Şanlıurfa, pul biber üretimi ve ihracatındaki yerini yeni ürünler ve pazarlarla güçlendirmeyi hedefliyor. Kentin iklim ve coğrafi özellikleriyle yetişen yüksek aromalı biber, başta Avrupa olmak üzere 85 ülkede tüketicilere ulaşıyor.
Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası (ŞUTSO) Başkanı Mehmet Doğan Yetim, 2025 yılında kentte 155 bin ton biber üretildiğini, bunun yaklaşık yarısının yurt dışına gönderildiğini belirtti.

TÜRKİYE’NİN İHRACATINDA ALMANYA İLK SIRADA
Türkiye genelinde 2025 yılında 14 milyon 112 bin dolarlık pul biber ihracatı gerçekleştirildi. Bu yılın ocak-eylül dönemindeki ihracat ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,83 artarak 10 milyon 278 bin dolardan 10 milyon 364 bin dolara yükseldi.
Ülkeler bazında ilk sırayı 1 milyon 912 bin dolarla Almanya aldı. Bu ülkeyi 1 milyon 474 bin dolarla İngiltere ve 1 milyon 234 bin dolarla Hollanda izledi.
ARTAN LOJİSTİK MALİYETLERİ TÜRKİYE’YE İLGİYİ ARTIRIYOR
Yetim, Uzak Doğu’dan Avrupa’ya taşımacılıkta yükselen lojistik maliyetlerinin, Avrupalı alıcıların Türkiye’ye yönelmesinde etkili olduğunu söyledi.
ŞUTSO bünyesindeki ihracat birimi aracılığıyla üretici ve sanayicilere destek verdiklerini belirten Yetim, Urfa biberinin aromasının uluslararası pazarlarda avantaj sağladığını ifade etti.
20 FABRİKADA FARKLI ÜRÜNLERE DÖNÜŞÜYOR
Kentte biberin katma değerini artırmaya yönelik çalışmalar da sürüyor. Yetim, biber reçeli, sos ve kurutulmuş biber gibi ürünlerin üretimini ve ihracatını yapan 20 fabrika bulunduğunu bildirdi.
Tarımsal ürünlerin sanayide işlenmesinin hem üreticiye hem de kent ekonomisine katkı sunduğunu vurgulayan Yetim, bu yaklaşımın sürdürülebilir tarım açısından da önemli olduğunu kaydetti.
HEDEF PAZAR SAYISINI ARTIRMAK
İhracattaki payı büyütmek ve yeni hedef pazarlar belirlemek için çalıştıklarını söyleyen Yetim, şu ifadeleri kullandı:
“Yüksek aromalı ürünlerimizi dünya pazarlarına tanıtarak ülkemize döviz kazandırmayı ve şehrimizin ekonomik gelişmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Şanlıurfa bir tarım kenti. Tarımda ürettiğimiz ürünleri katma değerli hale getirdiğimizde hem sanayi hem tarım hem de ihracat gelişecek. Böylece sürdürülebilir bir ekonomik faaliyet sağlanmış olacak.”