Duvar köşelerinde, pencere çevresinde ve mobilyaların arkasında beliren küf, evdeki nem sorununun işareti olabiliyor. Lekeler temizlendikten kısa süre sonra geri geliyorsa, yüzeyi yeniden silmek yerine duvarın neden ıslandığını araştırmak gerekiyor.
Sorun bazen duş ve yemek pişirme sırasında oluşan su buharından, bazen de tesisat kaçağı veya dışarıdan gelen sudan kaynaklanıyor. Bu nedenle her evde aynı temizlik yöntemini uygulamak, tek başına yeterli olmuyor.
İLK ADIM: DUVAR NEDEN NEMLENİYOR?
Soğuk duvarlarda yoğuşma, tesisat sızıntıları ve çatıdan su girmesi küfün oluşmasına zemin hazırlayabiliyor. Yağmurdan sonra belirginleşen ıslaklık, boya kabarması veya sürekli nemli kalan bir bölge varsa yapı ve tesisat kontrolü yapılması gerekiyor.
Pencere camlarında sık sık su damlacıkları görülmesi de içerideki nemin yüksek olduğuna işaret edebiliyor. Bu yüzeyleri kurulamak faydalı olsa da nemin kaynağını azaltmak gerekiyor.
BANYO VE MUTFAKTA BUHARI DIŞARI ATIN
Duş sırasında ve sonrasında banyonun havalandırılması, yemek pişirirken dışarıya tahliye sağlayan aspiratörün kullanılması nem birikimini azaltmaya yardımcı oluyor.
Buharlı havayı yalnızca başka bir odaya taşımak yeterli olmayabiliyor. Havalandırmanın dış ortamla hava değişimi sağlaması gerekiyor. Dışarıdaki hava çok sıcak ve nemliyse, pencere açmak yerine uygun bir nem alma cihazı kullanmak daha etkili olabiliyor.
NEM ORANINI TAHMİN ETMEYİN, ÖLÇÜN
Bir nem ölçer, odanın durumunu takip etmeyi kolaylaştırıyor. Ev içindeki bağıl nemin mümkün olduğunca yüzde 30-50 aralığında tutulması ve uzun süre yüzde 60’ın üzerine çıkmaması hedefleniyor.
Nem alma cihazı kullanıldığında haznesinin ve filtrelerinin üretici talimatlarına göre temizlenmesi gerekiyor. Cihaz, tesisat kaçağı gibi bir sorunun onarılması yerine geçmiyor.

MOBİLYALARIN ARKASINDA HAVA DOLAŞSIN
Dolap ve koltukların soğuk dış duvarlara tamamen dayanması, arkalarında hava hareketini sınırlayabiliyor. Duvarla mobilya arasında hava dolaşımına izin verecek boşluk bırakılması ve bu alanların düzenli kontrol edilmesi faydalı oluyor.
İçeride çamaşır kurutulması da nem yükünü artırabiliyor. Başka seçenek yoksa kurutma yapılan alanın havalandırılması ve neminin takip edilmesi gerekiyor. Yoğuşmayı azaltmak için ısınma ve yalıtım sorunlarının da değerlendirilmesi önem taşıyor.
TEMİZLİK YÖNTEMİ YÜZEYE GÖRE DEĞİŞİYOR
Küçük bir alandaki küf, yıkanabilir sert yüzeylerde su ve uygun deterjanla temizlenebiliyor. İşlemin ardından yüzeyin tamamen kurutulması gerekiyor.
Alçıpan, duvar kâğıdı ve benzeri gözenekli malzemelerde ise küf yüzeyin içine ilerleyebiliyor. Bu durumda silmek yeterli olmayabilir; zarar gören malzemenin uzman tarafından değerlendirilmesi ve gerektiğinde değiştirilmesi gerekebilir.
Temizlik sırasında eldiven, koruyucu gözlük ve yüze uygun oturan FFP2 veya N95 tipi maske kullanılmalı. Küflü yüzeyi kuru şekilde fırçalamak veya zımparalamak, parçacıkların havaya yayılmasına yol açabilir. Çamaşır suyu da sirke, asitli temizleyici veya amonyak içeren ürünlerle kesinlikle karıştırılmamalı.
KÜFÜN ÜZERİNE BOYA YAPMAK ÇÖZÜM DEĞİL
Lekeleri boyayla kapatmak, nem sorununu ortadan kaldırmıyor. Küflü veya ıslak yüzeye uygulanan boya zamanla kabarabiliyor ve sorun yeniden ortaya çıkabiliyor.
Boya öncesinde küfün giderilmesi, duvarın kuruması ve nem kaynağının çözülmesi gerekiyor. Küfe dayanıklı olarak satılan boyalar da su sızıntısını veya yetersiz havalandırmayı tek başına düzeltemiyor.
YAYGIN VE TEKRARLAYAN SORUNDA UZMAN DESTEĞİ
Yaklaşık bir metrekareyi aşan küflenmede, ciddi su hasarında veya temizlikten sonra sürekli tekrarlayan lekelerde profesyonel değerlendirme gerekiyor. Kanalizasyon suyu gibi kirli su kaynaklı durumlar da evde sıradan temizlikle giderilmeye çalışılmamalı.
Görünür leke olmamasına rağmen kalıcı rutubet kokusu varsa duvar arkasında veya kaplamaların altında gizli nem bulunabiliyor. Astım, solunum yolu hastalığı veya bağışıklık sistemi sorunu bulunan kişilerin küf temizliğini kendilerinin yapmaması daha uygun oluyor.
Su kaçağı veya taşma sonrasında ıslanan alanların mümkünse 24-48 saat içinde kurutulması, yeni küf oluşma riskini azaltıyor. Temizlenen bölgelerin sonraki günlerde kontrol edilmesi de sorunun gerçekten giderilip giderilmediğini anlamaya yardımcı oluyor.