ABD merkezli yatırım bankası JPMorgan, Türkiye ekonomisine yönelik güncellenmiş makroekonomik tahminlerini açıkladı. Hazırlanan raporda ekonomik büyüme, enflasyon, politika faizi ve döviz kuruna ilişkin beklentiler yeniden değerlendirildi.
Raporda, enflasyondaki seyrin Türk lirası üzerindeki baskıyı sürdürmeye devam edebileceği belirtilirken, kur hareketlerine ilişkin yeni öngörülere de yer verildi. Ayrıca cari işlemler dengesi, bütçe performansı, Merkez Bankası rezervleri ve asgari ücrete yönelik beklentiler de kapsamlı şekilde ele alındı.

Turizm gelirleri cari dengeye destek olacak
JPMorgan, 2026 yıl sonu cari açığının 48 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesini beklediğini açıkladı. Bu rakamın Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yaklaşık yüzde 2,8'ine karşılık geleceği belirtildi.
Banka, temmuz-ekim döneminde güçlü turizm gelirlerinin desteğiyle cari dengenin olumlu görünümünü koruyacağını, 2026'nın dördüncü çeyreğine kadar rezervler üzerinde belirgin bir baskı beklemediğini ifade etti.

Bütçe açığında artış beklentisi
JPMorgan raporunda, uygulanan vergi destekleri ile elektrik ve doğal gaz sübvansiyonlarının kamu maliyesi üzerinde ek yük oluşturabileceği değerlendirmesine yer verildi.
Banka, bu harcamaların bütçe dengesini olumsuz etkileyebileceğini belirterek, 2026 yılının sonunda merkezi yönetim bütçe açığının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yaklaşık yüzde 4'üne ulaşacağını öngördü.

“Faiz indirimlerinde temkinli olunmalı”
Banka, döviz kurundaki oynaklığın önceki dönemlere kıyasla düşük seyretmesi sayesinde kur geçişkenliğinin sınırlı kaldığını ancak enflasyon eğiliminin hâlâ yüksek olduğunu vurguladı.
Bu nedenle 2026'nın ikinci yarısında faiz indirimlerinde temkinli olunması gerektiği değerlendirmesinde bulunuldu.
Raporda ayrıca, aralık ayında yapılacak olası asgari ücret artışının büyüklüğünün, seçim takvimi ve ekonomi politikaları açısından önemli bir gösterge olacağı ifade edildi.

Dolar/TL için taktiksel yönetim tavsiyesi
JPMorgan, yüksek enflasyon ortamında dolar/TL'deki yükseliş hızının artmasını beklediğini belirtti.
Banka, bu nedenle Türk lirası uzun pozisyonlarının daha taktiksel şekilde yönetilmesini tercih ettiğini kaydetti.