Türkgün | Gündem | Ahbap soruşturmasında şok itiraf: Haluk Levent kötü alışkanlıkları için paraya dokundu

Ahbap soruşturmasında şok itiraf: Haluk Levent kötü alışkanlıkları için paraya dokundu

Ahbap soruşturmasında tutuklanan 9 şüphelinin mahkeme savunmalarında dikkat çeken iddialar yer aldı. Eski saymanın avukatı, Haluk Levent'in dernek kaynaklarını kötü alışkanlıkları nedeniyle kullandığını öne sürerken, denetçiler ise hazırlanan raporların kapsamlı bir usulsüzlük incelemesi olmadığını savundu.

Ahbap soruşturmasında tutuklanan 9 şüphelinin mahkeme savunmalarında dikkat çeken iddialar yer aldı. Eski saymanın avukatı, Haluk Levent'in dernek kaynaklarını kötü alışkanlıkları nedeniyle kullandığını öne sürerken, denetçiler ise hazırlanan raporların kapsamlı bir usulsüzlük incelemesi olmadığını savundu.

MUHABİR: Beybin Usanmaz

Ahbaplar Suç Örgütü soruşturması kapsamında mahkemeye çıkarılan 9 şüphelinin tamamı tutuklandı.

Hakimlik sorgusunda ifade veren denetçiler, Ahbap için hazırlanan raporların bağışların kullanım amacını veya olası usulsüzlükleri inceleyen kapsamlı denetimler olmadığını, yalnızca sınırlı incelemeler içerdiğini öne sürdü.

Eski sayman Hüseyin Küçük'ün avukatı, Haluk Levent'in yönetim değişikliğinin ardından çek, senet ve gayrimenkul üzerinden borçlanmaya başladığını, "kötü alışkanlıkları nedeniyle dernek kaynaklarını kullandığını" iddia etti. Diğer bazı savunmalarda ise hazırlanan sınırlı raporların kamuoyuna kapsamlı denetim yapılmış gibi sunulduğu ve bu yolla "şeffaflık algısı" oluşturulduğu öne sürüldü. Oğuzhan Uğur para hareketlerinin belgelerle kayıt altına alındığını savunurken, muhasebe çalışanı Suzan Düşküner Mintaş ise dernekte yalnızca kendisine verilen talimatları yerine getirdiğini ifade etti..

Mahkemede Dikkat Çeken Savunma: "Dernek Parasına Dokundu" İddiası

Ahbap’ın 2022-2024 yılları arasındaki eski saymanı Hüseyin Küçük, derneğe eşinin Haluk Levent’in menajeri olması nedeniyle girdiğini söyledi. Soruşturma konusu eylemlerin büyük bölümünün kendisinin Mayıs 2024’te ayrılmasından sonra gerçekleştiğini savunan Küçük, herhangi bir menfaat elde etmediğini söyledi.

Küçük’ün avukatı ise çok daha ağır iddialar dile getirdi. Haluk Levent’in eski yönetimin ayrılmasından sonra yönetime sözünü geçirebileceği kişileri seçtiğini öne süren avukat, Levent’in bu tarihten sonra çek, senet ve gayrimenkul üzerinden borçlanmaya başladığını söyledi.

Savunmada, “Bunların sebebi Haluk Levent’in kötü alışkanlıklarıdır. Bu aşamadan sonra derneğin parasına dokunmuştur” ifadeleri kullanıldı.

Eke'den Mahkemede Dikkat Çeken Okul İddiası

İş insanı Fatih Eke de Haluk Levent’ten alacaklı olduğunu belirterek suçlamaları reddetti. Eke, 1,5 milyon dolarlık alacağına karşılık Haluk Levent’in Samandağ’da kendi adına bir okul yaptırmayı teklif ettiğini anlattı.

Bu teklifin Ahbap’ın sosyal medya hesaplarında da duyurulduğunu belirten Eke, okulun yapıldığını düşündüğünü ancak söz verildiği hâlde okula kendisinin veya babasının adının verilmediğini söyledi.

Eke’nin avukatı, müvekkilinin Ahbap Derneğiyle bir bağı bulunmadığını, Haluk Levent’le ilişkisinin yalnızca ticari alacaktan kaynaklandığını savundu. Ayrıca başka bir yargılamada Eke’nin Haluk Levent’ten alacaklı olduğuna ilişkin karar bulunduğu ileri sürüldü.

Muhasebe Çalışanından Dikkat Çeken Savunma

Ahbap’ın muhasebe çalışanı Suzan Düşküner Mintaş ise savunmasında doğrudan Haluk Levent’i işaret etti. Mintaş, herhangi bir imza veya karar verme yetkisinin bulunmadığını söyledi.

Dernekte yalnızca maaşlı çalışan olduğunu ifade eden Mintaş, “Benim sorumluluğum Haluk Levent’ten aldığım talimatları yerine getirmekti” dedi.

Mintaş’ın avukatı da müvekkilinin borçlandırma veya harcama kararı verme yetkisinin olmadığını belirtti. Hesabına gelen paraların maaş, bayram ve doğum günü harçlıkları ile Ahbap araçlarına kesilen trafik cezalarına ilişkin masraf ödemelerinden oluştuğunu savundu.

Eski TÜRMOB Başkanından Denetim Savunması

Dönemin TÜRMOB Başkanı Emre Kartaloğlu da Ahbap’ın yazılı talebi üzerine bir inceleme başlattıklarını anlattı. Kartaloğlu, çalışmanın 6 Şubat-30 Haziran 2023 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan sınırlı bir tespit raporu olduğunu söyledi.

İncelemede yalnızca VakıfBank ve İş Bankası hesaplarına yatırılan paraların kontrol edildiğini belirten Kartaloğlu, kendisinin denetim ekibinde yer almadığını, yalnızca gelen talebi ilgili ekibe yönlendirdiğini savundu.

Gökgün: "Suistimal Denetimi Yapmadık"

Yeminli mali müşavir Ersin Gökgün, yaptığı tek işin mesleğini icra etmek olduğunu söyledi. Ahbap hakkında hazırlanan raporda ne kadar bağış toplandığına, paraların hangi başlıklar altında harcandığına ve banka hesaplarında kalan bakiyeye bakıldığını ifade eden Gökgün, şu savunmayı yaptı: “Biz burada bir suistimal denetimi yapmadık. Öyle bir imkânımız da yoktu.”

Gökgün, raporun yalnızca 6 Şubat-30 Haziran 2023 arasını kapsadığını, kapsamlı bir usulsüzlük incelemesi için bütün yılın denetlenmesi gerektiğini söyledi. Gökgün’ün avukatı da incelemenin yalnızca Ahbap tarafından sunulan bilgi ve belgeler üzerinden yapıldığını, verilen belgelerin gerçeğe aykırı çıkmasından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savundu.

MALİ MÜŞAVİR ÖZTÜRK: “RAPORU PAYLAŞMAYIN DEDİK”

Mali müşavir Gülgün Öztürk’ün savunması, raporların kamuoyuna nasıl sunulduğuna ilişkin tartışmayı daha da büyüttü. Öztürk, Ahbap için hazırladıkları raporun hem tarih hem de içerik bakımından yüzeysel olduğunu anlattı.

Yalnızca verilen belgelerle muhasebe kayıtlarını eşleştirdiklerini ve sözleşmelere baktıklarını söyleyen Öztürk, raporun Ahbap tarafından paylaşılmamasını istediklerini belirtti. Öztürk’ün avukatı ise söz konusu belgenin güvence veya aklama raporu olmadığını vurgulayarak, Ahbap yöneticilerinin raporu sanki kapsamlı bir denetim yapılmış gibi kamuoyuna sunduğunu ileri sürdü.

Savunmada, Ahbap yönetiminin sınırlı raporu kullanarak toplumu “Dernek denetlendi ve aklandı” algısına inandırmaya çalıştığı belirtildi.

"Kapsamlı Denetim Yapılmış Gibi Sunuldu" İddiası

Bağımsız denetçi Emir Taşar, mahkemedeki savunmasında Ahbap Derneğine yapılan bağışların yüzde 75’ine kadar olan bölümünü incelediklerini söyledi. Ancak yapılan çalışmanın bağımsız denetim, usulsüzlük denetimi veya uygunluk denetimi olmadığını özellikle vurgulayan Taşar, incelemenin yalnızca 6 Şubat-31 Aralık 2023 arasındaki dönemle sınırlı olduğunu ifade etti.

Taşar’ın avukatı ise Ahbap’ın yaptırdığı incelemeyi otomobil ekspertizine benzeterek, müvekkilinden istenen çalışmanın yalnızca “yüzeysel kaporta kontrolü” seviyesinde olduğunu savundu. Savunmada, dosyada Taşar aleyhine yalnızca kendi hazırladığı mutabık kalınmış prosedürler raporunun bulunduğu ileri sürüldü.

Karataş'ın Avukatından "Şeffaflık Algısı" İddiası

Bağımsız denetçi Muharrem Karataş’ın avukatı da Ahbap Derneğinin rapor sürecini kamuoyuna farklı şekilde yansıttığını savundu. Haluk Levent’in sosyal medya açıklamalarıyla TÜRMOB’un bütün satın alma süreçlerini denetleyeceği izlenimini oluşturduğu belirtilen savunmada, gerçekte derneğin daha dar kapsamlı bir çalışma istediği anlatıldı.

Avukat, Ahbap’ın talebinin yalnızca ne kadar para toplandığı, ne kadar harcandığı ve bu tutarların mali kayıtlarda bulunup bulunmadığıyla sınırlı olduğunu söyledi. Bu incelemenin, derneğin sunduğu evraklar üzerinden yapılan IHS 4400 standardındaki dar kapsamlı bir çalışma olduğu belirtildi.

Savunmada, Ahbap yöneticilerinin bu sınırlı çalışmayı kamuoyuna “denetim raporu” başlığıyla sunduğu ve böylece Haluk Levent’in “şeffaflık algısı” oluşturduğu öne sürüldü.

Mahkemede Bahis İddiası Gündeme Geldi

Muharrem Karataş’ın avukatı, savunmasında soruşturmanın merkezindeki Haluk Levent hakkında ağır suçlamalarda bulundu. Dernek kaynaklarının kötüye kullanıldığı söyleyen dönemin Karataş’ın rapor hazırladığı tarihlerin dışında kaldığını belirten avukat, asıl mağdurun Ahbap Derneği olduğunu savundu.

Halkın o dönemde Ahbap’a güvenerek bağış yaptığını belirten avukat, dernek yöneticisinin yardımların bir bölümünü kötüye kullandığını ifade etti. Savunmada, bu paraların Ahbap çalışanları üzerinden bahis oynanarak kullanıldığı iddia edilerek, “Burada fail Haluk Levent, yardım eden ise Ahbap çalışanlarıdır” denildi.

Mahkeme: Adli Kontrol Yetersiz Kalır

İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği, şüphelilerin savunmalarının ardından dosyadaki delilleri değerlendirdi. Hâkimlik kararında; şüpheli ifadeleri, telefon kayıtları, arama ve el koyma tutanakları, emniyet fezlekesi, banka hesap hareketleri, TÜRMOB raporları, özel denetim belgeleri ve diğer kolluk evrakının kuvvetli suç şüphesini gösterdiği belirtildi.

Dosyadaki delillerin henüz tam olarak toplanmadığına işaret edilen kararda, isnat edilen suçların ceza sınırları nedeniyle kaçma şüphesinin bulunduğu kaydedildi. Adli kontrol tedbirlerinin soruşturma bakımından yeterli ve etkili olmayacağına hükmeden mahkeme, 9 şüphelinin ayrı ayrı tutuklanmasına karar verdi. Şüphelilerin tutuklama kararına iki hafta içinde itiraz edebileceği bildirildi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...