Türkgün | Ekonomi | Yapay zekada 3,3 milyon dolarlık sistemin kazancı kime gidiyor?

Yapay zekada 3,3 milyon dolarlık sistemin kazancı kime gidiyor?

Yapay zeka üretimi farklı ülkelere yayılırken ekonomik kazanç aynı ölçüde paylaşılmıyor. Birleşmiş Milletler analizinde, milyonlarca dolarlık bir sunucu sisteminin üretiminde katma değerin büyük bölümünün şirket kârına dönüştüğü ortaya konuldu.

Yapay zeka üretimi farklı ülkelere yayılırken ekonomik kazanç aynı ölçüde paylaşılmıyor. Birleşmiş Milletler analizinde, milyonlarca dolarlık bir sunucu sisteminin üretiminde katma değerin büyük bölümünün şirket kârına dönüştüğü ortaya konuldu.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Son dakika gelişmelerinden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
KAYNAK: AA

Küresel yapay zeka sektöründe üretim süreçleri farklı ülkelere yayılırken ekonomik değerin önemli bölümü teknoloji tasarımı ve fikri mülkiyet üzerinde kontrol sahibi şirketlerde yoğunlaşıyor. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşunun (UNCTAD) analizinde, gelişmiş bir yapay zeka sunucu sisteminin üretiminde kazancın tedarikçiler, çalışanlar ve şirketler arasındaki dağılımı incelendi.

Yapay zeka üretiminde kazancın yüzde 68’i kâra gidiyor

UNCTAD’ın yayımladığı analizden derlenen bilgilere göre, yapay zeka teknolojilerinin üretiminde çok sayıda ülke ve şirket rol üstlense de ekonomik kazanç tedarik zincirinin belirli aşamalarında toplanıyor.

Yapay zeka altyapısında kullanılan bakır gibi ham maddeler Şili ve Peru’nun da aralarında bulunduğu ülkelerden sağlanırken yarı iletken üretiminde Güney Kore ve Tayvan, montaj süreçlerinde ise Malezya ve Meksika gibi ekonomiler öne çıkıyor. Ancak üretimin farklı coğrafyalara yayılması, ekonomik getirinin ülkeler ve şirketler arasında eşit paylaşılmasını sağlamıyor.

Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre çipler ve sunucular dahil teknoloji ve yapay zekayı mümkün kılan ürünler, 2025’te küresel mal ticaretinin yaklaşık altıda birini oluşturdu. Bu ürünler aynı yıl mal ticaretindeki değer bazlı büyümenin yüzde 42’sini sağladı.

3,3 milyon dolarlık sunucu sistemi incelendi

UNCTAD, yapay zeka veri merkezlerinde kullanılan gelişmiş NVIDIA GB200 NVL72 sunucu sisteminin üretim sürecini inceleyerek ekonomik değerin tedarikçiler, çalışanlar ve şirketler arasında nasıl dağıldığını analiz etti.

Yaklaşık 3,3 milyon dolar değerindeki sistem üzerinden yürütülen çalışmada, toplam katma değerin yüzde 87’sinden fazlasının hangi faaliyet ve tedarikçi gruplarında oluştuğu izlenebildi. Analiz kapsamında izlenebilen yaklaşık 2,92 milyon dolarlık katma değerin yüzde 68’ini, faaliyet giderleri ve kurumlar vergisi sonrasında elde edilen kâr oluşturdu.

Bu kârın büyük bölümünün, sistemde kullanılan gelişmiş çipleri tasarlayan ve üretim süreçlerini başka şirketlere yaptıran NVIDIA’ya yöneldiği belirtildi. Böylece fiziksel imalat farklı ülkelerde gerçekleştirilse bile tasarım ve teknoloji geliştirme faaliyetlerini kontrol eden şirketlerin ekonomik getiriden daha yüksek pay aldığı ortaya konuldu.

Çalışanların payı yüzde 14,2’de kaldı

Analizde, üretimde çalışanların elde ettiği gelir ile şirketlerin vergi sonrası kârı arasındaki fark da dikkati çekti.

İzlenebilir katma değerin yüzde 4,3’ü doğrudan üretimde görev alan çalışanlara giderken mühendisler ve yöneticiler gibi üretim dışı çalışanların payı yüzde 9,9 olarak hesaplandı. Böylece çalışanların toplam payı yüzde 14,2’de kalırken vergi sonrası kârın payı yüzde 68’e ulaştı.

Veriler, yapay zeka donanımlarının üretiminde emek farklı ülkeler ve faaliyet alanları arasında dağılsa da ekonomik getirinin önemli bölümünün sermaye ve teknoloji sahiplerinde yoğunlaştığını gösterdi.

Ham madde sağlayan ülkelerin payı sınırlı kalıyor

Yapay zeka sunucularının üretimi; madencilikten yarı iletkenlere, enerji ekipmanlarından soğutma sistemlerine kadar geniş bir tedarik zincirini kapsıyor. Ancak ülkelerin ekonomik kazançları, bu zincirde üstlendikleri üretim faaliyetinin niteliğine göre farklılaşıyor.

UNCTAD’ın atıfta bulunduğu araştırmaya göre, incelenen gelişmiş sunucu sisteminde kullanılan silikon, bakır ve kalayın toplam değeri, nihai satış fiyatının yalnızca yüzde 0,2’sine karşılık geliyor. Bu durum, yapay zeka teknolojileri için kritik ham maddeleri sağlayan ülkelerin nihai ürünün ekonomik değerinden sınırlı pay alabildiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka yatırımlarındaki büyüme, gelişmekte olan ülkelerin mineral ihracatını artırma potansiyeli taşısa da bu artışın üretim zincirinden elde edilen kazanç içindeki paylarını aynı ölçüde yükseltmesi beklenmiyor.

Montaj faaliyetleri yüksek katma değerli alanların gerisinde kalabiliyor

Gelişmiş sunucu sistemlerinin montajı ağırlıklı olarak Tayvan, Meksika, ABD ve Malezya’da gerçekleştiriliyor. Ancak montaj faaliyetlerinden elde edilen getiriler, teknoloji tasarımı gibi yüksek katma değerli alanların gerisinde kalabiliyor.

UNCTAD’ın değerlendirmesine göre, küresel teknoloji tedarik zincirlerine katılmak gelişmekte olan ülkeler için yeni istihdam ve ihracat fırsatları oluşturuyor. Buna karşın daha yüksek gelir sağlayan faaliyetlere geçiş giderek zorlaşıyor.

Özellikle ileri teknolojiye erişim, finansman imkanları ve jeopolitik ilişkiler, ülkelerin yapay zeka üretim zincirindeki konumlarını belirleyen başlıca unsurlar arasında bulunuyor.

Gelişmekte olan ülkelere yerel tedarikçi ve iş gücü çağrısı

UNCTAD’ın “Ticaret ve Kalkınma Raporu 2026” çalışmasında, gelişmekte olan ekonomilerin yalnızca yabancı yatırım çekmeye odaklanmak yerine yerel tedarikçilerini güçlendirmesi ve nitelikli iş gücü kapasitesini geliştirmesi gerektiği belirtildi.

Gelişmiş yapay zeka bileşenleri ve ürünlerinin üretiminin, yüksek teknolojik ve finansal gereklilikler nedeniyle zorlu olmaya devam ettiği kaydedildi.

UNCTAD, ülkelerin küresel tedarik zincirlerine katılmasının önemli bir başlangıç olduğunu, ancak bu zincirlerde hangi faaliyetleri üstlendiklerinin elde edecekleri ekonomik getiriyi belirleyen temel faktörlerden biri olduğunu bildirdi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...