Yılmaz, "500 bin konut" ve "kiralık konut" kampanyalarının sürdüğünü de belirtti.
Ekonomide 2026 büyüme beklentisi yüzde 3,3
Yılmaz, 2026 yılında ekonominin yüzde 3,3 büyümesinin öngörüldüğünü belirtti.
İlk yarıda yüzde 2,5 civarında büyüme gerçekleştiğini aktaran Yılmaz, ikinci 6 ayda, özellikle üçüncü çeyrekte biraz daha ivmelenme beklediklerini ifade etti.
Üçüncü çeyreğin turizm ve tarım gibi alanların etkisiyle ekonomide daha yüksek ağırlığa sahip olduğunu belirten Yılmaz, üçüncü çeyrekteki olumlu gelişmelerin yıl ortalamasını daha iyi bir noktaya taşımasını beklediklerini söyledi.
Yılmaz, yüzde 3,3'lük büyüme tahmininin dünyanın ve bölgenin şartları dikkate alındığında önemli bir performans olduğunu kaydetti.
Milli gelirin 1,8 trilyon doları aşması bekleniyor
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, yıl sonu itibarıyla milli gelirin ilk defa bu yıl 1,8 trilyon doları aşmasının beklendiğini belirtti.
Bunda büyümenin yanı sıra Türk lirasının değer kazanmasının da belli bir etkisi olduğunu ifade eden Yılmaz, yıllıklandırılmış ihracatın 280 milyar dolara ulaştığını söyledi.
İhracatın niteliğinde de artış olduğunu belirten Yılmaz, orta-yüksek teknolojilerin ihracat içindeki payının son 3 yılda yüzde 40'tan yüzde 44,1'e yükseldiğini bildirdi.
Mal ihracatının 280 milyar dolar olduğunu aktaran Yılmaz, hizmetlerin de dahil edilmesiyle Türkiye'nin bu yıl ilk defa 400 milyar doları aşan mal ve hizmet ihracatına ulaşacağını belirtti.
"7 puan civarında enflasyona etkisi var savaşın"
Enflasyonun en önemli mesele ve birinci gündem olduğunu dile getiren Yılmaz, Mayıs 2024'te yüzde 75,5'lere çıkan enflasyonun Ağustos 2026'da yüzde 31,5'e kadar gerilediğini belirtti.
Savaşın enerji, ulaştırma ve gıda fiyatları üzerindeki etkisinin son aylarda enflasyonda geçici bir yataylaşmaya yol açtığını ifade eden Yılmaz, savaş etkileri azaldıkça bu yataylaşmanın sona ereceğini düşündüklerini söyledi.
Yılmaz, "Merkez Bankamızın bir hesabına göre 7 puan civarında enflasyona etkisi var savaşın. Bizim şimdi yıl sonu tahminimiz yüzde 28,4 son OVP'de. Savaş olmasa yüzde 21-22 ile bu seneyi kapatmış olacaktık. Çok daha farklı bir perspektifimiz olacaktı ama realite bu. Gerçekçi olmak zorundayız. Gerçekçi bir zeminde ancak başarılı oluruz." dedi.

2027 büyüme beklentisi yüzde 4,2
Yılmaz, 2027'de büyümenin yüzde 4,2'ye çıkacağını düşündüklerini belirtti.
Bu oranın tarihsel ortalamaların ve potansiyel büyümenin bir miktar altında olduğunu aktaran Yılmaz, enflasyonla mücadele edilen bir dönemde büyüme ile enflasyonun birlikte düşünülmesi gerektiğini ifade etti.
Büyümenin kompozisyon itibarıyla da enflasyonla mücadeleyi destekleyici içeriğe sahip olduğunu söyledi.
Yılmaz, büyümenin 2028'de yüzde 4,6'ya, 2029'da ise yüzde 5'e ulaşmasının beklendiğini bildirdi.
2029 hedefleri belli oldu
Yılmaz, 2029 yılında ekonomik büyüklüğün 2,2 trilyon dolar seviyesine ulaşacağını, kişi başına gelirin 25 bin dolar bandına çıkacağını, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolar seviyesine ulaşacağını tahmin ettiklerini ve hedeflediklerini söyledi.
Bu dönemde enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere ulaştırmayı planladıklarını belirten Yılmaz, 3 yıllık dönemde 2,1 milyon ilave istihdam öngördüklerini vurguladı.
İşsizlik oranının bugün yüzde 8,1 civarında olduğunu belirten Yılmaz, dönem sonunda işsizliği yüzde 7,6'ya düşürmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Türk lirasının mevduattaki payı yüzde 61,5'e yükseldi
Yılmaz, toplam mevduat içinde Türk lirasının payının son 3-4 yılda yüzde 31,6'dan yüzde 61,5'e yükseldiğini belirtti.
Merkez Bankası rezervlerinin eskisinden çok daha güçlü hale geldiğini ifade eden Yılmaz, rezervlerin şu anda 184,2 milyar dolar seviyelerinde olduğunu aktardı.
Reel sektöre seçici destek mesajı
Orta Vadeli Program'da iş ve yatırım ortamını güçlendiren, işletmelerin rekabet gücünü artıran ve istihdamın niteliğini geliştiren kapsamlı bir politika çerçevesi ortaya koyduklarını belirten Yılmaz, işletmelerin finansmana erişiminin önemine dikkati çekti.
Yılmaz, genel finansman koşullarını iyileştirmek durumunda olduklarını belirterek, enflasyonun düşmesiyle faizlerin ve finansal koşulların iyileşeceğini, öngörülebilirliğin artacağını söyledi.
Üretim kapasitesi ve ihracatın zarar görmemesi için hassas sektörlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, genel programın çerçevesi bozulmadan seçici destekler ve finansal enstrümanlarla üretimin, kapasitenin ve sanayinin korunacağını ifade etti.
KOBİ'lere 250 milyar liralık ilave kredi
Yılmaz, istihdam destekleri ve seçici kredi destekleriyle reel sektörün destekleneceğini belirtti.
"Sanayi, üretim kapasitemizi dönüştürerek, geliştirerek yarınlara taşıyacağız. Bu çerçevede 250 milyar liralık ilave bir kredi KOBİ'lerimiz için başlatılmış durumda. Önümüzdeki süreçlerde gerekirse bunları artırarak devam ettireceğiz. Nitelikli, teknolojik projeler için Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi dediğimiz, 750 milyar liralık son derece elverişli finansal şartlara sahip bir programımız var, bunu sürdürüyoruz. Reeskont kredilerimiz yine çok kıymetli, ihracatçılarımıza dönük devam ettiriyoruz. Eximbank desteklerini ve ihracat sigortası imkanlarını genişletmeyi planlıyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Yılmaz, enerji ve lojistik maliyetlerini azaltan uygulamaları, yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarını ve istihdamı koruyan işletmelere yönelik destekleri sürdüreceklerini kaydetti.
Üretim ve istihdam için yeni adımlar
Kamu alımlarının yerli üretime uzun vadeli ve öngörülebilir talep oluşturacak stratejik bir araç olarak kullanılmaya devam edileceğini belirten Yılmaz, şirketlerin kuruluş, yatırım ve dış ticaret süreçlerindeki idari yüklerin azaltılacağını ve mevzuatın sadeleştirileceğini söyledi.
Adli süreçlerdeki uyuşmazlıkların daha hızlı çözüme bağlanması için adımlar atılacağını belirten Yılmaz, iş gücü politikalarının da değişen ihtiyaçlara uyarlanacağını ifade etti.
Mesleki ve teknik eğitime daha güçlü destek sunmayı ve iş gücü becerilerinin uyumunu hızlandırmayı planladıklarını aktaran Yılmaz, yeni nesil çalışma biçimlerine ve sektörel dönüşümlere uyum sağlanacağını, iş gücüne katılımda güçlük yaşayan kesimlerin istihdamının destekleneceğini ve atıl iş gücünün azaltılacağını belirtti.
Yılmaz, Orta Vadeli Program'a özel bir başlık açtıklarını, üretim kültürünün mutlaka geliştirilmesi ve emeğin kıymetinin yeni nesillere daha iyi anlatılması gerektiğini sözlerine ekledi.