Türkgün | Ekonomi | Mehmet Şimşek'ten Türkiye'nin ekonomik dayanıklılığına vurgu! 'Düşük borçluluk' avantajı

Mehmet Şimşek'ten Türkiye'nin ekonomik dayanıklılığına vurgu! 'Düşük borçluluk' avantajı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin milli gelirinin bu yıl 1,8 trilyon dolara, satın alma gücü paritesine göre ise 4 trilyon dolara ulaşmasını beklediklerini açıkladı. Düşük borçluluk düzeyinin ekonomik şoklara karşı dayanıklılığı artırdığını belirten Şimşek, enflasyonla mücadelenin süreceğini vurguladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin milli gelirinin bu yıl 1,8 trilyon dolara, satın alma gücü paritesine göre ise 4 trilyon dolara ulaşmasını beklediklerini açıkladı. Düşük borçluluk düzeyinin ekonomik şoklara karşı dayanıklılığı artırdığını belirten Şimşek, enflasyonla mücadelenin süreceğini vurguladı.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Son dakika gelişmelerinden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
KAYNAK: AA

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin küresel borçluluk açısından avantajlı bir konumda bulunduğunu belirterek, toplam borçluluk düzeyinin düşük olmasının ekonomik şoklara karşı dayanıklılığı artırdığını bildirdi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile İbn Haldun Üniversitesinin desteğiyle İstanbul'da düzenlenen 19. Verona Avrasya Ekonomik Forumu başladı. 30'dan fazla ülkeden temsilcinin katıldığı forumda ekonomi, jeopolitik ve uluslararası işbirliğinin geleceği ele alınıyor.

Forumun açılışında konuşan Şimşek, Türkiye'nin küresel ticaret ve lojistik ağlarındaki konumunu güçlendirmesinin önemine işaret etti.

Türkiye'nin ekonomik büyüklüğü 4 trilyon dolara ulaşabilir

Türkiye'nin ekonomik büyüklüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, milli gelirin mevcut döviz kurlarıyla bu yıl yaklaşık 1,8 trilyon dolara, satın alma gücü paritesine göre ise yaklaşık 4 trilyon dolara ulaşmasını beklediklerini ifade etti.

Türkiye'nin önemli bir nüfusa ve güçlü altyapıya sahip büyük bir ekonomi olduğunu belirten Şimşek, yüksek enflasyonun aşılması için bütüncül politikalar uyguladıklarını söyledi.

İş dünyasına yönelik mesaj da veren Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyp Erdoğan ve ekonomi ekibinin iş dünyasına destek verdiğini belirterek, yatırımlarının tamamını veya bir bölümünü Türkiye'de gerçekleştirmeyi seçen yatırımcılara yardımcı olmak istediklerini kaydetti.

“Türkiye ekonomik şoklara karşı avantajlı”

Küresel ekonominin karşı karşıya olduğu önemli sorunlardan birinin yüksek borçluluk olduğunu dile getiren Şimşek, dünya genelinde toplam borcun küresel hasılaya oranının yüzde 300'ü, gelişmekte olan piyasalarda ise yüzde 230'u aştığını bildirdi.

Türkiye'nin bu açıdan avantajlı bir konumda bulunduğunu vurgulayan Şimşek, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin toplam borçluluk düzeyinin düşük olması ekonomik şoklara karşı dayanıklılığını artırıyor. Düşük borçluluk sayesinde ekonomik şoklara yanıt verme ve makul bir büyümeyi sürdürme imkanı daha yüksek."

Şimşek, Türkiye'nin bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının gelişmekte olan piyasaların küresel ortalamasının yaklaşık yarısı düzeyinde olduğunu, kamu borcunun GSYH'ye oranının ise söz konusu ortalamanın yaklaşık üçte biri seviyesinde bulunduğunu belirtti.

Türkiye küresel ticaretteki konumunu güçlendirmek istiyor

Türkiye'nin küresel ticaret ve lojistik ağlarındaki rolünü güçlendirmesi gerektiğini ifade eden Şimşek, Türk Hava Yollarının (THY) dünyada en fazla noktaya uçan hava yolu şirketi olduğunu hatırlattı.

Küresel arz şoklarının Türkiye'ye bağlantısallığa yatırım yapma fırsatı sunduğunu belirten Şimşek, Pekin ile Londra arasındaki en hızlı bağlantılardan bazılarının Türkiye üzerinden sağlandığını, Çin'den İngiltere'ye demir yoluyla yük taşınmasının 18 gün sürdüğünü anlattı.

Türkiye'nin enerji alanında da önemli bir bölgesel merkez konumunda bulunduğunu kaydeden Şimşek, ülkenin bu avantajlarını değerlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Bölgesel çatışmalara karşı Türkiye'nin yaklaşımının barış ve istikrarı desteklemek olduğunu belirten Şimşek, güvenilir ortak konumunu güçlendirmek için tüm taraflarla diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Küresel ticarette korumacılığın ve ticaretin parçalanmasının önemli zorluklar arasında yer aldığını dile getiren Şimşek, Türkiye'nin kurallara dayalı ticaret çerçevesinde daha fazla ortakla ilişkilerini geliştirmeyi hedeflediğini bildirdi.

Bu kapsamda Japonya, Endonezya, Körfez ülkeleri ve Kanada ile serbest ticaret anlaşmalarına ilişkin müzakerelerin sürdüğünü belirten Şimşek, Gümrük Birliği dahil Türkiye'nin 54 serbest ticaret anlaşması bulunduğunu söyledi.

“Türkiye önemli bir üretim merkezi”

Türkiye'nin önemli bir üretim merkezi olduğunu ve bu konumunu korumak istediklerini vurgulayan Şimşek, imalat sanayisinin kişi başına düşen GSYH'ye oranla oluşturduğu katma değer bakımından Asya Kaplanları ile başa baş seviyede bulunduğunu kaydetti.

Orta-yüksek ve yüksek teknolojili alanlardaki yatırımları desteklemek amacıyla yatırım taahhütlü avans kredisi sunduklarını anlatan Şimşek, bu kapsamda piyasa faiz oranının yaklaşık üçte biri düzeyinde faizle, 10 yıl vadeli ve 2 yıl geri ödemesiz dönem içeren kredilerin kullanılabildiğini bildirdi.

Hizmet sektörünün de Türkiye için önemli fırsatlar barındırdığını belirten Şimşek, hizmet ihracatının güçlü olduğunu ve bu alanda büyüme potansiyelinin yüksek bulunduğunu ifade etti.

Türkiye'nin turizmde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını, sağlık turizminin hızla büyüdüğünü dile getiren Şimşek, Türk dizilerinin uluslararası alanda gördüğü ilgiye ve Türkiye'nin video oyunları alanındaki güçlü ekosistemine de dikkati çekti.

Türkiye'nin 2026 yılı "Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi" listesinde Çin'in ardından ikinci sırada yer aldığını belirten Şimşek, Türk üniversitelerinde 380 bin uluslararası öğrencinin eğitim gördüğünü söyledi.

Türkiye'nin önünde 18-20 yıllık fırsat penceresi var

Küresel ölçekte yaşlanan nüfusun önemli bir sorun haline geldiğini belirten Şimşek, doğurganlık oranlarının düşmesi ve çalışma çağındaki nüfusun azalmasının ülkeler açısından yeni zorluklar oluşturduğunu kaydetti.

Türkiye'de çalışma çağındaki nüfus artışının halen pozitif bölgede bulunduğunu ifade eden Şimşek, ülkenin bu açıdan 18-20 yıllık bir fırsat penceresine sahip olduğunu bildirdi.

Kadınların iş gücüne katılım oranının düşük seviyede bulunduğuna işaret eden Şimşek, daha fazla kadının istihdama katılmasını sağlamak amacıyla reformlar yapmayı hedeflediklerini belirtti.

Yapay zeka, 5G ve fiber altyapı yatırımları öne çıkıyor

Yapay zekanın küresel ekonomi açısından dönüştürücü ve yıkıcı etkileri olabileceğini belirten Şimşek, Türkiye'nin bu alandaki hazırlıklarını güçlendirmek amacıyla 5G ve fiber altyapıya yatırım yaptığını söyledi.

Enerji arzını desteklemek için nükleer enerji yatırımlarının da önem taşıdığını dile getiren Şimşek, Türkiye'nin yapay zekaya hazırlık bakımından gelişmekte olan ülkelerin önünde bulunduğunu ancak gelişmiş ekonomilerle aynı seviyede olmadığını kaydetti.

Şimşek, küresel ısınmanın gerçek bir sorun olduğunu vurgulayarak sulama altyapısına ve iklim değişikliğine dayanıklı tarımsal üretime yatırım yapıldığını anlattı.

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliği yapacağını hatırlatan Şimşek, bu kapsamda yeşil dönüşüm ve elektrifikasyon hedeflerinin hızlandırılacağını ifade etti.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...