Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, finansal piyasalardaki gelişmeleri ve likidite koşullarını yakından takip ettiklerini belirterek, ihtiyaç duyulması halinde ek tedbirlerin proaktif şekilde devreye alınacağını söyledi. Karahan, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Fon piyasasındaki gelişmelerin bankacılık sistemi ve diğer finansal piyasalarla etkileşimini yakından izlediklerini belirten Karahan, finansal istikrarı ve likidite koşullarını desteklemek amacıyla gerekli adımları attıklarını ifade etti.
“Gerek görülmesi halinde her türlü ek tedbiri alacağız”
Finansal piyasalardaki gelişmelere karşı alınan önlemleri anlatan Karahan, likidite imkanlarının gözden geçirildiğini, haftalık repo ihaleleriyle sağlanan fonlama miktarının artırıldığını ve bankaların borç alabilme limitlerinin güncellendiğini bildirdi.
Teminat iskonto oranlarının düşürüldüğünü ve Türk lirası zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranlarının azaltıldığını belirten Karahan, KOBİ kredilerine ilişkin kredi büyüme sınırlarının da yükseltildiğini kaydetti.
Özel sektör tahvil piyasasında yaşanabilecek likidite sorunlarına yönelik düzenleme yaptıklarını aktaran Karahan, özel sektör tahvillerinin itfasına yönelik kredileri büyüme sınırından muaf tuttuklarını söyledi.
Karahan, şu ifadeleri kullandı:
"Finansal istikrar ve likidite koşullarını yakından takip etmeye devam ederek gerek görülmesi halinde her türlü ek tedbiri proaktif bir şekilde alacağız."
Enflasyonla mücadelede sıkı para politikası mesajı
Enflasyon görünümünü değerlendiren Karahan, enerji fiyatlarındaki yükselişin manşet enflasyon üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü, buna karşılık sıkı para politikasının iç talepteki yavaşlama üzerinden dezenflasyonu desteklediğini belirtti.
Hizmet sektöründe, özellikle kira enflasyonunda görülen yavaşlamanın da dezenflasyon sürecine katkı sağladığını ifade eden Karahan, enflasyonun ana eğiliminin son dönemde gerilediğini bildirdi.
Karahan, enflasyonun ana eğilimini, talep koşullarını ve beklentileri birlikte değerlendirdiklerini vurgulayarak, fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli parasal sıkılığın sürdürüleceğini kaydetti.
Enerji fiyatları enflasyon üzerinde baskı oluşturuyor
Petrol fiyatlarının yıl başında 70 dolar civarında seyrettiğini, savaşın ardından dönem dönem belirgin artışlar kaydettiğini ve sonrasında bir miktar gerilediğini aktaran Karahan, buna rağmen fiyatların savaş öncesi seviyelerin üzerinde bulunduğunu belirtti.
Petrol fiyatlarındaki artışa rafineri marjlarındaki yükselişin de eklendiğini ifade eden Karahan, başta motorin olmak üzere enerji fiyatlarından kaynaklanan baskıların güçlendiğini söyledi.
Doğal gaz fiyatlarının da son dönemde yeniden yükselerek savaş öncesi seviyesinin yaklaşık 3 katına çıktığını bildiren Karahan, enerji maliyetlerinin enflasyonu hem doğrudan hem de ulaştırma hizmetleri gibi kalemler üzerinden dolaylı olarak etkilediğine dikkati çekti.
Eşel mobil sisteminin ise özellikle savaşın ilk aylarındaki sert fiyat artışlarının yurt içindeki etkisini sınırladığını belirtti.
Ana enflasyon eğilimi yüzde 23,7 seviyesinde
Karahan, savaş döneminde yıllıklandırılmış olarak yüzde 30'lar seviyesine yükselen enflasyonun ana eğiliminin ekim itibarıyla yüzde 23,7'ye gerilediğini açıkladı.
Bu seviyenin mevcut yıllık enflasyonun yaklaşık 6 puan altında olduğuna işaret eden Karahan, arz yönlü baskıların azalması halinde dezenflasyon sürecinin önümüzdeki dönemde de devam edebileceğini belirtti.
Ekim ayında yıllık tüketici enflasyonunun yataya yakın seyrettiğini, enerji ve işlenmemiş gıda ürünlerini dışlayan B ve C göstergelerinde ise gerilemenin sürdüğünü aktaran Karahan, enerji kaynaklı baskılara rağmen diğer kalemlerde iyileşmenin devam ettiğini kaydetti.
Kira enflasyonunda gerileme sürüyor
Hizmet enflasyonundaki gelişmelere de değinen Karahan, kira enflasyonunun geçen yıl yüzde 66 seviyesindeyken bu yıl ekim ayında yüzde 40'ın altına gerilediğini bildirdi.
Eğitim hizmetlerinde de düşüşün devam ettiğini belirten Karahan, enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle ulaştırma hizmetlerinde yıllık enflasyonun yüzde 42,5'e yükseldiğini ifade etti.
Haberleşme hizmetleri enflasyonunun ise geçen yıla kıyasla 20 puan artarak yüzde 43 seviyesinde gerçekleştiğini aktaran Karahan, mevcut görünümün kira enflasyonundaki gerilemenin devam edeceğine işaret ettiğini söyledi.
Türk lirası mevduatın payı yüzde 61'i aştı
Finansal piyasalardaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerinde Türk lirası mevduatın güçlü şekilde arttığını belirten Karahan, para piyasası fonlarından çıkan kaynakların büyük ölçüde Türk lirası mevduata yöneldiğini ifade etti.
Türk lirası mevduatın toplam mevduat içindeki payının yüzde 61'in üzerinde kalmaya devam ettiğini bildiren Karahan, bu gelişmenin finansal sisteme ve Türk lirasına duyulan güvenin sürdüğünü gösterdiğini kaydetti.
Brüt rezervlerin 27 Şubat'ta 210 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu, 30 Ekim itibarıyla ise 158 milyar dolara gerilediğini aktaran Karahan, bu düşüşün 30 milyar dolarlık bölümünün altın fiyatlarındaki gerilemeden kaynaklandığını belirtti.
Cari açığın milli gelire oranında beklenti
Karahan, enerji fiyatlarındaki yükselişe rağmen cari açığın milli gelire oranının yataya yakın seyrettiğini belirtti.
İç talepteki yavaşlama, turizm gelirlerinin gücünü koruması ve altın dış ticaret dengesindeki iyileşmenin cari dengeyi desteklediğini ifade eden Karahan, 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşmesini öngördüklerini söyledi.
“Sıkı para politikamız beklentilerdeki bozulmayı sınırladı”
Enflasyon beklentilerinin fiyatlama davranışları üzerindeki etkisine dikkati çeken Karahan, sıkı para politikasının beklentilerdeki bozulmayı sınırladığını belirtti.
Hanehalkı enflasyon beklentilerinin yılın ilk aylarında bir miktar yükseldikten sonra gerilediğini ve savaş öncesi seviyesinin altında seyrettiğini aktaran Karahan, buna rağmen beklentilerde öngörülen iyileşmenin henüz sağlanamadığını ifade etti.
İç talepteki zayıf seyrin dezenflasyon sürecine katkı sağladığını belirten Karahan, enerji ve enerji dışı emtia fiyatlarında yukarı yönlü risklerin devam ettiğini vurguladı.
Karahan, jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki riskleri canlı tuttuğunu belirterek, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceklerini yineledi.