Liselere Geçiş Sistemi (LGS) maratonu, milyonlarca ortaokul öğrencisi ve ailesi için stresli bir süreci temsil ediyor. Özellikle ders çalışmayı sevmeyen, masaya oturmakta zorlanan öğrenciler için bu süreç adeta bir çatışma alanına dönüşebiliyor. Ancak uzmanlar, her çocuğun öğrenme stilinin farklı olduğunu ve ders çalışmayı "sevmeme" halinin genellikle yanlış yöntemlerden kaynaklandığını belirtiyor. Peki, motivasyonu düşük bir öğrenciyi LGS'ye nasıl hazırlayabiliriz? İşte 2026 sınav döneminde fark yaratacak çözüm yolları.

Zorlamak Yerine İlgi Alanlarını Keşfedin
Ders çalışmayı sevmeyen bir çocuğa "Ders çalış!" demek, genellikle savunma mekanizmalarını harekete geçirir. Bunun yerine, sınavın bir "zorunluluk" değil, hayallerine giden bir "basamak" olduğunu hissettirmek gerekir. İlk adım, çocuğun derslerle neden arasının açık olduğunu anlamaktır. Bazı öğrenciler temel eksikleri olduğu için konuyu anlamaz ve sıkılır, bazıları ise dikkat süresi kısa olduğu için uzun çalışma saatlerine uyum sağlayamaz.
Kısa Zaman Dilimleri (Pomodoro): Ders çalışmayı sevmeyen çocuklar için 40-50 dakikalık bloklar korkutucudur. Bunun yerine 25 dakika çalışma ve 5 dakika ödül molası içeren Pomodoro tekniği, süreci daha katlanılabilir kılar. Başarıyı küçük parçalara bölmek, öğrencinin "yapabiliyorum" hissini güçlendirir.
Görsel ve İşitsel Kaynaklar: Kitap başında saatlerce duramayan bir çocuk için video dersler, interaktif testler veya akran öğrenmesi (arkadaşıyla çalışma) çok daha etkili olabilir. Teknolojiyi bir engel olarak görmek yerine, kaliteli eğitim platformlarıyla sınav hazırlığının bir parçası haline getirmek direnci kıracaktır.

Hedef Belirleme ve Doğru Motivasyon Kaynağı
LGS hazırlığında en büyük sorun, hedefin belirsizliğidir. Çocuk "Neden çalışıyorum?" sorusuna net bir yanıt veremediğinde disiplin sağlamak imkansızlaşır. Bu noktada, çocuğun gitmek istediği liseyi beraber ziyaret etmek veya o okulun sosyal imkanlarını göstermek somut bir hedef oluşturur.
Olumlu Geri Bildirim: Ders çalışmayı sevmeyen çocuklar genellikle "Yine mi yapamadın?", "Kaç netin var?" gibi eleştirel sorulara maruz kalır. Bunun yerine, yaptığı bir doğru soruyu veya bitirdiği bir testi takdir etmek, beyindeki ödül mekanizmasını çalıştırır. Motivasyon dışarıdan (baskıyla) değil, içeriden (başarma arzusuyla) gelmelidir.
Rutin Oluşturma: Ders çalışmak bir "olay" değil, diş fırçalamak gibi bir "rutin" haline getirilmelidir. Her gün aynı saatte, çok kısa süreli de olsa masaya oturmak, alışkanlık kazanılmasını sağlar. Programı hazırlarken mutlaka çocuğun sevdiği aktivitelere (oyun, spor, hobi) geniş yer ayrılmalıdır; çünkü sosyal hayattan tamamen koparılan bir öğrencinin derslere olan nefreti artacaktır.

2026 LGS Yolunda Uzman Tavsiyesi
Ebeveynlerin en büyük görevi sınav koçluğu değil, ebeveynlik yapmaktır. Çocuğun başarısını sadece sınav netlerine bağlamak, çocukta "değersizlik" hissi yaratabilir. Uzmanlar, "Sınav sonucu ne olursa olsun senin yanındayız" mesajının, sınav kaygısını azaltarak doğal bir başarı getirdiğini vurguluyor. Profesyonel bir rehber öğretmen veya eğitim koçuyla çalışmak, aile içi çatışmaları önlemek adına sağlıklı bir adım olabilir.
Sonuç olarak; ders çalışmayı sevmeyen bir çocukla LGS süreci sabır, empati ve doğru tekniklerle yönetilebilir. Küçük adımlarla başlayan bu yolculuk, doğru motivasyonla büyük bir başarı hikayesine dönüşebilir.