Türkgün | Gündem | 28 Şubat’ın 29. yılında TBMM raporları: Siyasetçilerin ve komutanların dikkat çeken ifadeleri

28 Şubat’ın 29. yılında TBMM raporları: Siyasetçilerin ve komutanların dikkat çeken ifadeleri

TBMM bünyesinde 2012 yılında kurulan "Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu", Türk demokrasi tarihinin en tartışmalı dönemlerinden birini masaya yatırdı. Nimet Baş başkanlığında yürütülen çalışmalarda, dönemin başbakanından bakanlarına, askerlerden mağdurlara kadar tam 105 isim dinlenerek demokrasiyi işlevsiz kılan süreçler kayıt altına alındı.

TBMM bünyesinde 2012 yılında kurulan "Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu", Türk demokrasi tarihinin en tartışmalı dönemlerinden birini masaya yatırdı. Nimet Baş başkanlığında yürütülen çalışmalarda, dönemin başbakanından bakanlarına, askerlerden mağdurlara kadar tam 105 isim dinlenerek demokrasiyi işlevsiz kılan süreçler kayıt altına alındı.

KAYNAK: AA

TBMM’de kurulan Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’nun 28 Şubat 1997 Alt Komisyonu tutanaklarında, dönemin cumhurbaşkanı, hükümet üyeleri ve komutanlarının çarpıcı değerlendirmeleri yer aldı. 28 Şubat’ın 29. yılında o ifadeler yeniden gündemde.

TBMM’de 2 Mayıs 2012’de, “Ülkemizde Demokrasiye Müdahale Eden Tüm Darbe ve Muhtıralar ile Demokrasiyi İşlevsiz Kılan Diğer Bütün Girişim ve Süreçlerin Tüm Boyutları ile Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu” oluşturuldu.

Kısa adıyla Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu başkanlığına İstanbul Milletvekili Nimet Baş seçildi. Komisyon bünyesinde “27 Mayıs 1960 Alt Komisyonu”, “12 Eylül 1980 Alt Komisyonu” ve “28 Şubat 1997 Alt Komisyonu” kuruldu.

Yaklaşık 7 ay süren çalışmaların ardından komisyon, 28 Kasım 2012’de raporunu TBMM Başkanlığına sundu. 28 Şubat sürecinde görev yapan başbakan, bakanlar, askerler, medya temsilcileri ve mağdurlar dahil 105 kişi dinlendi.

Süleyman Demirel: “MGK kararlarında dindar insanları rencide eden hiçbir şey yok”

Komisyon, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i dinlemek üzere 10 kişilik heyetle evinde ziyaret etti.

Demirel’in tutanaklara yansıyan ifadelerinden bazıları şöyle:

"'Git Hocaya söyle, istifa etsin' Ben bu lafı hiç söylemedim, kimseye söylemedim, aksine, Necmettin Hoca beni 18 Haziran'da ziyarete geldiği zaman dedi ki, 'Ben istifa edeceğim' 18 Haziran, 28 Şubat'tan 3 ay 18 gün sonra. 'Niye istifa edeceksin? Sana 'istifa et' diyen var mı?', 'Yok' dedi. 'Niye istifa edeceksin?' ben soruyorum, 'istifa et' demiyorum da 'Niye istifa edeceksin?' diyorum. 'Gerginlik var, ben istifa edeyim de bu gerginlik kalksın orta yerden' dedi. Ben de dedim ki, 'sen bilirsin, senin bileceğin iş. Parti başkanısın, ben sana 'istifa et' demiyorum yalnız.' Zaten, Necmettin Hoca, rahmetli, 'beni kimse sıkıştırdı' demedi hiç, bir tane beyanların içerisinde yoktur yani o tamamen afaki bir şey."

"28 Şubat Milli Güvenlik Kurulundaki kararlar, 18 madde. Bunun içerisinde dindar insanları rencide eden hiçbir şey yok, aksine, bunun içerisinde dini koruyan birçok şey var, anlayış meseleleri var. 'Kanunları uygulayın. Okulları sekiz seneye çıkarın.' diyor."

Recai Kutan: “Ordu bizim ordumuz”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Recai Kutan ise şu değerlendirmede bulundu:

"Erbakan Hoca, askerlerle olan ilişkilerinde fevkalade dikkatliydi ve bizi rahatsız edecek kadar orduya bir tek söz söyletmezdi ve derdi ki, 'Bu işleri yapan ordu içindeki cuntadır. Ordu bizim ordumuz' ve orduya hiçbir laf söyletmezdi."

"Sık sık yine gündeme getirilen, özellikle 28 Şubat'ta da getirilen, efendim 'tarikat şeyhlerine niye yemek verdin?' Doğru da değil, yanlış. Ben de o yemekte vardım. Davet edilenler, Diyanet İşleri Başkanı ve bütün mensupları, o arada ilahiyat fakültesinin bütün öğretim görevlileri, ramazan şeyine, o arada da orada görevli olan mesela İstanbul'da muhterem Mahmut Efendi o zaman resmi imam idi, o da geldi kendine has kıyafetiyle ve o, tarikat şeyhlerine yemek oldu."

İsmail Hakkı Karadayı: “28 Şubat’ı bir darbe olarak ortaya koymamanızı rica ediyorum”

Dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı şu ifadeleri kullandı:

"28 Şubatta yapmış olduğum icraat tamamıyla doğrudur, hükümetlerle gayet iyi görüştük. Yanlış olan şeyleri, bizi rahatsız eden şeyleri Cumhurbaşkanına intikal ettirmeye çalıştık. Terörle mücadele, Kardak'ta çok başarılı oldu, terörde çok başarılı olduk efendim, halka mümkün olduğu kadar yardım ettik. Yapmış olduğum hiçbir şeyden pişman değilim ve özellikle istirham ediyorum 28 Şubat'ı bir darbe olarak ortaya koymamanızı rica ediyorum."

Hasan Celal Güzel: “En kalleş darbedir”

Dönemin siyasetçilerinden Hasan Celal Güzel şunları söyledi:

"Batı Çalışma Grubuna karşı Demokrasi Çalışma Grubunu kurdum. 3,5 senede 500 bin kilometre karadan giderek, 1276 konferans verdim bütün Türkiye'de, ayrıca 10 binin üzerinde konuşma yaptım."

"28 Şubat, Türkiye'nin 50 senelik darbe döneminde karşılaştığı en kalleş darbedir."

"28 Şubat ne tarafından baksanız elle tutulabilir bir hareket değildir, tamamen millet iradesine karşı bir darbedir. Topuyla, tankıyla, cuntasıyla, generaliyle, orgeneraliyle bir darbedir. İsmail Hakkı Karadayı ve kuvvet komutanları bunun tamamen içinde olmuşlardır."

İsmail Kahraman: “Rejisörü Sayın Süleyman Demirel’di”

Kültür Bakanı İsmail Kahraman ise şu ifadeleri kullandı:

"28 Şubat, netice alabilmiş olan darbelerden birisi oldu, hedefi ne idiyse o hedefe ulaştı, ne sipariş verilmişse o siparişi yerine getirdi. Senaryo yazarları değişik, içeride ve dışarıda var ama rejisörü Sayın Süleyman Demirel'di. Süleyman Bey sahneye koydu ve A'dan Z'ye yürüttü ve yönetti."

"Erbakan Hoca hukuka çok saygılı bir insandı. Babası ağır ceza reisiydi ve kapatma davası devam ederken, 'Hiçbir şekilde Anayasa Mahkemesi önüne gidilmeyecek, hiçbir harekette bulunulmayacak' dedi. Son ana kadar da hukuka saygısı ve kapatılmayacağı inancı içindeydi. 7 saat ifade veriyor, hep ayakta. Başkan diyor ki, 'Lütfen oturunuz.' Ter içinde, 'Hayır, adaletin karşısında oturulmaz.' Adalete fevkalade saygısı olan ve bize de onu telkin eden, hukuk içinde kalan bir kişi."

Şevket Kazan ve Tansu Çiller’den “darbe” vurgusu

Adalet Bakanı Şevket Kazan şunları söyledi:

"Perdenin arkasında Amerika Birleşik Devletleri'nin olduğunu hiçbir zaman unutmayalım. İşaretler oradan gelmektedir, talimatlar oradan gelmektedir, nasıl hareket edileceğinin usul ve yöntemleri oradan gelmektedir. Bu '28 Şubat kararları' diye basında yer alan 18 maddenin tamamı Amerika'dan dikte edilmiştir, Pentagon'dan dikte ettirilmiştir."

"24 Şubatta Çevik Bir Amerika'ya gitti. Tabii bu olaylar cereyan ederken Çevik Bir'in Amerika'ya gitmesi ve aynı zamanda basının da 28 Şubat Milli Güvenlik Kurulu toplantısını daha o tarihte propaganda etmeye başlaması 'Çok önemli bir toplantı olacak' şeklinde, bize kesinkes şunu düşündürdü: 'Çevik Bir Amerika'dan izin almaya gitti.' Ne olacak, ne yapacaksın, Pentagondan izin almadan olmuyor bu işler."

Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller ise şunları kaydetti:

"28 Şubat bir darbedir. Bu belki ezber bozan bir darbedir ama bir darbedir. Ezber bozan bir darbe çünkü öncelikli olarak, zihinlerde bir darbenin silahlı, tanklı yapılması, Meclisin önüne gelmesi, Meclise kilit vurulması gibi bir şartlanmışlık var. Siyasi tarihimizin bize bıraktığı bir şartlanma bu. 28 Şubat böyle değil, 28 Şubat tankla tüfekle yapılmadı, Meclisin önüne gelmedi tanklar..."

Mehmet Ağar ve Hayati Yazıcı’nın değerlendirmeleri

İçişleri Bakanı Mehmet Ağar:

"(28 Şubat) Yani bizim gördüğümüz klasik darbeler gibi bir darbe değil. Sonuç itibarıyla bir darbe sonucunu doğurdu..."

Milletvekili Hayati Yazıcı ise şu ifadeleri kullandı:

"(28 Şubat) Yani o kadar yoğun bir şey yaşamayız ama hala belki o dönemlerin özlemini çekenler var, fırsat kollayanlar var diye düşünüyorum."

"Hukuk önemli burada, bireylerin hak ve özgürlükleri son derece önemli. Hukuk hepimizin en önemli ölçüsü olması lazım, zaten hukuk devleti de o demek yani her şey hukukun içinde olması lazım. Hiçbir kimse, hiçbir zümre hukukun üstünde olmaması lazım, hiçbir bireyin de hukukun altına düşmemesi lazım. Ölçü, hukuku alırsak bunları aşabiliriz."

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...