Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkeleriyle ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik hedefleri açıkladı. İstanbul'da düzenlenen ikinci B57+ İş Liderleri Zirvesi'nde konuşan Bolat, Türkiye'nin İİT ülkeleriyle dış ticaret hacminin 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 8,2 artarak 108,2 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Bolat, İİT ülkelerinin toplam ihracat içindeki payını 2028 yılında yüzde 30 seviyesine yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi.
İİT ÜLKELERİ 10 TRİLYON DOLARLIK EKONOMİK BÜYÜKLÜĞE SAHİP
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin (İSEDAK) 42'nci toplantısıyla eş zamanlı olarak İstanbul'da düzenlenen ikinci B57+ İş Liderleri Zirvesi'nin açılış törenine katıldı.
İİT üyesi ülkelerin ekonomik potansiyeli, aralarındaki ticaret hacmi ve Türkiye'nin bu ülkelerle gerçekleştirdiği dış ticarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bolat, üye ülkelerin genç ve dinamik nüfusları, doğal kaynakları, stratejik coğrafi konumları, gelişen üretim kapasiteleri ve genişleyen pazarlarıyla küresel ekonomide önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.
SESRIC'in 2026 yılı Ekonomik Görünüm Raporu'na değinen Bolat, şu ifadeleri kullandı:
"İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler, genç ve dinamik nüfusları, doğal kaynakları, stratejik coğrafi konumları, gelişen üretim kapasiteleri ve genişleyen pazarlarıyla küresel ekonomide önemli bir potansiyele sahiptir. Nitekim SESRIC'in 2026 yılı Ekonomik Görünüm Raporu'na göre, İİT üyesi ülkeler 2 milyarı aşan nüfuslarıyla bugün dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturmakta, toplam ekonomik büyüklükleri ise 10 trilyon dolara ulaşmaktadır. Ülkelerimiz, 2025 yılında dünya ortalamasının üzerinde yüzde 4,1 oranında büyüme kaydetmiştir"
Ekonomik potansiyelin somut yatırımlara, üretim kapasitesine, nitelikli istihdama ve toplumların refahına dönüştürülmesinin önemine dikkat çeken Bolat, İİT bünyesindeki ekonomik iş birliğinin küresel değer zincirlerindeki konumu güçlendirecek, üretim kapasitesini geliştirecek ve ekonomik dayanıklılığı artıracak stratejik bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
İİT ÜLKELERİ ARASINDAKİ TİCARET 979 MİLYAR DOLARA ULAŞTI
Üye ülkeler arasındaki ticaret hacmine ilişkin verileri paylaşan Bolat, İslam ülkeleri arasındaki toplam ticaretin 2025 yılında yaklaşık 979 milyar dolara ulaştığını belirtti.
Bolat, "Nitekim ICDT verilerine göre, 2025 yılında İİT ülkeleri arasındaki toplam ticaret yaklaşık 979 milyar dolara ulaşmıştır. Bununla birlikte, İİT içi ticaretin üye ülkelerin toplam dış ticaretindeki payı yüzde 19,57 düzeyinde kalmıştır. Başka bir ifadeyle, üye ülkelerin ticaretinin yaklaşık yüzde 80'i teşkilat dışındaki ülkelerle gerçekleştirilmektedir" dedi.
Bu verilerin ortak ekonomik potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi, katma değerli üretimin artırılması ve üye ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin derinleştirilmesi açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.
TÜRKİYE'NİN İİT ÜLKELERİYLE TİCARET HACMİ 119,1 MİLYAR DOLAR
Türkiye'nin İİT ülkeleriyle ekonomik iş birliğini güçlendirmeye büyük önem verdiğini belirten Bolat, üye ülkeler arasındaki ticaretin geliştirilmesi, yatırımların teşvik edilmesi, ticaretin kolaylaştırılması ve özel sektörler arasındaki ilişkilerin derinleştirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını kaydetti.

Türkiye'nin İİT ülkeleriyle dış ticaret hacmindeki artışa ilişkin verileri paylaşan Bolat, şu açıklamada bulundu:
"Türkiye'nin İİT ülkeleriyle toplam dış ticaret hacmi 2013 yılında 87,6 milyar dolar seviyesindeyken 2025 yılında 119,1 milyar dolara yükselmiştir. 2026 yılının ocak-eylül döneminde ise Türkiye'nin İİT ülkeleriyle dış ticaret hacmi, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,2 artarak 108,2 milyar dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde bu ülkelere yapılan ihracat 55,2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir"
2028 YILI İHRACAT HEDEFİ YÜZDE 30
Türkiye'nin İİT ülkelerine yönelik ihracat hedefini de açıklayan Bolat, ticari ilişkilerin yalnızca hacim bakımından değil, dengeli, çeşitlendirilmiş ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının da amaçlandığını belirtti.
Bolat, "İİT ülkelerinin toplam ihracatımız içindeki payını yüzde 27'den 2028 yılında yüzde 30 seviyesine yükseltmeyi hedefliyoruz. Ancak amacımız yalnızca ticaret hacmini artırmak değil, aynı zamanda ticari ilişkilerimizi daha dengeli, çeşitlendirilmiş ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmaktır" dedi.
TPS-OIC SİSTEMİNİN KAPSAMI GENİŞLETİLECEK
Tercihli ticaret sistemi TPS-OIC'in önemine değinen Bolat, sistemin 1 Temmuz 2022 tarihinde uygulamaya girdiğini ve üye ülkeler arasında tercihli ticaretin geliştirilmesi bakımından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Sistemin sunduğu imkanların geliştirilmesi ve ticari iş birliğinin yeni alanlara taşınması için çalışmaların sürdüğünü belirten Bolat, Türkiye'nin başkanlığını yürüttüğü Ticaret Müzakereleri Komitesi bünyesinde, uygulamada karşılaşılan sorunların ele alınmasının yanı sıra anlaşmanın kapsamının genişletilmesine yönelik ön görüşmelerin de başlatıldığını bildirdi.
Bolat, süreçte üye ülkelerin farklı ihtiyaç ve önceliklerini dikkate alan kapsayıcı, gerçekçi ve aşamalı bir yaklaşım izleyeceklerini ifade etti.
TPS-OIC'in geliştirilmesinin yalnızca ülkeler arasındaki ticareti artırmakla kalmayacağını, yeni yatırım fırsatlarının ortaya çıkmasına ve bölgesel üretim ağlarının güçlenmesine de katkı sağlayacağını belirten Bolat, özel sektörün, iş dünyasının, ticaret ve sanayi odalarının ve yatırımcıların da bu çabalara destek vermesinin önemine dikkat çekti.
İİT ÜLKELERİNE YÖNELİK YATIRIMLAR 220 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ
İİT ülkelerine yönelik doğrudan yabancı yatırımlardaki gelişmelere de değinen Bolat, 2021 yılında 148 milyar dolar olan doğrudan yabancı yatırım miktarının 2025 yılında 220 milyar dolara yükseldiğini açıkladı.
Bolat, "2021 yılında İİT ülkelerine yapılan doğrudan yabancı yatırım miktarı 148 milyar dolar iken, 2025 yılında 220 milyar dolara yükselmiştir. Ancak 2025 yılında bir önceki yıla göre yalnızca yüzde 0,6 artış kaydedilmiştir. Küresel doğrudan yabancı yatırımlardaki büyümenin daha yüksek olması nedeniyle İİT ülkelerinin küresel doğrudan yabancı yatırımlardaki payı yüzde 13,5 olarak gerçekleşmiştir" ifadelerini kullandı.
İİT ülkeleri arasındaki yatırımların artırılması gerektiğini vurgulayan Bolat, "Öncelikle ülkelerimiz arasındaki yatırımları artırmalı, sınır ötesi sermaye akışlarını kolaylaştırmalı ve özel sektörün uzun vadeli kalkınma projelerine daha etkin katılımını sağlamalıyız" diye konuştu.